Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Günlük
paraleldeki bir evren
paraleldeki bir evren
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ağustos 30, 2008, 07:24:47 pm
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Günlük
paraleldeki bir evren
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
2
Gönderen
Konu: paraleldeki bir evren (Okunma Sayısı 1970 defa)
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
paraleldeki bir evren
«
:
Haziran 29, 2007, 03:30:17 am »
olay - 1
Gerçekler çoğu zaman rahatsız edicidir. Çoğumuz gerçekleri ya duymaktan hoşlanmıyoruz, ya da gerçekleri söylemekten hoşlanmıyoruz. Çoğu zaman kendimize söylediğimiz yalanlar, çoğu zaman da başkalarına söylediğimiz yalanlar var.................................................
Sen kime kızdın böyle paralelevrenler ? Tamam stres yapma, mesajın ulaşmış ve güncelliğini yitirmiştir.
«
Son Düzenleme: Ekim 13, 2007, 01:36:07 am Gönderen: paralelevrenler
»
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #1 :
Ağustos 08, 2007, 03:53:47 am »
- 02
Turgenyev’in romanından alıntı:
İnsanlar Tanrı’ya “
Tanrım ne olur iki kere iki dört etmesin
” diye yalvarırlar
( Babalar ve Oğullar – ivan Turgenyev). Shakespeare de şöyle demiş: ”
Umudunu kaybeden her şeyini kaybeder”.
Ergenliğim boyunca bu iki düşüncenin arasında gidip gelmişimdir. Geldiğim noktada şu sonuca varmışımdır: Hayat insana istediği her şeyi vermiyor; bazı şeylerden umudumu kestim. Bu demek değil ki kaderimi tamamen teslim ettim. Kaderimin iplerini kontrol altında tutabilirim. Ancak ilerlediğim yoldaki çukurları ve tümsekleri yok etme şansım yok. Çukurları ve tümsekleri geçerken sarsılacağım. Sarsılmaktan bıkıp yola devam etmekten vazgeçebilirim veya düz bir yola çıkacağımı umud ederek sarsılmak pahasına yola devam edebilirim. Çukurlar ve tümsekler benim seçimin değil ama arabayı sürmek ya da sürmemek benim seçimin.
İnsan ne kadar çok bilse de bilgisizdir. Bu yüzden bazen iki kere ikinin dört etmesi iyi bir şeydir. Bazen de umudunu kaybetmemek iyi bir şeydir. Süreçleri itibariyle birer belirsizlik, sonuçları itibariyle birer sürprizdir ikisi de. Sürprizleri severiz biz.
Seni teorik düzlemde tam bir zeka küpüyken pratik düzlemde sudan çıkmış balığa dönen şaşkın, bunları kendi hayatına uygulayabiliyor musun ? Tabii ki hayır. “Terzi kendi söküğünü dikemez” diyen zat-ı muhterem nur içinde yatsın. Ama olsun, yeniden başlama imkanı verilse bana, yola yine kendimle çıkardım. Konforlu değilim, bu yüzden tümseklere ve çukurlara girdiğimde sarsılıyorum ama kendime güveniyorum çünkü kendim beni hiç yolda bırakmadı.
Hayatın dikenli yolarında devam ederken kendimi terketmeyeceğime dair kendime söz vermek istiyorum, ama bir yandan da korkuyorum söz veremiyorum. Çünkü kendimi terk etmek de gerekebilir. Çünkü terk etmek bazen özgürlük demektir. Ve bazen akıl sağlığını korumaya çalışmak da tutsaklık...
2007
© paralelevrenler
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #2 :
Ekim 13, 2007, 02:19:51 am »
Bilinmezlik umuttur... İşte insanı yaşatan budur...
© paralelevrenler
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #3 :
Ekim 31, 2007, 03:54:47 am »
04
Her defasında sanki ilk defaymış gibi aynı hisleri yaşadığın o şey aşk mı?
Yoksa aşk denen şeyi henüz hiç kimse tatmadı mı?
Kainatın motive edici en güçlü duygusu aşk mı?
Yoksa bu aşk dediğin bir amaç değil, bir araç mı?
