Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Hatunca.net arrow Hatunca.net Yazılar arrow Aldatmanın Acı Yüzü
 
 
Aldatmanın Acı Yüzü
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 05:26:30 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Hatunca.net
| |-+  Hatunca.net Yazılar
| | |-+  Aldatmanın Acı Yüzü
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 [3] 4 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Aldatmanın Acı Yüzü  (Okunma Sayısı 7054 defa)
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #30 : Eylül 04, 2007, 12:55:37 pm »

sevgili KIRMIZILI,

Yorumunuzu okudum. Bizim toplumumuzda alışılmış bir durum vardır: Aldatan erkeğin aldatılan karısı tarafından mümkün olduğunca süründürülmesi. Bu beklenen, doğal bulunan yoldur.
Ama kadından kadına fark vardır. Bu hikayede kendine güvenen, bu ihaneti asla kabullenemeyecek ve hem kocası hem yakın dostuyla bir daha hiç bir biçimde muhattap olmayacak kadar gururlu bir kadın anlatılıyor.
Kadının ilişkileri derhal bitirmesinin nedeni budur.
Bazı insanlar, süründürmekle ceza verir, bazı insanlar hiç muhattap almadan acısını içinde yaşayarak ceza verir. zaten hikayenin anlattığı kadın ikisini de affetmiş değil. sadece onlardan nefret etmiş ve yıkılmış bir insan. ve kocasından çok, yakın arkadaşının yaptığı bu ihanetle yıkılmış bir insan.

Logged

Şadan Hergüner
seyda
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 189


« Yanıtla #31 : Eylül 04, 2007, 03:53:49 pm »

merhaba                                                                                                                                                                                                                                   bence evlilikte sevgi ilgi paylasim cok önemli eger esler bunlari bir birine vermiyorsa  evlilik zaten bittmisdir . aldatmaya gelince allah bizi böyle yaratmis insaniz ilgi sevgi bekliyoruz ve bunu alamiyorsak bu sekilde yasanilmiyorsa vede cocuk varsa ayrilma söz konusu degilse her iki tarafta kendini mutlu edecek birrini ariyorlar bence. sevgi ilgi her iki taraf verirse zaten aldatilmaz diye düsünüyorum  sunu demek istiyorum aslinda erkekler sexe daha düskün oluyorlar biz kadinlar ev is  yemek derken onlarin isteklerini pek veremiyoruz yeterince tatmin olmuyorlar diye düsünüyorum  aldatmalarinin hepsi bu yönde degil tabiki ama bunun büyük bir payi oldugunu düsünüyorum
Logged
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #32 : Eylül 04, 2007, 07:06:42 pm »

seyda,

merhaba, sizin sözünü ettiğiniz konuların gerçeklik payı var tabi ki...
ama hiç bir neden bir insanın başka bir insanı aldatmasına gerekçe olamaz. insanlar hayatlarını dürüstçe yaşarlarsa acılar az olur. yalan, dolan ve saklılığın arkasına gizlenmek yanlıştır.
kendine güvenmeyen, eşine sadık kalamayacak erkek ve kadınların evlenmeleri doğru değil bence. bekar kalarak hayatlarını dilediklerince yaşayabilirler. neden ikiyüzlülük yapıyorlar.
yada bir ilişki de sevgileri ve ilgileri bittiyse bunu açıkça söylemeli sonra ne yapmak istiyorlarsa yapmalılar.
ben böyle düşünüyorum.
Logged

