Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Psikoloji-Terapi
Bulimia ve Anoreksiya
YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ekim 10, 2008, 10:14:16 pm
Hatunca.NET Forum
Psikoloji-Terapi
Bulimia ve Anoreksiya
(Moderatör:
crea
)
YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
...
158
159
160
161
162
163
164
[
165
]
Gönderen
Konu: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK (Okunma Sayısı 237168 defa)
dertlianne
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 13
Ynt: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #2460 :
Ekim 09, 2008, 09:41:30 am »
günaydın ablalarım,sanırım içinizde en küçük benim ya,o yüzden hepinize abla diyorum.umarım kızmıyorsunuzdur.
benim dün,bütün günüm hastane de geçti,öldüm bittim,perişanlar oldum.ayağımın kontrolü,kaslarımın kontrolü,karaciğerimin kontrolü,psikiyastrisin kontrolü...aman aman ne zormuş....
haberlerin birazı iyi,birazı kötü.ayağım iyiymiş artık,hatta alçıyı çıkardılar,sargı var şimdi,yine bir hafta üzerine basmak yok,haftaya bir daha bakacaklar,belki ondan sonra yürüycem.karaciğerimde yetersiz beslenmeden dolayı bozukluk olduğunu yazmıştım.ilaç ta kullanıyorum ama fonksiyonlarında henüz bir düzelme yok.doktor yeniden bir beslenme listesi verdi,karaciğeri yormayan ama faydası olan bir beslenmeymiş.kas tedavisine de devam dediler,şu ana kadar bir ilerleme olmamış ama
ay bir de psikiyatr ilacın dozunu azalttı.artık düşünce sistemim iyiymiş,o yüzden çok ilaca gerek yok dedi.psikoloğumda aynı görüşte.çok hızlı ilerledin,çabuk bilinçlendin diyor.ne zamandır aynaya bakmıyordum,hastanede baktım,inanın aynadakini tanıyamadım.temel reisin safinazından daha kötü görünüyorum.saçlarım iki tel kalmış,gözlerimin altı dayak yemişim gibi mosmor,dudaklarım soyulmuş,ellerim bembeyaz.bu kim dedim önce?sonra da aferim ayşe,kendini bu hale getirdin de eline ne geçti dedim.acınacak durumdasın?değnekler olmasa tuvalete bile gidemeyeceksin?vücudumla ilgili yorum yapanlar şimdi nerdeler?alay edip gülmek kolaydı ama şimdi birtanesi geçmiş olsun demedi.insan bile değil bunlar.ben de bunların sözüne inanıp,kendimi bu hale getirdim.aklıma şaşayım:'(
night abla haklısın geçmişi düşünmek bi işe yaramıyor.geçmiş sadece bir avuç külmüş,üflüyorsun elin boş kalıyor.önümde koca bir hayat var.zaten hepimiz aynı şartlarda dünyaya gelmiyormuyuz?hangimizin fikrini sordular ki doğarken?önceden hayat bana bir yüktü,yaşadığıma lanet ederdim her gün?hayatı hiç sevmedim ama inanın bu duruma düşünce anladım hayatın kıymetini.madem doğum gibi,ölümde benim elimde değil,o zaman aradaki zamanı en iyi şekilde yaşamalıyım,öyle değilmi?şimdi hayata öyle bir tutundum ki.insan elinde olanın kıymetini kaybedince anlıyor.bizim çöpe attığımız yiyeceklerin değerini,açlıktan çocuğu ölen bir anneye sormak lazım.inanın şunca çektiğim eziyete rağmen,hayat olmadığı kadar güzel geliyor bana.yattığım yerde bir sürü hayalim oldu.unutmamak için hepsini yazıyorum.yatarken neler yapıcam,ayağa kalkınca neler yapıcam,büyüyünce neler yapıcam...hepsini yazdım.
