Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Bulimia ve Anoreksiya arrow YEME BOZUKLUKLARININ FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK SONUÇLARI: Tecrübelerimiz
 
 
YEME BOZUKLUKLARININ FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK SONUÇLARI: Tecrübelerimiz
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 07, 2008, 05:01:35 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Bulimia ve Anoreksiya (Moderatör: crea)
| | |-+  YEME BOZUKLUKLARININ FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK SONUÇLARI: Tecrübelerimiz
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: YEME BOZUKLUKLARININ FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK SONUÇLARI: Tecrübelerimiz  (Okunma Sayısı 4192 defa)
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« : Haziran 01, 2007, 06:05:51 pm »

Bu başlıkta anoreksiya, bulimia ve diğer tüm yeme bozukluklarının neden olduğu, birebir yaşadığınız ve bu hastalıkları yaşayan herkesin öyle veya böyle, deneyimleme ihtimali yüksek olan, fiziksel ve psikolojik sonuçları paylaşabilirsiniz.
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
yeniden
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Haziran 01, 2007, 06:11:39 pm »

Obezite bunun içine giriyor mu bilmiyorum.Psikolojik nazik bir dönemden sonra boşluğunu yiyerek dolduran ve bunun sonucu obez olan kuzenim var.Her yemekten sonra pişmanlık içinde ağlıyor Üzgün
Logged
benseno
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #2 : Haziran 02, 2007, 07:23:10 pm »

eski dişlerimi çok özlüyorum çooookk  Ağlayan benim dişlerim çok güzeldi gülüşümü herkes çok beğenirdi bu hastalığın benden götürdüğü en önemli şey dişlerim, o tatlı tebessümüm oldu. bide bana bıraktığı kocaman mide bide karmaşıklık, kendine güvensizlik, uyku bağımlılığı çünkü insan çok yiyince yorgun ve bitkin oluyo ve uyuma ihtiyacı hissediyo bide kendindeki suçluluklardan kurtulmak için uyuyo. vs. vs. aklıma gelirse yazarım yine.
Logged
gokche18
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Haziran 02, 2007, 09:29:22 pm »

ben emekli bir anoreksi olarak (artıık kurtulduuma inanıyorum)
benden götürdükleri;
1)neşem
2)sosyal çevrem
3)güleryüzüm
kısacası gençliğimn bu güsel zamanlarını mahvetti

fiziksel olarak ise;
1)tırnaklarım soyuldu.(daha yeni düseldi)
2)gür saçlarımdan eser kalmadı(şimdi çıkıolar)
3)yüzüm sapsarıydı,öğretmenlerim bile merak ediolardı nedenini(şimdi insana döndüm)


maddi olarak;
1)pantolonlaımn hepsi giyilms haldeydi(25 bedenden kurtuldum bu arada 26 oldum:Gülümseme)
2)sürekli yok light yoğrt,peynir vs pahalı şelerde zaman harcadım..


şimdilik aklıma gelenler bunlar ama gerçekten çok sey götürüo ben çok erken kurtuldum 1 sene oldu ama 6 aydır kabullndim ve iylştim..herkes kilo alınca güselleştiğimi sölüo...ve bende çok mutlu oluyorum benden bu kadar aslında güsel bi başlık olmuş yaptıklarımısı yazmaktansa hatalrı görüp ders almalıyıs..
Logged
mavihayat
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 112



« Yanıtla #4 : Haziran 02, 2007, 11:43:12 pm »

gokche gibi ben de emekli bir anoreksik oalrak anlatayım.

anoreksia döneminde:

1-Eski neşemden eser kalmamıştı.Sürekli somurtan biri olmuştum.

2-Saçlarım dökülmüştü.(şimdi iyiler Gülümseme çok şükür )

3-Arkadaşlarımla bir daha asla geçiremeyeceğim zamanlarımı uykuyarak geçirdim.

4-Sosyal çevrem ile bir ilişkim kalmamıştı.

5-Çok çabuk yoruluyordum.

6-aşırı derece alıngadım.Sebepli sebepsiz ağlıyordum.

7-Anoreksia olduğumu kabullenmediğim için bir süre, ailem doktor doktor gezdirerek mali açıdan yıprandı.


