Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Günlük
günlüğüm...
günlüğüm...
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Eylül 07, 2008, 03:49:36 pm
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Günlük
günlüğüm...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
2
3
[
4
]
Gönderen
Konu: günlüğüm... (Okunma Sayısı 4583 defa)
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #45 :
Mayıs 04, 2008, 10:25:47 pm »
Gün, bahar da akan, yağmur taneleriyle ıslandı. Sıcaktı ,yağmurun verdiği serinlikle canlanmıştı. Sarmıştı bütün anlarımı. yaşıyordum, hisettiğim nefesimle birlikte.
Aylardan mayıs, mevsimlerden bahar. İnsanların daha çok özlemini çekmiş olduğu yaşamdır. Bugünde günlüğüm o mevsimin ayının başındaydık. Gün geçti. Hiç yaşanmamış gibi, bir rüya gibi, bir varlıktan yokluğa gider gibi gitti. Gün içinde özlemler vardı, beklentiler, arzular, beklenilen sevgiler, nefretler... bütün duygularıyla yaşamış olan günün sonunda, sessiz bir durgunluk kaplamıştı, seni günüm. Karanlık basar basmaz, sanki günün ışıklarını söndürmesiyle birlikte bütün dış dünyayla bağlantı kesilir ve yaşanmış olan duygu ve düşünceler dışarda kalır. Karanlıkla birlikte, kendi kendimizle baş başa kalır ve o anın hem acısını hem de mutluluğunu aynı anda yaşarız. Acı verir, çünkü; yaşamış olan gün, bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer. Gün içinde yapılmış olan, hatalar, yaşamın eğrileri, doğruları birer birer bize gözükür. Mutlu olunur, çünkü; yanlızsın, dünyanın bütün meşakattlerinde bir nebze olsun sıyrılmışsın, kendinle birliktesin, düşünürsün istediğin gibi, hayal kurarsın, yarınlara aydınlık bir hayat yaşatmak için. Velhasıl, günün aydınlığı gibi, gecenin de karanlığı büyük bir nimettir. Düşünen her insan, yaşanılanlardan bir ders alır, yaşanılanlardan bir sebebin olduğunu farkeder, yaşanılanların bir hikmeti ve hikmetin bir sonucu olduğunu sezer.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #46 :
Mayıs 06, 2008, 11:41:50 pm »
Günüm yorucu geçti, ama zevkli, huzurlu, severek geçirdim. İçimde bir huzur vardı, bilmediğim, anlam veremediğim bir huzur. İçimden geçen, içimden hissettiğim bu huzurun adresinide bilir gibiydim. Bunu bilmemek, bunu görmezden gelmek ne mümkün günlüğüm. Geçti işte, geçti günlüğüm bugün de dün gibi. Bugün de, geçmiş an gibi gitti.
Günün doğaya yansıttığı havası ise; soğuk, rüzgarlı ve yağmurluydu. İnsan dışarıya çıkıpta, hava almaya üşeniyordu. Baharın vermiş olacağı sıcaklığı, özlenmesi gereken bir gündü. Her mevsim kendine has bir özelliği vardır. Bahar ise, bambaşkadır. İnsan hep özlediği baharı, umduğu baharı bekler, bulunmayınca da, hayal eder. Ama güzeldi, bahar da yağan yağmurun, bize hissettirilen rüzgarın var oluşuda bir başka güzel. Her şeyin
yerinde yaşanan bir güzelliği vardır. Önemli olan, var olan anın, güzelliklerini görebilmek, sadece gören gözlerle bakmamak; gönül gözüyle bakmayı öğrenmektir. Böylelikle bütün perdeler birer birer açılır.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #47 :
Mayıs 09, 2008, 11:08:56 pm »
Sevgili günlüğüm, günün sonun da yine senle baş başayım. Yağmurlu ve karlı bir günün sonundayım. Sessizlikten uzak, ağlamanın, boş konuşmanın ortasındayım. Bir de, iki de bir "kalksana" diye direten kardeşimin o bas sesi var. Yanlızlıkla iç içe, ama kalabalığın içinde sessizce düşünüyorum. Sanırım bu akşam fazla yazamayacağım. Dışardan gelen seslerle, içimden çıkan ses bambaşka, birbirlerinde kopuk. Şuan beynim de durmuş gibi. Anlatmak ister ama düşünemez, düşünemez, çünkü ifade edemez. Neyse, sanırım konuşmaya devam etsem, saçmalayacam. En iyisi günlüğü yarıda bırakıp, daha sonra kavuşmak için ayrılmak. İyi geceler, daha güzel günlere, bilincli yaşanabilecek yorumlarla, inşallah...
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #48 :
Mayıs 14, 2008, 10:41:44 pm »
Güne, güneşin tüm çıplaklığıyla önümüze serdiği sıcaklığıyla birlikte uyandım. Güzel bir gündü. insanın içini açan, insanın yüzüne tebessümle bakan berrak bir gündü. Ne kadar da etkisi büyük oluyor doğanın, insan ruhunun üzerindeki etkisi... Yağmurlu olunca sanki hiç dinmeyecekmiş gibi, insanın ruhu bir telaşa kapılır. Bulutlu olunca iç, bir sıkıntıya düşer gibi, karlı olunca, soğuğundan ürperir, bir an önce gözden ıraklaşmasını diler gibi... Ne karmakarışıktır, bu ruh dediğimiz, elle tutulmayan, gözle görülmeyen, hissedilmeyen şey...Her duygunun sebebi olan ama yeteri kadar düşünülmeyen, ruh. Gerektiğinde en yükseğe çıkabilen, yeri geldiğince de en alçak konuma düşensin. Seni, derinlemesine düşününce, yaratılma sebebi olana gitmek istersin, O' nu anmak, O'nunla yalnız kalıp, huzura kavuşmak istersin. Gerçekten de ruh, O'nunla mutludur. O'nu ister, sadece O'nu sever.