yatarken bir sürü kitap okudum.ayağım kırılmasaydı,ne aklım başıma gelecekti,ne kitap okuyacaktım,aptalca bir açlıkla,sürüne sürüne okula gidip gelecektim.bugün eve bir kuaför abla gelecek,saçlarımı kesecek,belimde dalgalı saçlarım vardı,o kadar güzeldiki....şimdi iki tel bişey var kafamda.kestiricem kısacık ve onlarda benim gibi sağlığına kavuşarak uzayacaklar.gribim daha iyi bugün,kusmuyorum,üç öğün yemek yiyorum,meyvesi ayrı tabi,çerezi de...ne güzelmiş kiloyu düşünmeden yiyip içmek....annecim sağolsun,iyiki bu siteyi gösterdi bana,iyiki sizleri tanıdım,hepinizi çok seviyorum.
pink ablacım,geçmişi bırakmak istemene çok sevindim.sende hayaller kurup gelecek için,bize yazarmısın?
Logged
çekelez
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 138
Ynt: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #2461 :
Ekim 09, 2008, 11:56:38 am »
sen ne tatlı,ne kadar aklı başında bi kızsın ayşecim yaa..umarım benimde senin gibi bi kızım olur..
Logged
Hayat,ilahi komedi...
OZLEM01
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 23
Ynt: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #2462 :
Ekim 09, 2008, 11:58:12 am »
Geçmiş olsun Ayşeciğim, yavaş yavaş toparlanacaksan. Hepimiz hata yapabiliyoruz ve bazı değerlerin kıymetini sonradan anlayabiliyoruz. Bazen anlayabilmemiz için kötü durumlar yaşamamız gerekiyor. Önemli olan anladıktan sonra ne yapacağımız.
Ben de dün doktordan endoskopi sonucumu öğrendim. Malesef ki tedavisi ve geri dönüşümü olmayan hastalıklarım var ama zaten çoğu insanda olan mide rahatsızlıkları. Belki daha ileride yaşayabileceğim hastalıklardı, ben sadece hızlandırdım bu süreci.
Ama yine çok şükür ki doktorumun şüphelendiği kötü bir hastalağım çıkmadı. Yemek borum o kadar zedelenmiş ki iltahaplanmış, kanserli bir görüntü oluşmuş. Bunun dışında ileri derecede reflüm, mide fıtığı ve gastrit var.
Kısacası iç organlarım olumsuz etkilenmeye başlamış, ilerde ne gibi durumlarla karşılaşabilirim bilemiyorum tabi. Doktorun tek önerebildiği yaşam şeklimi değiştirmem oldu.Tabi yaşam şeklimi değiştirebilmem için öncelikle düşünce şeklimi algılarımı değiştirmeliyim.
Logged
bay pink
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 14
Ynt: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #2463 :
Ekim 09, 2008, 10:05:21 pm »
ayşecim...canım benim geçmiş olsun ne diyebilirimki cesaretine hayranım hayata bağlanmanda çok güzel geçmişini bırakmak istemende sana bir şey söyleyeceim bir seksek oyunu oynar gibi oynuyoruz hayatta şimdiye kadar başından geçenleri kendin daha iyi bilirsin ama senden iyi yaşayanlar hayatı yaşamayı biliyordu diyemeceğim onların hayatı yaşayabilmek yetenek değil onların bildiği çocuksu bir keyiften ibaret yalnızca onlar çocuksu keyifleriyle oynuyorlar kazanma istekleri bir çocuğunki gibi saf katıksız sadece kazanmak için hayat raslantıya dayalı bizler onun karşısında aciziz bu yüzden ama asıl raslantılarçekiyor o çocukları oraya oyunun sonu aynıda olsa acaba nelere rastlayacaklar bu oyunda*bir insan ne zaman yaşlanır biliyormusun ilk defa oyun oynayanlara bakıp ne bu hırsınız nasılsa bir gün bu oyun bitecek dediğimizde oysa o çocuksuluğunu yeniden yakalayınca öyle bir hızla dalacaksınki oyuna çizgiye bastığını başkaları haber verecek sana öylesine zevkli geçecek yaşam.hem daha senin yapacakların var ileride yüzlerce yeme bozukluğu hastası aşındıracak senin kapını geçmişini hatırlasan bile şu an çektiklerini sen bilirsin hangisini hatırlamak istersinki an hayatımızda geçici her saniyemiz geçmiş zaman bizim için hiçbirşey kalmıyor hayatımızda bu hatırladıklarını unutacaksın belkidehayatın kıymetini başka bir şekilde anlasaydın keşke keşke bilmeseydin bildiklerini ama biliyorsun bu yüzden sseninde unutmak istemene çok sevindim canım