Şadan Hergüner
seyda
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 189


« Yanıtla #33 : Eylül 05, 2007, 12:32:23 am »

merhaba sadan size hak vermemek elde degil fakak hayat sartlari  her zaman insanin istedigi gibi olmuyor malesef zaten olaylar  sizin dediginiz gibi gelismis  olsa  aldatmalar  olmaz ne kadar dogru bulmasakta malesef böyle seyler yasaniyor  sunuda söylemek istiyorum ve aldatmak icin bence cok gerekceler vardir mutlaka kimse durduk yerde aldatmaz erkekler biraz farkli tabi cinselik acisindan bakiyorlar olaya fakat bunu bayan yapiyorsa cok  acilar cekmisdir dayanilmaz bir hal almisdir ki evlilik saglikli düsünemez hale gelmisdir ve bu hatayi yapmisdir ne kadar kötüde olsa malesef bunlar hayatin icinden
Logged
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #34 : Eylül 05, 2007, 03:04:44 pm »

sevgili seyda,

sizin de söylediğiniz gibi insan aldatmak isterse bir çok gerekçe bulur. ama dediğim gibi isterse. istemezse de ne kadar zor şartlar altında olursa olsun aldatmaz.
bence bu tamamen insanların iradeleri ve kişilikleri ile ilgili bir durum. öyle erkekler varki bu işi sadece farklı cinsel deneyimler yaşamak için yapıyorlar. ya da arkadaşım yapıyor ben de yapamaz mıyım deyip yapıyorlar. ne yazık ki kadınlar da bu konuda  çok masum değiller. aynı nedenlerle evliyken eşlerini aldatan kadınların sayısı da az değil. yani sadece evliliğinde ki acılar nedeniyle yapmıyorlar bu işi.
benim yanlış bulduğum konu aldatma olayının alışkanlık haline gelip riyakarlık içinde sürdürülmesi. dürüstlükten kopulması. yoksa her zaman olabilecek bir durumdur, ilişki içinde ilginin ve sevginin bitmesi konusu. önemli olan bunu açıkça karşı tarafa söylemek, bilmesini sağlamaktır.
tabi bu benim düşüncem.
Logged

Şadan Hergüner
seyda
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 189


« Yanıtla #35 : Eylül 05, 2007, 03:28:06 pm »

sevgili sadan ben erkekler icin söylemistim  zaten  erkekler farkli bakiyolrar bu olaylara diye fakat . kadinlarda yapiyor bunu ben biliyorum ama sanmiyorum ki kadinlar sacede cinselik icin yapsin kadi  ezilmisdir bitmisdir esi onu fark ett miyordur  kendisini görmez bir hal almisdir  ve yaptigi hattayi fark etmiyordur onun sadece düsücesi fark edilmektir diye düsünüyorum evli bir bayan bunu sadece cinselik olarak yapmaz. evlikler icinde tastiklemiyorum bu olayi tabiki ama eger bir kadin yapiyorsa evliyse bunun sucunu erkekde aramali kadinda degil  ki DOGRU BIR SEY DEGIL BU
Logged
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #36 : Eylül 05, 2007, 03:44:21 pm »

SEVGİLİ SEYDA,
tabiki hiç bir aldatma doğru değil. üstelik, sadece ilişkilerdeki  yaşanan aldatma değil, her tür aldatma çok yanlış.
evet kadınlar erkekler gibi (cinsellik ve duygusallık konusunda) kolay aldatamazlar. bu yaradılış özelliklerine biraz ters. ama ne yazık ki yapanlar var. erkekler kadar yoğun olmasa da yapabiliyorlar. sonuçta insanız. hepimizin zayıf yönleri bulunuyor. ben kendi çevremde bunu çok gözlemledim. ama dediğim gibi erkekler kadar çok değil.
benim vurgulamak istediğim bir kez yapılan hata ya da zayıflık tarzındaki aldatmalar değil. rutin hale gelen aldatmalar.
her insan yanlışa düşebilir. ama kötü olan yanlışı sürdürmektir. dürüstlükten uzaklaşmaktır. gerçek ne kadar acı da olsa saklanmamalıdır.
Logged

Şadan Hergüner
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 374


« Yanıtla #37 : Ekim 24, 2007, 09:55:52 am »

Hikayeyi okudum. Benim baktığım yerden daha farklı görünüyor hayat.

/Kocasına gözü kapalı güvenen kadınlardandı. Bir erkeğe bu kadar güvenilmeyeceğini ancak şimdi anlamıştı. /

Yani bir insana gözü kapalı güvenmek ne demek.? Al bak bu benim hayatım. Ben bu hayatın içindeyim. Sana bu hayatı olduğu gibi teslim ediyorum. Sadece bir kuralı var bu oyunun. O da benim kurallarıma göre oynanacak.