Günüm, maalesef ki ruhumun bana vermiş olduğu o ilk varlığıyla seslenmiş olduğu istekten uzaktı. Ruhum, bedenle birlikte ister istemez sürüklenip durur. Ruhuma göre sürüklenmek; o sevgili yardan uzaklaşmaktır. Evet, gün içinde savrulup durdu. Savrulup durdu da, bir türlü aradığını bulamadı. Uzaktı, günün ve bedenin yaşamış olduğu an ile ruhun düşmüş olduğu çukur...Günün sonun da ise, beni hep gözyaşı bekler. Çünkü, gözyaşlarım sevgiliye olan vuslatın özlemiyle akar durur, gecenin en sakin, en yanlız vaktinde..
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #49 :
Mayıs 21, 2008, 08:00:29 pm »
Merhaba sevgili günlüğüm, bir günün tekrar batışındayız. Koca bir günü devirdik, acılarla, tatlı anlarla geçen yaşlı ama her doğuşuyla genç olan günü..
Gün; güneşli, yeşillğin tüm canlılığıyla gözümüze güzelliğini serdiği bir şekilde geçti. Geçen her günde bir değişiklik, bir eylem gerçekleşir. Benim günüm ise, sıradan, beklediğim bir şekilde geçti. Beklenen ne ise o bulunur, sonuçta.
İçimde olan, gerçekleşmesini istediğim bir şey var; ama ne olduğunu bilipte, bilmemek arasında gidip geliyorum, ne olduğuna kesin bir karar veremiyorum. Ama geçer diyorum, dünün geçtiği gibi...
Bağırtıların arasında da günlük yazmak baya, yorucu. Olayların düşünceleri, düşüncelerin davranışları ortaya koyduğu, bir gerçek. Hayatımız bu gerçek olan doğrultuda akıp gidiyor. Ama bu akıntıyı kendi lehimize çevirmek önemli. Hayat, bununla güzelleşir.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #50 :
Haziran 27, 2008, 08:17:48 pm »
Günlüğüm, yorgunum... Yorgunluğumun yaşamak gibi bir sebebi var. Yaşamak yoruyor. İstemeden var olmak, istemeden yaşamaya çalışmak ve istemeden başka biri olmak, ya da istenilen insan olamamak, engin düşüncelere ister istemaz beni alıp götürüyor. Düşüncelerdir ki, bocalayıp durursun onlarla ama elde edilen yine aynı düşüncelerdir. Ne bileyim, karmakarışık bir hayat. Yaşarsın ama, ne yaşadığını, ne yaptığını, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.
Aynı yerdesin esin, aynı. Değişen birşey yok. Günlüğünde aynı, yaşadığın hayatta, sende...Ahhh yüreğim, benliğim, anlamak o kadar zor ki, seni. Sımsıkı bir şekilde hapsetmişsin beni, dört duvar arasında kalmış yüreğim ve ruhum. Bir haykırıştır suskunluğum, bir yalvarıştır acizliğim, elim kolum bağlıdır, geleceğe kör adımlar atmaktır, geçmişe bakarcasına, geleceği inşa etmektir.
Geçer bu günlerde, geçer dün gibi, bugün gibi... Sırta alıpta hayatı, yük etmek, zor iştir. İnsanı ezer, yaşamı elem eder, yaşanan her anı zehir eder. Gel vazgeç günlüm bu inattan, gel gidelim buralardan, kurtulalım bütün niyeti kötü olan düşüncelerden.
Logged
esin
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 274
Ynt: günlüğüm...
«
Yanıtla #51 :
Ağustos 08, 2008, 11:50:47 pm »
Elimden kaçırdım, istemeden gitmesine izin verdim. Günümün başlangıcı, günüme nur katan, günüme nefes katan, günümü aydınlatan, günün en verimli anını kaçırdım. Hem de, göz göre göre, yüreğin ve beynin uyanık olması bile kaçırmama engel olmadı. Gitti... erimiş olan kar gibi, bugünü yansıdan dün gibi...
O' nu kaybettikten sonra günümün iyi geçmesini bekleyemem, ne kadar da sakin bir gün geçirmiş olsam bile mutlaka kaybettiğim o anın acısını yaşayacam, onun sıkıntısını yüreğimde taşımış olacağım, taşıdım da.. Gün rotasını değiştirmeden yaşamaya devam ediyor. Arada bir ruh aleminde değişiklikler olmasa, değişen bir şey yok. Aslında şöyle birşey de var, ruhun değişmesi, doğrudan yaşanan olaylara, yaşanan hayata bağlı. Böyle oluncada, ruhu ve cereyen eden yaşamı birbirinden ayırmak doğru olmaz.
İstemek ve isteği unutmaya çalışmak, ne kadar da zor bir durum. Bile bile kendini kandırmaktır bu. Geçer deyip, gidiyor ömür...
Logged
Sayfa:
1
2
3
[
4
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.14 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...