İnsanı yaşatan umuttur… Umudu bilinmezlik doğurur…
© paralelevrenler
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #4 :
Kasım 28, 2007, 04:31:01 am »
05
Erhard F. Freitag şöyle diyor:
Spritüel dünyada rüzgara seslendiğiniz pek çok şey başkaları ve özellikle buna ihtiyacı olanlar tarafından algılanır. Peki bu mesajlar doğru alıcıya nasıl ulaşıyor? Bu sadece bir dalga boyu meselesi. Aynı frekanslar buluşur, birbirlerine uyum sağlar ve güçlenirler. Alıcı ve verici, tıpkı geceyle gündüz, kadınla erkek, yaşamla ölüm gibi birbirlerine aittirler. Birbirini seven insanların buluşması ilk önce ruhsal boyutta olur, sonra bedensele geçer. Yani onunla cismen karşı karşıya geldiğinizde aranızdaki ruhsal bağlantı aslında geçmişe dayanmaktadır. Birbirini sevenler, yeni karşılaşmış olsalar bile uzun zamandır tanışıyormuş gibi hissederler
.
Buradan evrene bir mesajım var: Evren bee ! Biliyorum sen çok zevk alıyorsun ama ben oyun oynamaktan sıkıldım. Beni kestirmeden çıkış noktasına götürsene.
Hem bir kişiden ne çıkar ki? Ben çıkayım bu oyundan, siz milyarlar devam edin, olmaz mı?
Her bir organizmanın bu döngüde çok önemli bir görevi ve değeri olduğunu söyleyeceksin, ve başlayacaksın o bilindik açıklamalara değil mi? İyi iyi tamam sus !...
Evren be ! şaka yaptım, susma.
Anlat. Anlamaya ihtiyacım var.
Ama ağır çekim anlatma
Dedim ya sıkılıyorum.
© paralelevrenler
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #5 :
Aralık 15, 2007, 04:21:31 am »
06
Ne kadar cambaz olunursa olunsun, ters köşeye yatırma konusunda hiç kimse hayatla aşık atamaz. O, bu konuda tam bir profesyonel. İşini iyi biliyor. Bir keresinde bir baktım top beyaz yuvarlağa dikilmiş bile. Ben de kaledeyim. Neden kaledeyim o da ayrı konu aslında. Ama itiraz etme şansım yok "hayat sen geç kaleye şutları ben çekecem” diye. Zaten O benim bu düşüncemi anlamış olamlı ki hemen dedi ki bana “Ben şutörüm, sen kaleye geçeceksin, burada şutları ben atarım, sen de yememeye çalışırsın”. Şöyle bir açıldı… ve eliyle sol köşeyi işaret etti. “Topu sol köşeye atacağım” dedi. Hızla geldi ve topa vuracakken ben bütün benliğimle sol köşeye doğru uçtum. Hayat topu sağ köşeye gönderdi, Sonra dedi ki bana: “hey gidi saftirik”. Afalladım, neye uğradığımı şaşırdım, kandırılmıştım. Hayat topu tekrar beyaz yuvarlağa dikti ve bu defa topu sağ köşeye atacağını söyledi. Bu defa ben bunun yine bir oyun olduğunu düşünerek sağ köşeye değil, sol köşeye atlamaya karar verdim çünkü daha önceki deneyimimden kandırıldığımı biliyordum. Hayat tam topa vuracakken bütün benliğimle sol köşeye atladım. Ama hayat, topu bu sefer gerçekten de sağ köşeye attı, ve ben yine ters köşe oldum. Şaşırdım yine, anlam veremedim olanlara. Hayat dedi ki bana “eeee, hep kazık atacak değilim ya".
Evet bu defa hayatın bana kazık atma gibi bir niyeti yokmuş, ama ben yine ters köşeye yatarak golü yemiş oldum mu? Oldum.
Neydi bana vermek istediğin ders? Yediğim bu gollerden sonra kimseye güvenmemem gerektiği sonucunu mu çıkarmalıyım? Kurnaz olmam gerektiği sonucunu mu çıkarmalıyım? Kurnazlık yaparsam eğer, bu defa da kurnazlık yaptığım için ders vermek amacıyla bana yine gol atmayacağın ne mağlum?
Hayatla ilgili öğrendiklerimden biri de şudur: İnsan gol yemekten bir süre sonra yoruluyor, ama hayat gol atmaktan yorulmuyor.
