Narcissus;
Öyle heybetli ve güzelmiş ki, bakmaya dayanazmazmış kendine... Gün boyu ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu, dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran hayran... Bir gün ırmak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü. Uzanıp, iyice bakmak istemiş. Tam gördüğünde kendisini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa, kapılıp gitmiş suya... Yeryüzünün en güzel insanının öldüğünü duyan Tanrı, unutulmaması için O’nu her bahar açan gözel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş, Narcissus, nergis olmuş.
alıntı
------------------------------------------------------------------------------------------
Narsist....
dünyadaki bütün güzel vasifların kendinde olduğuna inanırdı...daha çok fizyolojik olarak güzel...manevi güzellikse pek umurunda değildi onun zaten...o kadar ama o kadar beğeniyor ki kendini....her gün göl kenarına gidip orada yarattığı aynadaki silüetini izliyor hayranlıkla... ve devam ediyordu hayatına memnun mesut...
Ama bir gün....tam da gölün kenarında.. ^^kahretsin ne kadar güzelim...gene ben en güzelim..en zekiyim ve en yakışıklıyım..mükemmellim^^ derkeeeeennn...
Sonuç tezahür eder....ve Tanrı onu cezalandırır...gölde kendi yarattığı aynada silüetini görmek için eğilen Narsist yuvarlanır ve kendini gölün sularında debelenmekte bulur....
Ve denir ki...Tam da o yerde..her ilkbaharda nergisler açmaktadır....
alıntı
----------------------------------------------------------------------------------------
