Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Hatunca.net
Kültür-Sanat
MÜZİK KÜLTÜRÜ...
MÜZİK KÜLTÜRÜ...
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Eylül 07, 2008, 02:31:14 pm
Hatunca.NET Forum
Hatunca.net
Kültür-Sanat
(Moderatör:
paralelevrenler
)
MÜZİK KÜLTÜRÜ...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
Gönderen
Konu: MÜZİK KÜLTÜRÜ... (Okunma Sayısı 1261 defa)
fourmi
Ziyaretçi
MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
:
Ekim 25, 2007, 05:32:15 pm »
'Cover' kültürü çağındayız
Yaşadığımız dünyada artık yeni bir şey üretilmesi insanları ürkütüyor. Belki de bu nedenle yeni bir tür çıkmıyor, müzisyenler 'cover' yapmakla yetiniyorlar
Bu konuyu yazan : HASAN BÜLENT KAHRAMAN
Bir süredir dikkatimi çeken bir şey var. Nerede bir parça müzik çalınsa kulak kabartmaya başladım. Ben esasen bir arkadaşımın saptadığı üzere müzik bağımlısı birisiyim. Onsuz duramam. Ne var ki, dinlediğim müziği kendim seçmek isterim. Öyle ses olması için müzik çalanlardan değilimdir. Buna mukabil son zamanlarda radyonun, televizyonun sesine kulak kesiliyorum. Bunun tek nedeni artık yeni bir şey duyamıyor olmam. Çok hazin ve şaşırtıcı bir durum ve gerçek, şu belirttiğim şey. Nedeni karmaşık. Kendi tercih ettiğim müzikleri öne alarak açıklamaya çalışayım.
Soruna klasik Batı müziği açısından bakılacak olursa bu müziğin artık tamamlandığını belirtmek şart. Batı klasik müziği artık daha fazla üretilmeyen bir şey. Ne zaman tamamlandığını söylemek zor belki, fakat 20. yüzyıl bu müziğe önemli bir kopuş getirdi. Bu kopuş bana göre Stravinski'yle oldu. Stravinski'nin müziği bütün ayrıksılığına rağmen hâlâ klasik müziğin kurallarına bağlıydı. Onu izleyen dönem ise atonal müzikle iş bambaşka bir noktaya taşındı. Diğerleri yapıyı, dokuyu bütünüyle değiştirdiler. Kuşkusuz o müzikler de yüksek kültürün bir parçasıydı. Ama o müziği deneysel bir müzik diye tanımlamak daha doğru olacak. Bugün de senfoni, süit, konçerto yazanlar var. Fakat işin çehresi, amacı, anlamı bir hayli değişmiştir. Yani klasik müzik denildiğinde akla gelen isimler bakımından bu işin tamamlandığını vurgulamak gerek. Giderek bu müzik bir performans müziği niteliği kazanmıştır. Mozart'ın Haffner Senfonisini biliriz. Mesele onun bugün yeni bir şef ve orkestra tarafından nasıl yorumlandığını izlemektir. Yeni bir tını yakalama arayışındaki bu konserleri izlediğimizde artık 'anıtsal' şefler döneminin bile kapandığını görüyoruz.
KLASİK OSMANLI MÜZİĞİ BİTTİ!
İkinci çember benim için Klasik Osmanlı müziğidir. O müziğin durumu daha da vahimdir. Tıpkı klasik Batı müziği gibi o müzik de tamamlanmıştır, hatta bitmiştir. 1940'larda, kimilerine göre neoromantik/klasik dönem denilen, özünde makamlara saygılı küçük şarkı formundaki parçaları içeren hamlenin arkası gelmemiştir. 19. yüzyıl ikinci yarısında hatta 20. yüzyıl başında bu müzik dinsel bir müziğin ekseninden tamamen koparak sekülerleşme cihetine yönelmiş fakat büyük bir hamle yapamamıştır. Yapabilseydi, klasik Batı müziğininkine benzer bir ek gelişme sağlayabilirdi; ama bu da onun dokusuna aykırıydı. Geriye o müzik üretiminden hiçbir şey kalmadı. O kadar ki, Batı müziğinde karşılaştığımız yenilik yaratma sisteminden bile söz edemiyoruz. Yukarıda söylediğim gibi bugün hâlâ bize büyük hazlar tattıracak bir Shostakovich yorumundan söz edebiliyoruz ama Zaharya, Itri, Kömürcü Hafız yorumları yok. O müzikler bizden çağlar ölçüsünde uzak ve toprağa gömülü.
Üçüncü halkada benim için caz var. Durum diğerlerine oranla biraz daha iyi denebilir. Hâlâ iyi kötü bir izleyicisi var. Dünyanın her yerinde festivaller düzenleniyor. Fakat cazın büyük çağlarıyla karşılaştırıldığında bunların çok cılız şeyler olduğunu yazmak gerekiyor. Bugün büyük cazcılar yok artık. Kalıcı olacak yeni parçalar ise hemen hemen hiç bestelenmiyor. Olup biten tıpkı klasik müzikte yaşanan şeyler: her şeyin bir yorum olması. Yeni caz şarkıcıları lanse ediliyorsa da onları daha ziyade bir pazarlama etkinliği olarak görmek gerekir.
Uzun lafın kısası ben kendi açımdan dinlediğim müziklerin bittiğini biliyor ve ancak tanımladığım şekilde yaklaşıyorum onlara. Bununla birlikte sorun sadece benimle sınırlı değil. Galiba, yeni müzik yapmak bütün dünyada ve tüm müzik alanlarında bitti. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Müzik sosyologları yanıtları bulurlar. Fakat içlerinde en çarpıcı olanı herhalde müzikleri üreten çağ/zaman koşullarının değişmişliği. Bu mesela Rock müzik için de geçerli. 1960'ların müziği, 1970'lerin müziği artık bir daha üretilecek şeyler değil. O zaman soruyu biraz daha değiştirmek gerek. Bugünün müziği ne? İşte, beni etrafta çalınan müziğe kulak kabartmaya iten de bu.
Bugünün müziği diye bir özgün müzik yok artık. Haksızlık etmeyeyim veya çok kaba bir şey söylemiş olmayayım ama bugünkü müziğin yüksek kültürle ilgili kısmını belirttim. Popüler kültürle ilgili olanı da aşağı yukarı aynı şey: yeni müzik yazılmıyor daha ziyade eski müzik yeniden yorumlanıyor. Buna da 'cover' deniyor. Ya aynı şarkıcı kendi müziğini bugünün tınısıyla yeniden yorumluyor ya da bir başkası onu alıp yeniden 'yorumluyor'. İşte, Orhan Gencebay, bir dönemin 'arabesk' diye tanımlanan parçalarını bugünün müziği haline de getirdi. Burada hazin olan, gerçek anlamda yeni bir yorum boyutunun işin içine karışmaması, sadece tınının değişip çekici bir hal alması.
Bütün bunlar belki de 'postmodern' dediğimiz dünyanın bir 'hali'. Hatta o dünyanın yeni bir boyut kazandırdığı televizyon dizisi kültürünün bir uzantısı. O dizilerin en önemli özelliği değişimin hemen hemen hiç olmamasıdır. Aynı halin çok uzun süre devam etmesidir. İnsanların yenilikten korkar hale getirilmesidir. İşte önce edebiyatı ve nihayet müziği bitiren yanı budur. Yeni bir şey üretilmesi artık insanları ürkütüyor. Hele buna bir de simülasyon kültürünü ekleyince iş bitiyor.
Yaşadığımız dünyaya çok ad verildi ama bir de 'cover' çağı diyelim.
Logged
mtunc35
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 3
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #1 :
Kasım 07, 2007, 03:23:33 pm »
İlaç Gibi Müzik
Osmanlı müziğinin öldüğünü söylemek,bu ülkede yaşayan milyonları yok saymak demek.İzmirde yaşıyorum,150 kadar koro olduğunu biliyorum,ayrıca onların bir neferide benim.Bu müzik osmanlıdan öncede vardı,bin yıl önce vardı, bin yıl sonrada olacak.Neden?TRT geçenlerde sanat müziği yarışması açtı,gelen eserlerin sayısı binlerle ifade edildi,ülkede koro sayısı yinede binlerle..
Ayrıca bu müziğin pöpüler müzik gibi olmasınıda istemiyorum,sadece bu müziği anlaması gereken bazı grupların tanımamış olması beni üzüyor, müzik bilenlerin tartışmadığı bir alan daha var ki,oda insan duygularını en iyi yansıtan müzik sanat müziğidir.Bir çok hastalığa iyi geldiğini artık bilmeyen kalmadı,yani ilaç gibi müzik Yoksa bin yıldır yaşamazdı.Bin yıldır diyorum tabii ki daha eski,ama benim elimdeki ilk nota 850 yılına ait de o sebeble böyle yazıyorum,şüphe yok o aşamaya gelene kadar öncesi var.
Sadettin Kaynak<bu öyle bir okyanus ki,ben ancak dizlerime kadar girebildim>demiş benimde kıyıdan gördüklerim bunlar
Logged
prisoner
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 199
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #2 :
Mart 28, 2008, 12:24:41 am »
bence insanlar o kadar çok yeni müzik çeşidi yaptılar ki artık saçmalamaya başladıklarını anladılar. bunun çaresini de covar da buldular. hem yeni hem eski herkesin bildiği.
çok iyi bi taktik yani. beğeniyor ve destekliyorum.
Logged
sevdim sandım
sevildim sandım
sonra uyandım
sonunda ben anladım............
paralelevrenler
Moderator
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 841
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #3 :
Nisan 01, 2008, 04:34:23 am »
Bir zamanlar Türk sinemasına Yeşilçam nasıl damga vurduysa, Türk Pop müziği de yaklaşık bir 15 sene 80 li yılların ortalarından 90 yılların sonuna kadar olan zamana damgasını vurdu. 90 lı yılların sonundan itibaren içinde bulunduğumuz 2000 li yıllar da dahil türk pop müziği yerlerde sürünüyor. Nerede o dönemin müzikalitesi tavan yapmış müzikleri, şarkıları ve nerede onları yorumlayan gerçek ses sanatçıları? Ama bir bakıma kendimi şanslı addediyorum çünkü çocukluğum müzik kalitesinin tavan yaptığı bu döneme denk gelir, bunun önemli olduğunu düşünürüm. Şimdiki veletler gibi Ajdarlarla, Petek Dinçözlerle ve bunların türevleri olan diğerleriyle falan beynimiz dumur olmadı bizim. Biz Harun Kolçakların, Nilüferlerin, Aşkın Nur Yengilerin, Sezen Aksuların, Seyyal Tanerlerin, Zerrin Özerlerin, Nükhet Duruların, Leman Samların, Ajda Pekkanların şarkılarıyla ve yorumlarıyla büyüdük.
Türküler de ayrı bir alem. Benim zamanımın türküleri de şimdiki gibi yozlaşmış değildi. Şimdi, ne olduğu belli olmayan bir elektronik saz bir darbukanın lokomotifliğini yaptığı, altında garip bir tekno ritim, türkü demeye bin şahit isteyen, müzik demeye 2 bin şahit isteyen garip bir gürültü topluluğu var. Oysa ben hatırlarım TRT1’de Türkü gecelerinde “ne ağlarsın benim zülfü siyahım” okunduğu zaman zevkle dinlerdik.
http://www.perfspot.com/music/87179
Logged
keremcem3333
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 310
hayata tebessümle bakmalı...
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #4 :
Nisan 22, 2008, 10:22:20 pm »
söylediklerinize katılıyorum ve sayıları azda olsa yinede üretken beyinler olduğunu düşünüyorum.ben genelde halk müziği ,sanat müziği ve klasik müzik dinlemeyi tercih ediyorum.beste yapamasamda bağlama çalmaya çalışıyorum.
Logged
dostlar, beni martılarla konuşurken görüyormuş sürekli !
ben eski bir kaptanım, kağıt bir gemiden emekli ...
bahrewan
Asistan
Offline
Mesaj Sayısı: 97
insanları dinliyerek,konuşmayı seviyorum.
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #5 :
Haziran 27, 2008, 01:24:40 pm »
BENİM SEÇİMİM UMUT ALTINÇAG,birde ferhat tunç ekliyorum.bazende kızılderili muzigi diniliyorum. covardan yana degilim vede olmamda tşkler pylaşım için
Logged
SEVĞİ ÜRETMİYORSA EĞER YÜREĞİNİZ,
İYİ BİR ÜRETİCİ DEĞİLSİNİZ DEMEKTİR...
hollywood_m
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #6 :
Temmuz 02, 2008, 09:12:05 pm »
insanlar artık o kadar çok şarkı yapmış ki,şimdi yapacak şarkı kalmamışi neredeyse ve dikkat ettiyseniz şu anda yeni şarkıların çoğu da çok anlamsız sözlerden oluşmakta..yeni çare cover her zaman vardı ama şu anki kadar değildi eskiden
Logged
suyagmur
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 161
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #7 :
Temmuz 23, 2008, 12:20:24 am »
covere karşıyım.halkın yüreğinden kopan türkülerin tadı bir başkadır.çalmak,söylemek ve dinlemek ayrı güzeldir.sanat müziğinin gönül telini titretmesi inkar edilebilir mi?bir başkadır şarkıların tadı.yorgun sitresli olduğunuzda nasılda dinlendirir klasik müzik
müziğe gönül veren herkese selamlar
Logged
yaz gülü 35
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 41
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #8 :
Eylül 01, 2008, 01:18:28 pm »
Müzik benim yaşamımın bir parçası ve ben kendi müziğimizi çok seviyorum.
Logged
kerkira
Asistan
Offline
Mesaj Sayısı: 69
Ynt: MÜZİK KÜLTÜRÜ...
«
Yanıtla #9 :
Eylül 01, 2008, 04:40:44 pm »
Müzik kültürü benim yaşam tarzımda da büyük yer kaplayan bir unsurdur.Yemek yemek gibi,su içmek gibi gereksinim duyduğum bir eylem,evet son dönemlerde coverlar olsun,r&b olsun,rap dedikleri türler türemiş olsun ama benim bakış açımı,kendi tat aldıgım tarzımı değiştiremiyor,aslında farklılığa açık bir kişiliğim ama sevemiyorum nedense yeni tarz şarkıları,manaları çok anlamsız,ses zaten bilgisayar ortamından üretilen ses,pek haz etmiyorum.
Logged
Sayfa:
[
1
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Yardım Merkezleri
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 1.199 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...