Hayat, sen bir makro okul musun? Varlığının amacı bana ders mi vermek? Varlığımın amacı ders mi almak? Güzel. Peki zil ne zaman çalacak ?
aaaa! o söylenmez işte.
O zaman ben sana bir şey söyleyeyim: Rövanşı alacağım.
© paralelevrenler
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #6 :
Mart 06, 2008, 02:14:09 am »
07
İnsan dünyası ön yargılarla, çelişkilerle, şüphelerle ve korkularla sarılı bir duvarla örtülü. Bu duvarı aşabilen insan, zamanda yolculuğu bile gerçekleştirebilir. Çünkü zamanda yolculuk herkesin zannettiği gibi illa teknolojik uzay araçlarıyla gerçekleşecek değil, insanın beyninde de gerçekleşebilir. Bu da ancak duvarların yıkılmasıyla mümkün olabilir. O duvarı şimdiye kadar yıkmaya uğraşmış, hatta başarmaya yaklaşmış kişiler de olmuştur dünya tarihinde, ama gerçekten kimler başarabilmiş bunu net olarak bilmiyoruz. Bu kişilere örnek: Mevlana, Yunus Emre… Bu gibi insanların ortalama insanlara göre başarabildikleri şey şu: İnandıkları şeye %99 inanmak değil, %100 inanmak. Ortalama insanın önündeki en büyük engel bu. Yoksa Einstein “ön yargıları kırmak atomu parçalamaktan daha zor” dememiş miydi? Tamam işte ondan bahsediyorum ben de. Önyargılar… Çünkü fizik kuralları bile birer önyargıdan ibaret. Hayır, matrix felsefesinden ya da ordan burdan bir alıntı değil bu, matrix felsefesi nedir hiç ilgilenmedim bile. Bunu hissettiğim için söylüyorum. Zaten hayatımın şifresi bu: Hissetmek.
© paralelevrenler
-----
İnsanın çok sevdiği şarkılar vardır, bir de kendisini bulduğu şarkılar. Çok sevdiği şarkılar yüzlerce binlerce olabilir, ama kendisini bulduğu şarkılar (melodi veya söz) çok fazla değildir.
Kendimi bulduğum melodi-söz 01
Aşık Veysel - uzun ince bir yoldayım
Kedimi bulduğum melodi 02
wild blue night
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #7 :
Mart 15, 2008, 02:55:32 am »
08
"To be or not to be thats the question" demiş bir İngiliz meczup (shakespeare). Hamlet’in bu ünlü repliğini herkes şöyle bilir: "Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu". Aslında bunun Türkçesi şudur: “Varsan varsındır, yoksan yoksundur, işte zurnanın zırt dediği yer burasıdır”.
© paralelevrenler
Kendimi bulduğum melodi 03
Sevda ( Herkes Arif Susam'ın şarkısı olarak bilir, oysa Aysel Gürel ve Atilla Özdemiroğlu şarksıdır )
Güncel 01
Kesinlikle facebook üyesi değilim, olmayacağım. Anti - Facebook
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #8 :
Mart 27, 2008, 03:34:44 am »
09
Biliyorum, dünya bir illüzyondan ibaret
Ama her şey o kadar gerçek gibi ki…
Bir illüzyonda yaşıyorsam ve gerçeği bilmiyorsam, yaşadıklarımı nasıl gerçeğe benzetebiliyorum?
Bir şeyi bir şeye benzetmek için, benzetilen şeyin daha önceden biliniyor olması gerekmez mi?
Bu demek olur ki, gerçeği biliyorum ama onun ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Gerçeği illüzyonda yeniden adlandırıyorum. Adlandırma ihtiyacı gerçeği bildiğimi gösteriyor; yeniden adlandırmak ise bildiğim gerçeğin ne olduğunu bilmediğimi gösteriyor sanki.
© paralelevrenler
Beni yakalayan sözler 01
Gerçekte Elvis Presley’e ait olan, UB40 grubunun daha güzel yorumladığı - i cant help falling in love with you - şarkısından alıntı:
Take my hand, take my whole life too
“
ellerimi tut, tüm hayatımı da …
”
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #9 :
Nisan 01, 2008, 04:10:52 am »
10
Olaylara geniş çaplı bakmak gerek yoksa önemli noktaları gözden kaçırmak işten bile değil.