çocukluğunu kaybetmediğin sürece yaşamının bittiğini bile anlamayacaksın kendine iyi bak öptüm
Logged
night
Asistan
Offline
Mesaj Sayısı: 71
Ynt: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #2464 :
Bugün
09:20:49 am »
pink çok güzel canım... çok güzel... çocukluğunu asla kaybetme ayşecim...bu dünya büyütmesin seni canım,başkalarının olgunluk dediği şey sana bulaşmasın. bende olgunluk şöyle canım. bu dünyada oynarken oyunumu ruhumda hergeçen gün saflaşıyor ve zihnimi kimsenin kontrolü a,doğruları,yanlışları olmaksızın ruhumu temizlemek için,kendim kontrol ediyorsam onu,işte o zaman başlıyor olgunluk...öyle mutlu bi olgunluk ki bu...night ablanı bu dünyada görsen bi çocuktan farkı yok,size ruhumu açtığım için belki olgunlaşma yolundaki nightı gösteriyorum ama inan bitanem bu dünyada oyun oynayan bi çocuktan farkım yok,birazdan bi projemiz için bi şirkete görüşme yapmaya gidicez,bense ordaki insanları merak ediyoeum,yeni yeni şeyler gözlemliycem onları merak ediyorum ,ay daha bi sürü oyuncak bulrum ben ordan
tatliş iki arkadaşımla birlikte yürütücez projeyi, onlarla paylaşıcağımız eğlenceli ce sevgi dolu saatlerin,deneyimlerin heyecanı içindeyim,günün heyecanı içindeyim... bakalım bu gün neler deneyimleyip neler öğrenicem
ay dün çok güzel bişey öğrendim bu arada,hep hissettiğim şişeydi ama kısa ve öz bi cümleye dökememiştim. bu sanırım bu hayattaki ruhumun en güçlü destekleyicilerinden biri olabilir. sizinle de paylaşmak istiyorum ve sizin düşüncelerinizi ve algılarınızı da merak ediyorum bu konuda
"RUHA DEĞİL,EYLEME CEVAP VER"
söz bu canlarım,kısalığı kadar güçlü ve derin. çok sevdim ben
bugün bunu deneyimliycem davranışlarımda ve algılarıma yeni bir boyut kazandırıcam,düşünsenize bunu tam olarak başarabildiğim günü,ne çok,ne muhteşem bi yeti kazandıracak bana. burdaki "ruh" canlarokendi ruhunuz değil, başkalarının ruhu. bi kişi sizi incitecek veya kızdırak bi davranış sergilediğinde onun hasta ve farkıdalıksız ruhuna,bu dünyanın hastalığını sorgulamadan ona teslim olmuş,olumsuz düşünceler içindeki ruhuna değil, sadece yaptığı eyleme cevap vermek. yani size zarar vermek istediği için o kişiye hiç bir öfke e dargınlık hissetmeden, şevkatle yaptığı eylemin yanlışını ona göstermek... dün bunu öğrenir öğrenmez deneyimlediğim bi olayla da örneklendirirsem daha iyi anlatabilicem. bi mağazadan kot pantolon almıştım 2 gün önce ve paçaları yaptırılacaktı 2 gün içinde.dün almaya gittim pantolonumu. ilgilenen kızın yüz ifadesi bakışları negatifti çok,belli ki o gün karşılaştığı bazı olumsuz gibi körünen şeyleri olumsuz algılamış ve gününü kötü bi güne çevirmeyi başarmıştı. iyi dilekte bulındum önce ruhunun gücünü farketmesi için bi gün. sonra tam bunları düşünürken patolonu katlamadan çok ilgisizce ve bi kaç kaba denebilecek cümleyle poşete attı ve elime verirken