Anoreksia bittikten sonra bile devam eden sorunlar yani bıraktığı miraslar:

1- İleri derece bir gastrit

2- Zayıf bir metabolizma

3- Hipoglisemi


crea'cım başlık süper olmuş bu arada.

Ben de aklıma geldikçe paylaşırım....
 Göz kırpan

Logged
Chi
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136



« Yanıtla #5 : Haziran 03, 2007, 04:22:49 pm »

Ben de buraya daha once actigim bir basliga yeniden link vermek istiyorum. Kisisel hikayemi de anlatacagim ancak bulimik olmak isteyen arkadaslara, bir baslarlarsa bu isin olume kadar gidebilecegini hatirlatmak istedim.

Yasanmis bir hikayedir:

http://www.hatunca.net/component/option,com_smf/Itemid,177/topic,14897.0
Logged
hayateylul
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 146



« Yanıtla #6 : Haziran 03, 2007, 06:45:57 pm »

'Sözün bittiği yer' deyim Chi..!

Çarpıldım, alt-üst oldum..! İsyan duyguları kabarıyor içimde tüm dayatmalara, bu gençleri bu hâle getirebilecek tüm yanlış öğreti ve kabullere..!

Arkadaşlar, yeme bozuklukları her hangi şekliyle olursa olsun, düzeltilmesi çok güç kalıcı hasarlara ( ruhsal ve bedensel) yol açan/açabilen, çok dikkatle yaklaşılması gereken rahatsızlıklar.
Bu kısır döngüye bir kez girildi mi çıkılması son derece uğraş, emek, disiplin...gerektirip, yaşamı her şekilde olumsuz etkileyip, yaşam kalitesini berbat eden olgular...
İnanın içinden çıkılması hiç kolay değil..Sağlığımız bize verilmiş olan çok değerli bir emanettir.Lütfen..onu koruyalım, korumak, tedavi etmekten çok daha kolaydır.
Vücudumuz, yaptığımız yanlış davranışları affetmiyor. Bu, öylesine bir bilgisayar sistemi ki yanlışlıklar çok zorluklarla silinse dahi izleri kalıcı oluyor.Bununla ilgili öyle çok örnek gözlemledim ve gözlemliyorum ki, içim burkuluyor inanın. Metabolizma işleyişinizi lütfen her hangi şekilde olursa olsun bozacak şeylerden kaçının.
Karşılığında ödeyeceğiniz bedel sağlığınızsa bırakın insanlar sizi daha az sevsinler. Ciddî söylüyorum, sevilme şartınız 32 beden olmaksa, elinizin tersiyle itin bu teklifi, saniye bile düşünmeyin üzerinde.
Sadece yaşam boyu sağlıkla sürdürebileceğiniz önlemler yer alsın yaşamınızda, daha sağlıklı, daha doğal beslenmeye dikkat edin ve hareketli olun, abur-cubura iltifat etmeyin ya da çok sınırlı tüketin.
Sonrasında çekilen acıları yaşanan pişmanlık ve hayâl kırıklıklarını görüyorum, insanların kendilerini değersiz hissetmelerini, iradesiz olmakla suçlamalarını..
Hiç bir karşılık bu bedele değmez, lütfen inanın...
Logged

Bir süre için alışın,
Bir süre tahammül edin.
Her zaman inanın.
Ve hiçbir zaman geri dönmeyin !!!

.......
Sevdikçe sever,
Güldükçe güler,
Yaşadıkça yaşayamazsın
Ve..
Yaşadıklarının hepsini UNUTAMAZSIN..!
Chi
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136



« Yanıtla #7 : Haziran 03, 2007, 08:03:45 pm »

Yukarida hayateylul'un yazdiklari cok dogru.. HICBIR SEY kendinizi bu ucsuz bucaksiz kara delige atmaniza degmez. Cunku sonunda olum var.