© paralelevrenler
Eskiden nasıldı, şimdi nasıl? 01
Eskiden otomobilimle bir yerden bir yere giderken çevreyle fazla ilgilenmez, sadece yolla ilgilenirdim. Özellikle uzun yolculuklarda, eğer yalnızsam, hiç mola vermeden saatlerce yol gittiğimi bilirim. Ne değişti bilmiyorum ama artık yolda giderken çevreye daha çok ilgi duyuyorum. Uzun yolculuksa eğer, hemen hemen her gördüğüm çeşmede duruyorum. İyi bir manzara varsa durup manzarayı seyrediyorum.
Kendimi bulduğum melodi-söz 04
Erkin Koray – Öyle bir geçer zaman ki
Beni yakalayan sözler 02
Erkin Koray’ın “öyle bir geçer zaman ki” şarkısından alıntı:
Anılara kapılıp kanma
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #10 :
Nisan 09, 2008, 03:55:13 am »
11
Irmağın Üzerinde Giden Kuru Yaprak – bölüm 1
Kontrolümüzün irademizin dışında olan bir güç (bilinçaltı), bize nelerden hoşlandığımızı, kimleri seveceğimizi, kimleri sevmeyeceğimizi, hangi mesleği seçeceğimizi, kendimize nasıl bir yaşam tarzı belirleyeceğimizi söylüyor. Biz de bu komutlara göre kendimize bir hayat çiziyoruz. İnsan, bir ırmağın üzerindeki kuru bir yaprağa benziyor. Akıntı yaprağı nereye götürürse yaprak oraya gidiyor. Nereye kadar özgürüm? Flört ettiğim kadınları ben seçiyorum, ama hangi kategorideki kadınların ilgi alanıma gireceğine ben karar vermiyorum. Mesleğimi ben seçiyorum, ama o mesleğe olan ilgi ve yeteneğin oluşmasına ben karar vermediğim gibi, bu ilgi ve yeteneğin oluşum süreci hakkında da en ufak bir fikrim yok. Seçimler yapabiliyor olmam hayatımı tam anlamıyla kontrol edebildiğim ve kendi kaderimi çizebildiğim anlamına gelmiyor. Benim kaderim, bana önceden yüklenmiş bilgilere, o yüklenmiş bilgilerin nasıl işleneceğine ve sonra nasıl açığa çıkacağına bağlı olarak ortaya çıkması muhtemel olası alternatif kaderlerin birinden oluşuyor. Söyleyin bana özgürlük nedir ve insan ne kadar özgür ?
© paralelevrenler
Beni yakalayan sözler 03
"Korkuyorum anne" filminden bir replik:
-
Neriman teyze, köpekler bizi içimizde kemik var diye mi ısırıyorlar?
-
Hayır, içimizde kalp yok diye ısırıyorlar.
Güncel 02
Chelsea FC_Londra oyuncularının toplam değeri, Fenerbahçe oyuncularının toplam değerinin 4 katı kadar. Buna rağmen Chelsea elden kaçtı diyebilirim, az daha yarı finalde Liverpool FC_ Liverpool un rakibi olacaktık. Bu kısıtlı imkanlarla bu takım, az sonra aşağıda sıralayacağım takımları geçebiliyorsa, zaten Türkiye’nin en büyük kulübü olan Fenerbahçe’nin önümüzdeki 5 sene içinde Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıracağını tahmin ediyorum.
RSC Anderlecht_Brüksel - Belçika
CSKA Moskova_Moskova - Rusya
PSV Eindhoven_Eindhoven - Hollanda
FC Internazionale_Milano - İtalya
Sevilla FC_Sevilla - İspanya
Yolun açık olsun Fenerbahçe SK_İstanbul - Türkiye
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #11 :
Nisan 10, 2008, 03:40:37 am »
12
Irmağın Üzerinde Giden Kuru Yaprak – bölüm 2
Her insanın alternatif kaderleri belli bir skalada. İnsan ne kadar uğraşsa da kendi alternatif kaderlerinin sıralandığı skalanın dışına çıkamıyor. O skala, insana yüklenmiş bilgilerin niteliğine göre geniştir ya da dardır. Skalası geniş olan kişinin seçebileceği daha fazla alternatif kader varken, skalası dar olan kişinin seçebileceği alternatif kader sayısı daha az oluyor. Kişinin alternatif kader skalasının genişliği ya da darlığı o kişinin seçim yapma potansiyeline bağlıdır, seçim potansiyeli de kendisine yüklenmiş bilgilerin niteliğine. Bütün bunlar biraz karmaşık ama ancak bu şekilde anlatabiliyorum. Bu noktada başka bir şeyin de sağlamasını yapmış oluyorum aslında ki o da şudur: Dil, hisleri anlatmada yeterli bir araç değil.