göz göze geldik, negatiflik yayıldı oan kızdan bana ve bi parça etkilendim çünkü onun için dilediğim iyi dilekten uzaklaşmış ve onun tepkisini ve negatifliğini görmüştüm. bunu görmek hiç iyi bişey değil benim için çünkü insanın başkalarında gördüğü negatiflikler; kendinde sıfırlayamadığı, seviyesi ne kadar olursa olsun içinde bi miktar da olsa var olan olumsuz duygularının bir sonucudur. kısaca" kendimde var olmayan şeyleri başkasında farkedemem" demek ki hala hissel olumsuz tepkilerimi sıfırlayamamıştım kendimde. ama bu kolay bişey değil,zamana ihtiyacımız var. bu olaydan çıkardığım birinci sonuç oldu. o an buları düşünmedim tabi, bi süre sonra zihnimi devreye sokunca farkeettim. ama o an da güzel geçti. içimdeki kıza karşı negatif duyguyu farkeder etmez o gün öğrendiğim o muhteşem öğreti aklıma geldi,çok etkilemişti çünkü beni."RUHA DEĞİL,EYLEME CEVAP VER" elime aldığım poşeti usulca açtım,masanın üzerine koydum,içindeki pantolonu alıp güzelce katladım ve çantaya şevkatlice koydum onu, bunları yaparken empatiyi denedim kıza karşı ve onu anlayabildim,sonuçta ben de bi zamanlar bu yanlış algıların çerçevesinde sıkışıp kalmıştım ve hayatın zorklıklarıyla oynamayı bilmiyodum, o da farkında olmayarak yapıyordu bunları. şimdi bişeyi eksik yaptığı farkettim. pantolonu daha yavaş ve okşar gibi düzelterek çantaya koymam ve aynı anda kızın gözlerinin içine gülümseyerek bakmam onun bazı iç temsillerini değiştirmemde etkili olabilirdi belki. ben çantaya yerleştirdikten sora pantolonu gözlerinin içine baktım ve gülümsedim ve çıktım. böyle işte canlarım. umarım bu gün de karşıma benzer olaylar çıkar ve daha iyi deneyimlerim bunu.
pink canım çok teşekkür ederim,bugün resmi bi görüşme yapıcam ve ihtiyacım olan çocukluğun güzel hislerini uyandırmaktı içimde ve oyunu en mutlu şekilde oynamak
hep hatırlat bitanem bize çocukların saf ve pozitif dünyasını,gerçek ve samimi dünyasını...
Logged
bay pink
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 14
Ynt: YEME BOZUKLUKLARI - ORTAK GÜNLÜK
«
Yanıtla #2465 :
Bugün
04:06:37 pm »
nightcim hep hatırlatırım hiç önemli değil çünkü her zaman benim için yazmak konuşmaktan, söylemek yapmaktan, seyretmek içinde olmaktan çok çok daha kolaydır.hayatı ciddiye almaya değmiyor kazanmak isteğiylede ciddiyetin alakası bile yok çocukken herkes girdiği oyunu kazanmak ister ama dengeli bir şekilde çocukken biteceğini bilsenizde kazanmak istersiniz bizden olmamızı istiyorlar ama sanıldığının aksine olunca bilinçlenemiyoruz çocukluğumuza ait bilincimiz kayboluyor birdde üstüne çocukken bilir bilmez katılıyoruz oyunlara kazanmak istiyoruz ama oyunu bilip bilmediğimizden bile haberimiz yok sadece oynamak için giriyoruz oyuna oynamak ve kazanmak ve oyunun biteceğini bilmek bile kazandıklarındaki sevincini zerre kadar azaltmıyor çocuklar gerçekçi hayatımızın hiçbir evresinde olmadığı kadar gerçekçi oluyoruz hayatımızn bu evresinde çünkü çocuklar kendi gerçeklerini kendisi yaratıyor bu yüzden gerçekleri kendilerine ait yalnızca onlara .....
sanırım güzel bi hatırlatma seansı oldu
görüşmeeniz içinde iyi şanslar umarım istediğiniz gibi geçer
Logged
Sayfa:
1
...
158
159
160
161
162
163
164
[
165
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 3.19 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...