Bu da crea'nin daha once gunlukte anlattigi, beni cok etkileyen bir hikaye. Onun da izniyle burada linkini vermek istiyorum. Kisaca, esini bulimia yuzunden kaybetmis birisinin crea'ya anlattigi hikaye yaziyor.. O yuzden bulimiayi bir kilo verme yontemi olarak kullanmaya kalkismadan once bir kere daha dusunun. Sizin basiniza da asagida yazanlar gelebilir.

http://www.hatunca.net/component/option,com_smf/Itemid,177/topic,6273.msg133342#msg133342
Logged
Chi
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136



« Yanıtla #8 : Haziran 03, 2007, 08:13:30 pm »

ANOREKSININ YOL ACTIGI FIZIKSEL ZARARLAR:

Asagidaki videoda yillarca anorekiyle savasmis ve bu yuzden olumden donmus bir bayanin yasadigi saglik problemlerini dinleyeceksiniz. Bu bayan 40li yaslara geldiginde bastonlarla yurumek zorunda kalacak cunku simdiden kemik erimesi yuzunden, kemik yogunlugu buyuk olcude azalmis durumda. Ve bu yasadigi problemlerden sadece bir tanesi.

Asagida videosunun linkini veriyorum. Daha once de vermistim ama bir kere de burada vermek istedim. Izleyebilirseniz kendisinin yaptigi butun videolari izleyin. Malesef video Ingilizce, ama Ingilizce bilmeyenler icin Turkce cevirisini de buraya en kisa zamanda koyacagim.

http://www.youtube.com/watch?v=stH-LRTjEC0

ANOREKSIK OLMAK ISTEYENLERE DUYURULUR. Daha once dedigim gibi yukaridaki videonun Turkce tercumesini asagiya koyuyorum. Eger asagidaki gibi bir hayat yasamak istiyorsaniz anoreksik olabilirsiniz.

====================================================

 
Merhaba, ben Kat ve sizinle anoreksi ile ilgili konusmak icin geri geldim. Bugun anoreksinin mahvedici fiziksel sonuclarindan bahsetmek istiyorum. Eminim istatiktik ve semptomlari anlatan bir suru web sitesi var internette ama ben BANA ne oldugunu anlatmak istiyorum. Cunku bilmeniz gerekiyor. Cunku bana kisisel olarak ne oldugunu bilirseniz belki fiziksel sonuclarin var oldugunu idrak edebileceksiniz. Ben hasta oldugum zamanlar, en baslarda vucuduma birseyler oldugunun farkinda degildim. Kendimi kilo verirken goruyordum ama hic bir (fiziksel) sonuc gormuyordum. Herkes bana soyle soyluyordu: “oleceksin, bir gun kalp krizi gecireceksin, ic organlarin fonksiyonlarini kaybetmeye baslayacak”. Ama ben hic birsey olmadan bir iki yil yasadim ve soyle dusundugumu hatirliyorum: 

“Ya, tabii, tabii, kilo veriyorum ama hic bir fiziksel neticesi yok, baska insanlarin vucuduna surekli zarar geldigini duyuyorum ama bana hic birsey olmuyor, ben iyiyim, sadece yorgun ve zayifim ama yine de iyiyim”..

Bu kendime soyledigim en buyuk yalandi cunku bir sure icin iyiydim ama sonuclar hemen gelmiyor. Ama inanin bana, inanin, geliyorlar.

Ilk olarak kendimde fark ettigim ilk sey sacimin dokulmeye baslamasi oldu. En basinda azar azar dokulmeye basladi, ama daha sonra buyuk miktarlar halinde dusuyordu. Ve o zamanlar 20 yasinda sacimin olmamasi cok hos bir tecrube degildi. Ondan sonra ayak ve el tirnaklarim cok zayiflamaya basladi ve ayak tirnaklarim dusmeye basladi. Ayak tirnaklarim yoktu ve ben soyle dusunuyordum: “zayif ve saf(!) olmak icin bir kac ayak tirnagimi ve biraz saci feda edebilirim”. Ama bu sadece bir baslangicti.

Cunku ondan sonra agrilar gelmeye basladi. Beni geceleri uyandiran agrilar… Ellerimde, el ve ayak bileklerimde, ayaklarimdaki sislikler.. Geceleri aci icinde uyandirdim ve “aman tanrim bu aci beni olduruyor” derdim ama biliyor musunuz, herseye ragmen bunlara degdini dusunuyordum.