© paralelevrenler
Beni yakayan sözler 04
İlkokuldayken derse girmeden önce okuduğumuz andımız dan bir dize:
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #12 :
Nisan 21, 2008, 02:34:17 am »
13
Yunus Emre "bir ben var benden içeri" demiş. Sormak siterdim, kendisinden içeri olanı bulmak için kendisini mi kaybetmiş, yoksa kendisini ararken kendisinden içeri olanı mı bulmuş... Bir insanın kendisinden içeri olanı bulması için önce kendisini mi tanıması gerekiyor, yoksa bu ikisi eş zamanlı olarak mı keşfediliyor, yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar? Söyle Yunus Emre...
© paralelevrenler
Beni yakalayan sözler 05
Pablo Neruda'nın "Matilde'ye Sone" adlı şiirinin ilk dizesi:
Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman
Eskiden nasıldı, şimdi nasıl 02
Eskiden ahmak bir hayalperesttim. Şimdi akıllı bir hayalperestim. Allah uzun ömür verir de ihtiyarlığa erişirsem yeniden ahmak bir hayalperest olmayı düşünüyorum.
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #13 :
Mayıs 13, 2008, 03:52:42 am »
14
Kördüğüm - bölüm 1
İnsanlar karşısındakileri belli kalıplara sokuyorlar belli yargılarda bulunuyorlar. Bu yargılar bazen tutar bazen yanılgı olur Bu adam şu müziği dinler, şu kadın söyle bir kadındır, bu adam bu olayı anlamaz vb. Bir arkadaşım var yakında pskiyatrist olacak, ilgi alanlarımı az çok bildiği için bana sen Lost dizisini seyrediyorsundur kesin dedi. Seyretmediğimi söyleyince şaşırdı. Aslında bundan hoşlanıyorum, yani bazen birilerinin benim hakkımda yanılmasından. Hoşuma gidiyor kolay çözülememek. Ama her zaman değil. Bazen de hiç hoşuma gitmez, özellikle de değer verdiklerim tarafından anlaşılmak istediğimde. Konu şu ki, alışılagelmiş bakış açıları, yollar, yöntemler beni çözemiyor. Alışılagelmiş insanlar da beni çözemiyor. Bazı kişiler de beni çözeyim derken kendileri düğüm oluyorlar.
© paralelevrenler
Kendimi bulduğum melodi 05
Mary Hopkin - those Vere the days my friend
Logged
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 836
Ynt: paraleldeki bir evren
«
Yanıtla #14 :
Haziran 11, 2008, 03:38:25 am »
15
Kördüğüm - bölüm 2
Belki de bazı düğümlerin öylece kalması gerekiyordur çünkü bazen bir düğüm çözülür, iki düğüm oluşur, iki düğüm çözülür, beş düğüm oluşur... belki de düğüm sayılarını en azda tutmak için bazı düğümlerin çözülmemesi gerekiyordur.
İkisinden birini istiyorum: Ya beni ona çeken şeyin ne olduğunu bilmeyi, ya da bunu bilme isteğimin benden çekilmesini…
© paralelevrenler
Beni yakalayan sözler 06
Aerosmith’in “I don t wanna miss a thing” şarkısı aynı zamanda Armageddon filminin müziğidir de. O şarkının bir dizesinde şöyle der:
I could stay lost in this moment forever
Sonsuza dek bu anın içinde kaybolabilirim .
(sanırım şarkıcı Teoman da şarkısında “ bazen bir an için ömür bile verilir” derken bunu demek istiyordu)
Kendimi bulduğum melodi 06
Aerosmith “i don t wanna miss a thing” Hiçbir şey kaçırmak istemiyorum
Logged
Sayfa:
[
1
]
2
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 1.273 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...