/Daha şimdiden şehrin tanınan ve çok iş yapan avukatlarından biri olmuştu. İş hayatındaki 7. yılıydı. Üç yıl önce evlenmişti Mert'le. Birbirlerine aşık olmuşlar, çok sevmişler ve evlenmişlerdi. Zuhal kocasının sevgisinden emindi. Onda aradığı her özellik vardı. Ruhları ve beyinleri birdi sanki. Ortak noktaları çoktu. Yani her şey uyum içindeydi. /

Gerçekten böylemiydi yoksa bu şekilde düşünmek Zuhal'i mutlu mu ediyordu. Her şey yolundaydı ama bir yerde bir yanlış vardı. Acaba Zuhal 7 seneye yaydığı avukatlık mesleğini evinde kullanmaya başlamış ve eşini bir dava olarak görmeye başlamış olabilir miydi. Kendi yaptıklarını görmekten eşinin mutluluk oyunun oyadığını gözden kaçırmış olabilir miydi.?

/Onun gibi bir kadının aylarca enayi yerine konularak aldatılması. Bunu sindiremiyordu. Anlayamamış olmayı kendine yediremiyordu. Fakat Zuhal, kolay anlaşılacak bir ihanet yaşamadığını da biliyordu./

Onun gibi bir kadın ? Zuhal nasıl bir kadın. Bu ifadeye göre oldukça kibirli görünüyor. Sindirmek ya da sindirmemek bir seçim meselesi de sindirememek neyin nesi. Acaba Zuhal karşındaki insanları bu duruşuyla eziyor olabilir miydi.?

/Şeyma dört yıllık bir beraberliğin ardından yaşadığı ayrılığın acısını üstünden atmakta çok zorlanmıştı. İşte bu dönemde Zuhal onu daha çok sahiplenmiş, kendi mutluyken, çok mutsuz olan can arkadaşını yanından hiç ayırmamıştı. Mert�le nereye giderlerse Şeyma�yı da götürmüştü. Buna tatil bile dahildi./

Çok iyi bir dost neden sevgilisinden yeni ayrılmış birini eşi ile gittiği bir tatile götürsün ki. Madem dostunun yanında olmak istiyordu o halde neden ikisi birlikte gitmemişlerdi. Sevgilisinden yeni ayrılmış biri ve oldukça yolunda gittiği görünen bir ilişki. Acaba iyi niyetli olarak Zuhal arkadaşına çok ciddi bir zarar vermiş olabilir miydi?

/ Zuhal olayı öğrendiği an itibariyle bir daha ne Mert ne Şeyma ile konuşmamış, olay hakkında bilgi sahibi olmak istememişti. Bunu yapmayı gururuna yedirememişti /

Acaba bu gurulu hali evlilğinin sonunu hazırlamış olabilir miydi ?

İşte bunlar da benim bu hikayeden çıkardıklarım. Bazen saldıran gibi görünenler bence asıl kurbanlar. Nil Gün Kural Dışı ve Ötesi isimli kitabında şöyle diyor. Bir insana sen suçlusun derken işaret parmağını ona doğru ozatır ve sen dersin. Peki diğer üç parmak kimi gösteriyor  Göz kırpan
Logged

Ve de Öyledir...
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #38 : Ekim 26, 2007, 08:46:24 pm »

sevgili illüzyon,

siz hikayemi yeniden kaleme almışsınız. kişilerin özelliklerini değiştirmişsiniz.
altına da kafanıza ya da hayata bakış tarzınıza göre yorumlar yapmışsınız.
şimdi ne zuhal sizsiniz ne de siz zuhalsiniz. bilmem anlatabiliyor muyum?
bu yaşamdan alınan bir kesiti anlatan bir yazıdır. hikaye ya da öykü yani.  çok fazla detaya yer verilmez. biraz da insanların hayal gücüne bırakılır.
işte siz de bu gücünüzü kullanmışsınız. biraz kadın düşmanlığı sezer gibiyim. ya da başarılı kariyer sahibi ve gururlu kadınları çekememezlik gibi bir şey. ne dersiniz?
Logged