En sonunda agrilardan hareket edemez hale gelince doktora gittim. O kadar aciyordu ki her yanim, kipirdiyamiyordum, eskiden delice yaptigim egzersiz hareketlerini bile yapamaz hale gelmistim. Doktora gittikten sonra kalsiyum eksikligim oldugu saptandi. Ki bu cok hosnut edici bir sey degildi. Ondan sonra soyle dedim “tamam, benim kalsiyum eksikligim var, ama ne olmus yani? Gercekten umursamiyorum”. Hic bir seyi umursamiyordum. 

Ama ondan sonra, ondan sonra, kemiklerim cok kirilgan olmaya basladi. Kaburga kemiklerim surekli kirilma riski altindaydi. Ve hala “kemiklerim biraz kirilgan olsa bile, fazla sorun yok cunku hala inceyim, eger dusmezsem herhangi bir sorunum olmayacak” diye dusunuyordum.

Ama simdi 26 yasindayim, iyilestim ve bana 40li yaslara gelince osteoporoz gecirecegim soylendi. Ki bu da genelde degekler veya yurumeye yardimci olan araclar kullanmam anlamina geliyor ve en sonunda cok kotu kemik kirilmalari olabiliyor. Evet bir de bu var.

Bir digeri de dislerim: su anda istirap cekmekte oldugum baska bir sey. Eskiden “tamam, ne olmus yani gucsuzlesiyorum” diyordum ama SIMDI dislerim kendimi ac biraktigim icin o kadar cok curudu ki, hepsini cekiyorlar. Simdi daha iyi olsam da, dislerimle ilgili hala cok sey yasiyorum..

[aglamaya basliyor]

Sadece dislerim icin 6 tane ameliyata girmek zorunda kaldim. 26 yasindayim ve dislerimi cekmek zorundalar cunku onlari onaramiyorlar. Butun yaz boyunca ameliyatlara giriyordum. 8 tane disimi kaybettim ve 3 tanesini daha kaybetmek zorundayim. Ve umarim bir kac tanesini kurtarabilecekler ama bir cogu gitti. On dislerim hala duruyor ama arkakakilerin hepsi gitti.

Iyilesmeye basladiktan sonra cok severek yemeye basladigim yemekleri bile cigneyemiyorum ve biliyor musunuz, bunun icin suclamam gereken tek kisi benim.

Bir de bagirsaklarim var. biraz da onlardan bahsedelim. Biliyorum igrenc ama duymaniz gerekiyor. Yemek yemediginiz zaman yeteri kadar lif almiyorsunuz. Yemek yemedigim zamanlarda, her bir iki haftada hastaneye gidiyordum cunku bagirsaklarim oylesine doluyordu ki ve her iki uc gun lavman (ing: enema – kalin bagirsaginin temizlenmesi)  yaptirmak zorunda kaliyordum. Ve bu hic de hos degil. 22 yasinda olup arkadaslariniza “bu gece sizinle club’lara gelemiyecegim cunku lavman yaptirmak zorundayim” demek hic de hos birsey degil. Bu durumun gercekligi. Bu gercek.

Ondan sonra, bagirsaklarinizin tikanmadigi zamanlar, acliktan oluyorsaniz ve kalin bagirsaklariniz calisiyorsa, diski olarak cikardiginiz tek sey mide asidi oluyor. Ben tuvalette otururdum ve kendi midemi diski olarak cikarirdim. Ve midemdeki asitleri. Ve safra kesesi suyunu. Bu guzel degil! O kadar cok hastaliktan dolayi kendi vucudunuzu diski olarak cikarmanin cekici, guzel ya da zarif hic bir yani yok. 

Simdi de idrar keseniz hakkinda biraz konusalim. Idrar keseniz calismayacak. Bir dukkanda durup, ne kadar mukemmel oldugunuzu veya mukemmel olmaya calistiginizi dusunurken, bir de bakimissiniz ne oluyor? Altinizi islatiyorsunuz. Cok goz kamastirici oyle degil mi? cok buyuleyici. Ve bu bana bir cok kere oldu. Hapsirir veya oksururdum ve bir bakardim ki “Kat yine altini islatmis. Cunku o kadar hasta ki idrarini bile kontrol edemiyor.”

Ve bu ayni zamanda bobreklerimi de etkiliyordu. Her bes alti haftada bir bobreklerim enfeksiyon kapiyordu. Ve surekli antibiyotik kullanmak durumundaydim.

Simdi demir eksikligim var. Demir igneleri olmak zorundayim, ve buna ragmen kanimdaki demir seyiyesi hala normal degerlere ulasamiyor.

Kalbim... Kalbim zarar gordu. Bir kalp krizi gecirdim. Eglenceliydi (!) gercekten cok eglenceliydi dogrusu. Hastaneye gitmek ve “bana bakin 20 yasindayim ve kalp krizi geciriyorum” demek. Ve simdi hayatimin sonuna kadar bu garip kalp atislari ile yasayacagim. Gece yatmaya gittigimde kalbim garip bir sekilde atmaya basliyor ve dusunuyorum “bu gece olecek miyim? Kendime gercekten o kadar zarar verdim mi?”

Butun bunlarin hepsi kalici. Geri gitmeyecekler. Dislerim asla geri cikmayacak. Kalbim asla eskisi gibi olmayacak. Bobreklerim bundan sonra her zaman berbat olacaklar. Midem bir daha yediklerimi duzgun bir sekilde sindirmeyek. Bunlarin hepsi sonsuza kadar yasamak zorunda olacagim seyler. 40li yaslara geldigimde degneklerle yurumek zorunda kalacagim.

Evet olan seyler bunlar. Bunlar sonuclar. Bunlar hakkinda dusunmenizi istiyorum. Ne yaptiginizi bir dusunun. Cunku simdi “bana bir sey olmaz” diye dusunuyor olabilirsiniz, ama size garanti ediyorum, eger kendinizi acliga mahkum ediyorsaniz, bundan pacayi siyiramayacaksiniz. Bir yerde sizi yakalayacak.

Simdilik soylemek istediklerim bunlar. Cok duygulandigim icin uzgunum ama “en azindan sagligim var” diyemiyorum. Cunku, bilin bakalim… anoreksinin onu benden almasina izin verdim. Ve hic bir zaman geri alamayacagim.


====================================================
« Son Düzenleme: Haziran 03, 2007, 10:05:36 pm Gönderen: Chi » Logged
gokche18
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Haziran 04, 2007, 08:20:07 am »

saol türkç çeviri için dih  okudum ve çok etkilendim bende derdim hep "ben sağlıklıyım,işte zayıfım ondan herkes beni çekemio üstüme gelio falan"

ilk başlarda 1-2  tırnağım soyulmaya başladı ama 5-6 ay sonra sonra hepsi soyulmaa başladı..şu an çok dengeli beslenmeme rağmen hala tam düselmiş deil.. aynı şekilde saçım kamadı..omuzlarımda kestirdim ve ek saç kullanıyorum..güçsüzleştim eskiden erkeklerle bilek güreşi yapan ben iki merdiven çıkınca yorulur hale gelmiştim..

birde sayısını hatırlamadığım intihar girişimleri,ağlama krizleri,hatta çok sevidğim okulumu vize dönemninde bırakmayı bile düşünmüştüm...

ve birşey açıklamak istiyorum..ben anoreksiyim sadece blumia yoktu..ama son zamanlarda bi kaç başarısız denemem oldu...çok korkuyorum.. şu an 49-50 kilo gibyim ama sanki göbeğim çıkmış gibi gelio..allah kahretsin bu hastalığı...tüm hayatımı mahvedio..çok alınganım,tersim,huysuzum insanlarda bi yere kadar bana katlanııo.. Ağlayan
Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #10 : Haziran 04, 2007, 08:49:01 am »

Chi'ciğim, bu muhteşem yazı için çok teşekkürler, umarım herkes okur. Hatta yeme bozuklukları bölümünün en önemli yazılarından biri bu; çevirmeye vakit ayırdığın için de ayrıca teşekkürler.
Çok duygulandım gerçekten, bu aralar zaten biraz duygusal bir dönemdeyim, ağladım hatta... Ve çok da şükrettim iyileştiğim için. Nasıl bir perde iniyor gözlerimize de bu kadar düşman oluyoruz kendimize...
Gökçe'ciğim, her zaman iyi hissetmek kimsenin sahip olamayacağı bir şey, hepimiz de gel-gitler yaşıyoruz. Ama bu stresli dönemlerle baş etmeyi öğrenmek önemli olan. Aklına bu tür şeyler geldiğinde ilgini mutlaka başka şeylere kaydırmaya uğraş; bu tür düşüncelere girince çıkmak ne kadar zor biliyorsun zaten... Hep pozitif insanlarla görüş, pozitif şeyler oku, izle; bu sana iyi gelecektir; böyle düşüncelere dalmak için sakın fırsat verme kendine...
Ben de kafamı topladığımda kendimle ilgili bir şeyler yazıcam, gerçi çoğunu biliyorsunuz ama belki hepsi birarada olursa daha etkili olur. Şimdilik şu kadarını söyliym; üstteki yazıdaki kızın yaşadıklarının hepsinin başlangıcını yaşadım ve hastalığım devam etse aynılarını yaşayacaktım...

Herkesi öpüyorum
sevgiler
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
Chi
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 136



« Yanıtla #11 : Haziran 04, 2007, 01:58:02 pm »

Crea, Ben de o videoyu ilk izledigim zaman aglamistım. Hatta aynı kızın anoreksi ile mucadelesini anlattıgı videolar var ki, onları izlerken hiçkıra hıçkıra ağladım. Zamanım oldukca diger videoları da turkce'ye cevirmek istiyorum. Bu arada ingilizce bilenler, hiç durmasınlar ve aynı kullanıcı tarafından yapılan butun youtube videolarını izlesinler.

Anoreksinin zararları ile ilgili yazılar eklemeye devam edeceğim. Olayın fiziksel olduğu kadar psikolojik boyutları da var. Zayıflayınca çok sevilen ve popüler biri olacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Logged
hayateylul
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 146



« Yanıtla #12 : Haziran 04, 2007, 03:50:09 pm »

Gözlerim dopdolu Chi...

Teşekkür ederim böyle değerli bir katkıda bulunduğun için, dilerim bütün arkadaşlarımız bu zorlu sınavı başarıyla geçecekler, dilerim böylesi bedeller ödemek zorunda kalmasın kimseler...

gökçe canım benim,

Yeme bozukluklarının tekrarlayabildiğini biliyoruz bizler..Seni son derece güzel, sevimli, olumlu özelliklerinle tanıdım ve sevdim.
Sakınnn..sakın canım, ne olursun..yanlışlığını kendinin de bildiğin çıkılması çok güç yollara hiç girme..Azıcık daha sevdiğin, seni rahatlatan meşgaleler bul kendine, gez, dolaş, aşk acısı dahil (olursa eğer) hiç bir şeyi önemseme, geçtiğini garanti edebilirim, gülerek hatırlayacaksın sonrasında, lütfen inan, en çok biraz buruk hatırlarsın belki, fazlası değil..
Moralin bozuk olduğunda en son saldıracağın olsun yemekler, tatlılar..onlar seni anlık rahatlatıp, yavaşça zehirlerler..Zaten düzenli az-sık, doğru beslendiğinde bu ataklar azalır.
İnan ki birkaç gündür kızımı bile aramadım, kaza geçirdiğimden bile haberi yok, her uygun vaktimde bilgisayara giriyorum, pek iyi bir anne sayılmam..Gülümseme
Seni seviyoruz canım, bir kez başardın, yine de yapabilirsin, iyi de kötü de hissetsen yaz lütfen.
Unutma olur mu: 'BU DA GEÇER..!'

Crea' cım,

Kişisel gelişim bölümüne yazdıklarını okuyorum, gayet güzeller..Hayat bize birşeyler öğretmeye çalışıyor evet!
Her ne olursa olsun yaşadığımız geçiyor, izleri kalsa da geçiyor.Seni çok takdir ettiğimi daha önce de belirtmiştim.Yine bir alıntım olacak burada, mümkün olduğunca günümüzü değerlendirmeye çalışalım olur mu canım?
Sevgilerle...

"Haftanın kaç günü kafanıza bir şey takmıyor ve
  keyfinizce yaşıyorsunuz? Hiç diyenler, kaybetti.
  İki gün diyenler,yaklaştı.
Cumartesi ve Pazar diyenler, bilemedi. Gerçekten böyle iki gün var!
Bir tanesinin adı, dün. Hatalar, acılar,  yanlış anlamalar. Oysa
onlar geçti, gitti, geçmişte kaldı. Zamanı geriye döndürmeye imkan yok.
Dünyanın bütün parasını yan yana getirin, bir dakika önceye dönemezsiniz.
Yaptığınız hiç  bir hareketi aynen geri alamazsınız.
Ettiğiniz hiç bir lafı silemezsiniz.
  Dün dündü bitti. Kafanıza takmayacağınız ikinci günün adı,
yarın!Yarını bugünden kontrol  altına alamazsınız.
Yarın güneş doğacak elbette. Ama pırıl pırıl mı doğar,
bulutların arasından mı çıkar, bugünden bilemezsiniz.
Geriye tek bir gün kalıyor. Bugün! Bir gün hayatla mücadele
edecek güç, hepimizde var. Güç ne zaman tükeniyor?
Dünü ve yarını işin içine  kattığınızda.
    Günü yaşayın..!

*Alıntı
Logged

Bir süre için alışın,
Bir süre tahammül edin.
Her zaman inanın.
Ve hiçbir zaman geri dönmeyin !!!

.......
Sevdikçe sever,
Güldükçe güler,
Yaşadıkça yaşayamazsın
Ve..
Yaşadıklarının hepsini UNUTAMAZSIN..!
gokche18
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Haziran 04, 2007, 07:29:47 pm »

hayat eylül ve crea desteğimiz için çok tşkler...ayrıca o videoyu ve dierlerini seyrettim bende ağladım...bide ayna karşısına geçip orasını burasını tutup yakınan kız varya hani çok zayıf aslında kendimi hatırladım


bide bugün babamın dükkanında bi kadınla karşılaştım ..konu şöle açıldı babama biri börek almış al şunu çantan koy eve götür dedi bende çantamda yer yoka yrıca öle şeyleri çantamda bile taşımam dedim..babam diet yapıo bu böle seleri yemes dedi kadına kadında aman benm torun var orta 1 e gidio oda diet yapıo nasıl zayıfladı hala yemio dedi hemde kızda deilmiş erkekmiş bi kaç davranışını sordum anoreksi yolunda gittiğini farkettim...daha küçüçük ya vazgeçirin onu sonra çok geç olur dedim kadında şaşırdı çocuk yemeklerin yanında hi.ç ekmek tüketmiomuş kolaydı vs abur cubur yokmuş zorlasalar bile yemiomuşşş...nedeni ise aynı arkadaşları :"sen şişmansın" demiş ..hep aynı senaryo bende old gibi...
Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #14 : Haziran 05, 2007, 03:03:14 pm »

Teşekkür ederim hayateylül... Hani birlikte vakit geçirirken insanın içini ısıtan kişiler vardır ya, sen de öylesin bence. Hem abla gibi, hem arkadaş gibi, hem anne gibi; iyi bir insansın, çok hem de... Ve özür diliyorum; mesajlarınıza biraz geç cevap veriyorum. Artık eskisi kadar zaman ayıramıyorum malesef nete. Bir de hayatın sabrı zorladığı dönemlerden geçiyorum herkese zaman zaman olduğu gibi. Ama şuraya gelip de şu birlik ve paylaşım dolu enerjiyi aldığımda başımın ağrıları geçiyor...
Gökçe'ciğim, benim geçen yıl gittiğim doktorun 13yaşında anoreksik-bulimik bir erkek hastası vardı, 1 yıldır hastaydı o zaman ve 10 yaşında falan gösteriyordu. Ailesi zorla getiriyordu doktora. Ben de görüştüm birkaç kez doktorun da isteğiyle ama sonra ailesi naaptıysa tedaviye devam ettirememiş ve şuan ne durumda bilmiyorum... Sadece çok katı bir şekilde yemekten nefret ettiğini ve kendini sürekli şişman bulduğunu hatırlıyorum. Ki hastanede yatması gerekecek kadar zayıftı, okula da gidemiyordu, sürekli rapor fln...
Böyle berbat, insanı kör eden, bütün akıl ve mantığını yitirmesine neden olan bir hastalık bu... O yüzden mümkün olduğunca uzağında yaşamak en iyisi..
Herkese sevgiler
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.359 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu