Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Psikoloji-Terapi
Kişilik Bozuklukları
Borderline Kişilik Bozukluğu
Borderline Kişilik Bozukluğu
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ekim 14, 2008, 02:33:11 am
Hatunca.NET Forum
Psikoloji-Terapi
Kişilik Bozuklukları
Borderline Kişilik Bozukluğu
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
...
12
13
14
15
16
17
18
[
19
]
Gönderen
Konu: Borderline Kişilik Bozukluğu (Okunma Sayısı 40259 defa)
denizci
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 18
Ynt: Borderline Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #270 :
Ekim 10, 2008, 09:24:18 pm »
ya arkadaşım senin söylediğine göre hipnoz sadece beyni etkiliyebiliyor senin vicdan dediğin ne onu bir anlatsana insanın beyni dışında düşünebilen başka bir yeri varda benmi bilmiyorum... kapitalizimla metropollerin ruh hastalıklarıyla olan direk bağlantısı nedir onu bi anlat beni aydınlat çünki benim bildiğim kadarıyla dünya kurulduğu günden beri ruh hastalıkları var osmanlı döneminde bu hastalıklar yokmuydu kanuni sultan süleyman'ın bir şizofren hastası olduğunu biliyormusun türkiyede metropol olarak bir tek istanbulu gösterebilirsin bu durumda türkiyedeki ruh hastaları sadece istanbulda yaşayanlarmı oluşturuyor bende istanbuldan geceken su içmiştim açaba borderline bana ordanmı bulaştı?
((ilahi dinlerin ortaya çıkış nedeninin insanları kontrol etmek ve onlara düzenli bir hayat vermek olduğu gerçeğini kabul etmesenizde durum bu... anarşinin olmasının hiçkimseye faydası yok fakat su andaki düzenden faydalanan insan sayısı çok fazla...))
dostum benim söylediklerimle bunun ne alakası var nasıl böyle bir bağlantı kurdun anlayamadım ben sana hipnozun ilk olarak ortaya çıkışını ve kullanım alanlarını bir araştır diyorum sen ne diyorsun hipnozun tarihte nerelerde kullanıldığını öğrenirsen beni belki anlarsın...
alexitimi rahatsızlığı yaşayanların %100de major depresyon ve anksiyete olduğuna göre bu insanlar nasıl oluyorda hasta olmuyor bir adama diyorsunki evin yanmış banane diyor içinde çocun ölmüş dediğinde allah rahmet eylesin diyor bu şekildeki bir insan hasta değilde nedir bu adam hakkında bu sadece adamın kişilik özelliği diyebilirmisin
ha birde
su anki bölümümden mezun olunca da bi enstitüye parayı bastırıp eğitimde alacağım
... bu çümle neyin nesi oluyor anlatsana bu nasıl bir düşünce yapısı karşındaki insanları ne olarak görüyorsunda böyle bir cümle kurmayı uygun buldun senle her türlü fikri seni kırmamaya çalışarak yıllarca tartışa bilirim ama böyle bir cümlenin bırak izahı özrü dahi olmaz
senin kafan baya karışmış en iyisi senle tartışmaya bir süre ara vermek
Logged
hacı hacıyı mekkede hoca hocayı tekkede deli deliyi dakkada bulur
phoenix
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Ynt: Borderline Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #271 :
Ekim 10, 2008, 10:21:54 pm »
akşam akşam araştırma yaptırdınız Valla helal olsun...
" Aleksitiminin Kuramsal Alt Yapısı-
Aleksitiminin kisisel bir egilim, sosyal destek eksikligi sonucu ortaya çıkan bir durum,hastalık, psikosomatik belirti, kognitif bozukluk, beceri eksikligi, yetersizlik, nörolojik bir arıza, oldugunu savunan farklı görüsler vardır. Bu kadar çok farklı görüs ve yorumlardan dolayı bir kisiye aleksitimi teshisi koymak zorlasmaktadır. Aslında aleksitiminin ya hep ya hiçfenomeni olmadıgını, var ya da yok yerine aleksitimik özelliklerin düzeyinden bahsetmenin daha dogru oldugunu belirten arastırmacılar bulunmaktadır. Bundan baska aleksitimik özelliklerin kalıcı mı? (trait) yoksa geçici mi? oldugu konusunda görüs ayrılıkları vardır..."hepsini okumak isteyen olursa adres:
http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/psikiyatri/dr_erdal_yurt.pdf
insanları çok sert bir dille eleştirmenin gerekliliğine inanmıyorum.herkes bir konuda yanılabilir.bu kadar keskin olma ihtiyacının sebebi nedir merak ediyorum.kabalığa varan tutumlar göstermeden de eleştiride bulunulabilir bence.yanılıyorsam düzeltin lütfen...
Logged
phoenix
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Ynt: Borderline Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #272 :
Ekim 10, 2008, 10:32:23 pm »
bu arada Xuchilpaba,henüz iyileşmediysen iyileşmeye çok yakın olduğunu düşünüyorum.söylediklerin ne kadar doğru ne kadar yanlış değerlendirmiyorum(yeterli teknik bilgim yok) ama tepkilerini samimi ve insancıl buldum...
Logged
Xuchilpaba
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 14
Ynt: Borderline Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #273 :
Ekim 10, 2008, 10:57:14 pm »
forumu okuyanlar için belki birazcık kopuk olacak ama son zmanlarda yazdığım mesajları bi güzel sildim...
en doğrusu bu olur sanırım...
«
Son Düzenleme: Ekim 10, 2008, 11:06:57 pm Gönderen: Xuchilpaba
»
Logged
Acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara...
oldborder
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 22
Ynt: Borderline Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #274 :
Ekim 13, 2008, 05:15:06 pm »
borderline_ , hani diyordun ya iki borderın evliliği nasıl olur çok merak ediyorum. Ben söyleyeyim çok korkunç oluyor. Öncelikle ikisi de sevdiğini sanıyorlar. Sonra biri severken ya da sevdiğini sanırken diğeri yutulma duygusu ile aldatıyor, bu sefer diğeri zaten sevmiyordu baştan beri beni diyerek bütün kapıları kapatıyor. Artık sevmiyorum ilişki bitti tamam dediğinde diğeri çok fena yapışıyor, diğeri ondan kaçmak için şehir bile değiştiriyor ama o da o şehire geliyor peşinden... Çare ülke değiştirmekte bulunuyor.
O da kendinden kaçış aslında. Bu arada ilişki boyunca herkes kendini yaşıyor, gerçek bir ilişkiden eser yok. Yalnızlık ve boşluk duyguları hakim. Yani kelimenin tam anlamıyla bir kabus. Sonuç: İki border asla evlenmemeli. Borderler kendilerini tanıyıp bakışlarını değiştirmeli. Hani athena da kontrol evet ama ilişki içinde bu mümkün olmuyor diyor ya... Bu doğru değil aslında. Duygu ve düşünce kalıplarımızın nasıl işlediğini biliyorsak, o zaman olumsuz duygu ve düşüncelerimizin farkına varıp, durdurabiliyoruz. Doktorum bir kere kır zinciri gerisi kolay olacak demişti. Zor ama gerçekten oluyor, kontrol altına alınıp durduruluyor. Yeterki zamanında farkına varın çalışmaya başlayan border saatinin. Bir de olgunlaşma diyorsunuz ya hani. Olgunlaşmada ne olduğunu bilmeden işe yaramıyor. Aslında sizler çok şanslısınız bana göre çünkü ben 44 yaşında öğrenmiş durumdayım borderline olduğumu, nerdeyse hayatımın yarısı. Bunun olgunlaşma ile değil kendinin farkına varmakla ilgisi var. Daha doğrusu bence OLGUNLAŞMA= Hayatına sahip çıkmayı istemek. Evet arkadaşlar önce bunu gerçekten isteyeceksiniz. İşte tam da o zaman sizin için neyin önemli olduğunu anlıyor ve o betonlaşmış border kalıpları kırıp, kontrol altına alıyorsunuz. Kolaymış gibi söylediğime bakmayın, zor gerçekten. Ama zor olan işleyişi bulup, farkına varmak. Ondan sonrası kolay, kendisinin terapisti oluyor insan. Bütün bunları bir ilişkinin içindeyken yaptım ben. Bunlar akıl verme, tavsiye, ahkam kesme falan filan değil. Bunlar gerçek arkadaşlar. Yani oluyor. Mümkün arkadaşım mümkün. Ha bu demek değil ki herşey güllük gülüstanlık hiç border salınımlar yaşamıyorum. Hayır oluyor zaman zaman. Ama en uzunu en kötüsü yarım gün sürüyor. Ki bu da nadir. Önce ulan dedim bu hep böyle mi olacak sürekli tetikte mi bekleyeceğim ben. Hiç iyileşemeyecek miyim sürekli bu düşünceler peşimde mi olacak. Kendime güvenim sarsıldı önce. Sonra 40 yıllık bakışı 3 ayda değiştirmenin mümkün olmadığı bu salınımların doğal olduğu dank etti kafama. Artık border düşünce ve duyguları farkettiğimde paniğe kapılmıyorum. A nerden geldin bakayım sen diyorum, hah işte şu neden olmuş. Peki o öylemi, gerçekte nasıl falan filan bir bakıyorum rahatlamışım işte normal ben. Yani kırdım zinciri. Yoruldum işte böyle. Kırın zincirinizi istiyorsanız tabi. İmkansız diye bir şey yok. Ne kadar istediğinize bakar.
Logged
athena
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 25
Ynt: Borderline Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #275 :
Ekim 13, 2008, 06:07:29 pm »
SEVGİLİ OLDBORDER
doktorların söylediği bişeyi hemn dile getirmek istiyorum: ''Bu problem zaten olgunlaşmayla beraber 40lı yaşlardan sonra kendiliğinden ortadan kalkar'' Yani aslında yaşadığın dönem bu problemin sende en az etkili olduğu dönem. Yani o yaptıklarını yapması o yaşlar için çok doğal. Esi ilişkime geri dönene kadar bende insanın istese yapamayacağı şey yoktur duyguyu anlayıp durdurmak o kadar zor değil diye yazıyordum buraya ve bunada inanmıyor değilim ama öyle bişey oluyor ki genç yaşlarda çok ağır bir duruma girdiğinde bunun borderline olduğunu düşündüğünde dahada sinirleniyorsun dünyada bunca illet varken yaşamanı bu kadar sınırlayan kimsenin anlamadığı anlatamaadığın tanımlayamadığın ve tedavi edemediğin bişeye sahip olduğunu düşünerek kendine acıyorsun...çıkmazlar dahada bir içine çekiyor seni..doktor bana terapi almazsan kırk yaşına kadar bekle o zaman düzelirsin demişti çok üzülmüştüm...kırk yaşına kadar böyle yaşamk zorunda olmak çok zor gelmişti...artık ne yapacağımı bilmiyorum....hayattan resemn korkarak yaşıyorum....sürekli kötü davranmaya başladım sevdiğim insanlara gene içimde garip bir öfke var...çok yoruldum ya valla böyle yaşamaktan...saati 300ytden 3 yıl terapiye(kalp amelyatı bile totalde daha ucuza geliyor sanırım ) ihtiyacım var yoğun olarak böyle bir bütçemde yok. galiba 40 yaşımı bekliycem ölmezde sağ kalırsam. veya radikal bir karar alıp farklı bir boşlukla hiç ilişki yaşamıycam kriz olmuyor ama mutluda olmuyorsun işte öyle durumlarda kontrol kuvvetli.. en kolayı hangisi acaba???
yani sevgili oldborder beni yanlış anlam sakın 20li yaşlarda duyguları kontrol etmek daha zor demek istemiştim herşeyin özünde özünde...tartışma amaçlı yazılmış bir yazı değildir.
Logged
Sayfa:
1
...
12
13
14
15
16
17
18
[
19
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 1.159 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...