Şadan Hergüner
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 374


« Yanıtla #39 : Ekim 26, 2007, 09:08:23 pm »

hikayenizi yeniden kaleme almadım Şadan hanım. bu kesite bir de diğer tarafatan baktım. Evet ben Zuhal değilim. Ama kendimi Zuhal in yerine koydum ve nasıl anlayamadığımı, arkadaşımın bana neden böyle bir kötülük yapmış olduğunu, eşimin benden neden bu denli soğumuş olduğunu anlamaya çalıştım. Ve fazla gurulu davrandığıma hatta bu davranışımla eşimi ezdiğime karar verdim.

Sonra da kendimi Şeyda nın yerine koydum. Dört yıllık bir beraberliğim vardı. Yeni bitmişti. Arkadaşım mutlu mutlu evliliğinin taaa göbeğine kadar sokmuştu beni. Sanki nispe yapar gibi. Ama yok canım yapmazdı arkadaşım böyle bişeyi. Bu kadar da güven fazla canım. Kesin nispet yapıyo. Alayım da kocasını elinden görsün dünyanın kaç bucak olduğunu. O da yaşasın benim yaşadığımı.Tamam hırsız suçlu kardaşim de ev sahibinin hiç mi günahı yok. Hadi pencereyi açık bıraktın. Bari altınları saklasaydın di mi.

Sonra da Mert in yerine koydum kendimi. Bu kadar güçlü bir kadının ağrılığını taşıyamadım. Bu kadının zaten bana ihtiyacı yok. en iyisi bana ihtiyacı olan birinin yanında olayım. Zaten ilgilenmiyorda benimle. Bütün derdi kariyeri.

Şimdi bunların hangisinin kadın düşmanlığı ile ilgisi var ya. Kesinlikle hayır derim.

/biraz kadın düşmanlığı sezer gibiyim. ya da başarılı kariyer sahibi ve gururlu kadınları çekememezlik gibi bir şey. ne dersiniz?/

Ne mi derim. Doğruları görmek için doğru açılardan bakmak gerek derim. Bu yukarıda bir kısmını aldığım mesajınız doğru açı değil derim. Bu mesajı bir refleks olarak değerlendiriyorum. Düşünülmeden verilmiş bir tepki. Tam tersine başarılı ve gurulu olmayan, ucube gibi yaşayan kadınlara düşmanlığım var benim.


Logged

Ve de Öyledir...
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #40 : Ekim 26, 2007, 09:20:12 pm »

sevgili illüzyon ben şimdi hikayeyi bir kez daha ama yavaş yavaş sindirerek okumanızı istiyorum sizden. çünkü bu yorumda yazdığınız bir çok şeyle hikayede anlatılan örtüşmüyor.
bir kere şeyma, zuhalin çocukluk arkadaşı, evliliğinin içine sonradan sokulmuş biri değil. moda değimle kankası. mert de en az zuhal kadar başarılı ve kazanan bir erkek.
siz bir kez daha okuyun sonra yine tartışırız.
Logged

Şadan Hergüner
newadressreaaly
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 57


« Yanıtla #41 : Ekim 27, 2007, 04:34:37 am »

tum insanligin fikir birligi etmis oldugu ;insan iliskilerinde en alcakca tanimini buldugu ALDATMA eylemini ,siz burada sanirim illa ki gerekcelere dayandirmaya calisiyorsunuz..

gerekcesi asla ve kat'a olmayan igrenc bir eylemi aciga cikmasinin sebep ve sonuclarini tartismaya acmak ;<onleyici tedbirler neler olabilir> sorgusu acisindan tabii ki faydali olabilir ve zaman zaman da gereklidir..katkilariniza tesekkur ediyorum..

ancak bu tartisma kadin-erkek hangisi daha cok meyillidir sinirina gelince; iste burda ACI duyuyor insan..erkekler daha cok yapar..meyillidir..biyolojik ve fizyolojik olarak da bu tesbit edilmistir vs vs aciklamalari bana aci veriyor!..

yok erkegin ilgisi azalmissa,kadin kendisini farkedilmiyor hissediyorsa burada suc erkegindir...yok kadin aldatilmissa, erkekler zaten gozu disaridadir,sucu erkekte aramak lazim gelir ..yok aldatilan kisi isaret parmagini sucluya uzatirken diger uc parmak kime donuktur..gibi  soylemlerinin ,hic bir bilimsel dayanagi olmadigi gibi ,bunlar son derece de cirkin'den de ote yakistirmalar..

her hangi iliski olursa olsun..ister evlilik..ister flort..ister sirket ortakliklari..ister spor kulubu..ister su ister bu..hicbiri..ama hic biri ; aralarinda iletisim kesildi diye ARKADAN HANCERLEMEYI HAKLI KILMAZ!..

hic biri !..

aldatan kisi igrencmidir..alcak midir..

hayir!..

aldattigini gorememis,zayif kaldigi an ,zaaflarina yenik dustugu an olmustur..farkettigi an aci cekmis de olabilir..telafi etme yoluna omrunu harcayanlar da olmustur..oluyordur..kisilerin icselligine bagli bu..

igrenc olan eylemin kendisidir!..

ama bir anlik bu eyleme uymak; insana BEDEL ODETIR!..

bu bedel hem kendisi hem aldattigi kisidir..her ikisini de kaybetmistir insan..hem kendisini hem aldattigi kisiyi..

oysa aldatilan daha az bedel oder..sadece kendisini aldatan kisiyi kaybeder..ustelik beraberinde aci da cekse ; bir ogrenme yasar..bu da bir arti kazanc olunca,ortaya kayipdan ziyade Notr bir durum cikar..

ozetle; aldatma tum kavimlerde..tum toplumlarda..tum dinsel kitaplarda..tum felsefi forumlarda; binlerce yildan bu yana Lanetlenmistir..hatta bazi fikir hareketlerinde; aldatmanin niyetinin dahi onunun acilmamasi gerektigi ozellikle vurgulanmistir..insan dogasi geregi demek ki niyetlenince geri donemiyecegi kadar derin bir ucuruma suruklenecek kadar aciz..bu hangi alanda olursa olsun..ister iktidar..ister cinsellik..

Affetmek;

toplumumuzda aldatilan erkek-kadin; her hangi kesim olursa olsun; affetmeyi bir surundurme aracindan ziyade; insanin dogasi geregi olan zaafini Affetmesi olarak ele almasi erdemliliginde bulunabilmesi temennilerimle..

saygilar..

newadressreaaly
Logged
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 374


« Yanıtla #42 : Ekim 27, 2007, 01:56:40 pm »


yok erkegin ilgisi azalmissa,kadin kendisini farkedilmiyor hissediyorsa burada suc erkegindir...yok kadin aldatilmissa, erkekler zaten gozu disaridadir,sucu erkekte aramak lazim gelir ..yok aldatilan kisi isaret parmagini sucluya uzatirken diger uc parmak kime donuktur..gibi  soylemlerinin ,hic bir bilimsel dayanagi olmadigi gibi ,bunlar son derece de cirkin'den de ote yakistirmalar..


mesajınızı okurken bazı yerlerde hak verip bazı yerlerde hiddetlendim yazık ki. Sizin yaklaşımınızı onaylamadığım için duygularımı kendime saklamayı seçiyorum.

Söylediğim sözün bilimsel dayanağı olup olmadığı bir tarafa anlatılmak istenen şeyin özü sizin anladığınız şey değildir. Herkes aslında neyin çirkin olduğunu gayet iyi bilir. En azından ben bir çirkinlik ötesi bir durumu arkadaşlarımla paylaşmak isteyecek kadar saygısız biri değilim. İyi veya kötü herkes kendi eylemlerinden sorumludur. Aldatan aldatmayı, aldatılan aldatılmayı seçmiştir. Ve bunun bedelini kişiler kendileri öderler.

Kullandığım ifadeler katılmıyor olabilrsiniz. Katılmak zorunda da değilsiniz. Lakin bu size çirkin, çirkin ötesi, iğrenç vs gibi yargılarda bulunma hakkını vermez. Katılmıyorsanız ben buna katılmıyorum der geçersiniz ya da hiç bir şey demezsiniz. Kimse de sizi zorlamaz. Hatta benim tercihim cevap hakkı doğan mesajların kişiler tarafından iyi irdelenmesi gerektiğidir. Kaldı ki insanlar, zaman içerisinde başlarına neler geleceğini bilemez. En kabul edilmez sanılan durumları bile insan kabul etmek durumunda kalabilir insan. Tecrübelerimden yola çıkarak diyebilirim ki yargılar insanları zayıf ve savunmasız bırakır. Öyle bir an gelir ki ölürüm de yapmam dediğiniz bir şeyi yaparken bulabilirsiniz kendinizi .Ve bu  duruma alışmanızı,adapte olmanızı zorlaştıran yine yargılanız olarak çıkar karşınıza. Zira evren karşılaşılan fırtınalarla değil, geminin limana ulaşıp ulaşmadığı ile ilgilenir.

Eğer ki tepkileri karşılacak cesaretiniz yoksa düşüncelerini aktarırken bu denli kaba ifadeler kullanmamanızı öneririm. Kullandığınız ifadeler hayat görüşüme yöneliktir ve bu hakkı size vermiyorum.
« Son Düzenleme: Ekim 27, 2007, 03:16:23 pm Gönderen: illüzyon » Logged

Ve de Öyledir...
illüzyon
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 374


« Yanıtla #43 : Ekim 27, 2007, 02:03:10 pm »

sevgili illüzyon ben şimdi hikayeyi bir kez daha ama yavaş yavaş sindirerek okumanızı istiyorum sizden. çünkü bu yorumda yazdığınız bir çok şeyle hikayede anlatılan örtüşmüyor.
bir kere şeyma, zuhalin çocukluk arkadaşı, evliliğinin içine sonradan sokulmuş biri değil. moda değimle kankası. mert de en az zuhal kadar başarılı ve kazanan bir erkek.
siz bir kez daha okuyun sonra yine tartışırız.

Yazık ki hayatı kesit kesit ele alamayan biriyim ben. Evet hikayeyi okudum okudum okudum. Zor bir durum. Ama analizci yanım hep neden sonuç ilişkisi kurmak istiyor. Yani ben ihanetin doğru olup olmadığını sorgulamıyorum. Bu sorgulama bu durumu yaşayan insanların sorumluluğu. Kendim aynı duruma düşmemek için nelere dikkat etmem gerekir diye düşündüm sadece.

Yani bu benim seçimim. Zuhal'e acımayı da seçebilirdim. Şeyma'yı karalamı da Mert'i yuhalamayı da. Ama bunların bana bir katkısı olmayacağına karar verdim Hepsi bu.
Logged

Ve de Öyledir...
Şadan Hergüner
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 183


WWW
« Yanıtla #44 : Ekim 27, 2007, 08:48:47 pm »

bir yazar için güzel olan nedir biliyor musunuz illüzyon,

yazdıklarının düşündürmesi, katkı sağlaması, yollar açması yani bir şeyler verebilmesi.
ben kendimi sizin son yorumunuzdan sonra mutlu hissettim. "benim başıma gelmemesi için nelere dikkat etmeliyim" diye düşündüm demişsiniz ya işte buna sevindim. çünkü size bir şeyi düşündürmeyi sağladım. hayal gücünüzü kullanacak bir hikaye okudunuz ve bir sonuç çıkardınız. işte bu bana yeter.
hep mutlu olun. 
Logged

Şadan Hergüner
Sayfa: 1 2 [3] 4 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 3.273 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu