Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Bulimia ve Anoreksiya arrow BESLENME
 
 
BESLENME
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 12:22:54 am
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Bulimia ve Anoreksiya (Moderatör: crea)
| | |-+  BESLENME
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 3 [4] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: BESLENME  (Okunma Sayısı 16110 defa)
gokche18
Ziyaretçi
« Yanıtla #45 : Şubat 16, 2007, 04:52:16 pm »

Vitamin eksikliğine dikkat!

--------------------------------------------------------------------------------

Vücutta gereksinim duyulan belirli vitamin ve minerallerin eksikliği çeşitli rahatsızlıklara neden oluyor.
 Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Neriman İnanç, vücudun gereksinim duyduğu vitamin ve mineral eksikliğinin farklı belirtilerle ortaya çıktığını söyledi.

Yaşlanmayı yavaşlatan A vitamininin eksikliğinde enfeksiyonlara yatkınlığın arttığını ve görme bozukluğunun ortaya çıktığını belirten İnanç, kemikler için gerekli mineralleri içeren D vitamini eksikliğinin ise kemik kırılmalarına yol açtığını vurguladı.

Dr. İnanç, kanser ve kalp hastalıklarının önlenmesinde etkili olan E vitamininin eksikliğinde ise kas kaybı, adet düzensizlikleri, sinir kas sisteminde bozukluk görüldüğünü belirtti.

İnanç, K vitamininin kemik oluşumunu etkilediğini ve kanın pıhtılaşmasını sağladığını da anlattı:

"Dokuları yenileyen ve kanseri önlemede yardımcı olan C vitamininin eksikliğinde yorgunluk, depresyon, enfeksiyonlarda ve yaralarda yavaş iyileşme, kan damarlarındaki zayıflığa bağlı kanama görülür.

Kan dolaşımını düzenleyen B1 vitamininin eksikliğinde ise yorgunluk, sinir hastalıkları, büyüme geriliği, iştahsızlık ortaya çıkıyor. B2 vitamini de anne karnındaki ceninin gelişiminde gereklidir."

B12 vitamininin eksikliğinde anemi, dilde iltihaplanma ve yorgunluk göründüğünü açıklayan İnanç, B6 vitamininin yetersizliğinde de depresyon, kas uyuşukluğu, göz kenarında yara, hafıza zayıflığı meydana geldiğini vurguladı.

Fosfor eksikliğiyle lezzet kaybı

Dr. Neriman İnanç, kalp ritmini düzenleyen, kandaki kolesterolü düşüren kalsiyumun yetersizliğinde, eklem ağrıları, tırnaklarda kırılma, hipertansiyon, kaslarda kramplar, diş çürümeleri görüldüğünü de söyledi.

Fosfor eksikliğinde ise lezzet kaybı, bulantı, kemiklerde kalsiyum kaybı görülebiliyor.

Demir eksikliğinde yorgunluk, dikkat azlığı, saç kırılmaları, tırnakların kaşık şeklini alması gibi belirtiler ortaya çıkarken magnezyum eksikliğinde, büyüme geriliği, uyku hali, kas spazmı, kişilik değişiklikleri görülebiliyor.

Guatrı önlemede gerekli olan iyotun eksikliğinde ise tiroit hormon bozukluğu, meme kanseri ve kilo alma riskinin görüldüğünü belirten İnanç, "çinkonun eksikliğinde ise büyüme geriliği, yara iyileşmesinde gecikme, tat ve iştah kaybı, prematüre ve düşük ağırlıklı doğum, seksüel gelişme geriliği görülür" dedi.

Vitamin ve mineral kaynakları

Doç. Dr. İnanç, vitamin ve minerallerin hangi besinlerde bulunduğunu da anlattı:

A vitamini: Hayvansal kaynaklı besinler, kayısı, havuç, şeftali, kırmızı biber, domates, brokoli, ıspanak, balık yağı ve tereyağı

D vitamini: Yağlı tohumlar, soya fasulyesi ve kurubaklagiller

E vitamini: Koyu yeşil yapraklı sebzeler, taze meyveler, buğday ve peynir

K vitamini: Turunçgiller, çilek, yeşil biber, domates, brokoli ve kuşburnu

C vitamini: Kahverengi pirinç, bulgur, karaciğer, et, balık, süt ve kuru baklagiller

B1 vitamini: Peynir, yumurta sarısı, balık, yoğurt, taze yeşil yapraklı sebzeler ve mantar

B2 vitamini: Tavuk, sığır eti, balık, yumurta, süt, muz ve patates

B6 vitamini: Kuzu ve sığır böbreği, balık, yumurta ve soya ürünleri

Kalsiyum: Süt ve süt ürünleri, ıspanak, brokoli, badem, kuşkonmaz ve susam

Fosfor: Süt ve süt ürünleri, etler, tohumlar, sert kabuklu meyveler, ayçiçeği ve kabak çekirdeği

Demir: Etler, kuru baklagiller, kayısı, kuru erik ve kuru üzüm

Çinko: Etler, yağlı tohumlar, süt ve ürünleri, bira mayası ve soya fasulyesi

Magnezyum: Badem, ceviz, fındık, kuru fasulye, soya fasulyesi filizi

İyot: iyotlu tuz, deniz ürünleri, ıspanak, sarımsak ve şalgam

Logged
gokche18
Ziyaretçi
« Yanıtla #46 : Şubat 17, 2007, 12:18:11 pm »

Diyetle ilgili en çok sorulan sorular

--------------------------------------------------------------------------------

Diyet yaparken karşılaştığımız sorunlardan biri de, neyi ne kadar yiyeceğimiz. Günlük almamız gereken kalori ve yağ miktarından, karnımız açlıktan kazındığında ne yiyeceğimize ya da kalsiyum ihtiyacımızı mutlaka sütten mi alacağımıza kadar pek çok soru aklımızı kurcalar.

İşte, diyetle ilgili en çok sorulan sorular ve diyetisyenlerin verdikleri yanıtlar: 1- Yumurta kolesterol açısından kötü mü?: Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumurta tüketiminde ölçülü olduğunuz sürece hayır. Yumurta, vücudunuz için gerekli olan protein, K vitamini, riboflavin ve selenyumu sağlamak için mükemmel bir kaynak. Yapılan araştırmalar, yumurta sarısının 213 mg kolestrol içeriyor olmasına karşın, haftada 2 adet yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyi üzerinde hiçbir olumsuz etkide bulunmadığını gösteriyor.

2- Günde kaç kalori almalıyım?: Öncelikle, dengeli bir beslenme programı uygulayarak vücudunuzdaki her yarım kilo için 10 kalori almalısınız. Buna, günlük aktivite durumunuza göre, 400-700 kalori daha eklemelisiniz. Sözgelimi 65 kiloda aktif bir kadının günlük alması gerekli kalori miktarı 2000 civarındadır ve bu kişinin, haftada bir kilo vermek istediğinde, günlük kalori miktarından 500 kalori daha az beslenmesi yeterlidir. Eğer siz daha kalıcı çözümler istiyorsanız, diyetiniz boyunca günlük kalori miktarından 250 kalori indirin ve 250 kaloriyi yaktıracak kadar da egzersiz yapın.

3- Kilo vermek isterken günlük almam gereken ortalama yağ miktarı ne kadardır?: Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günlük aldığınız kalori miktarının yüzde 15'i, diyet yapıyor olun veya olmayın her iki halde de yağlardan sağlanıyor. Bu miktar; kalp krizi, obezite ve diyabet riskini en aza indirmek için yeterli. Sözgelimi, bin 500 kalorilik bir diyet yapıyorsanız alabileceğiniz yağ miktarı 50 gramla sınırlı.

4- Karbonhidrat niçin egzersiz için de büyük önem taşır?: Vücudumuzda glikojen olarak depolanan karbonhidratlar, kas gücünü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca, aşırı olmamak kaydıyla vücudumuzda depoladığımız yağlar da aynı etkiyi gösterir. Kas gelişiminde önemli rol oynayan glikojeni vücudunuza tedarik edebilmek için, egzersiz çalışmalarınız sonrası karbonhidrat içeren yiyeceklerden yemelisiniz. Mesela 90 dakikalık bir egzersiz sonrası, fırınlanmış patates, bir porsiyon meyve veya kepekli krakerler iyi birer seçim.

5- Kahvede bulunan kafein kemiklerimi zayıflatır mı?: Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, hayır. Çok aşırı miktarda kahve içmiyorsanız böyle bir durum söz konusu değil. Gene de kafeinin kemikleriniz üzerindeki zararlı etkilerinden endişe duyuyorsanız, kahvenizi sütle içmeyi deneyin.

6- Yüksek tansiyon problemim yoksa tuza dikkat emmeme gerek var mı?: Tuz, şeker ve un, üç zararlı beyaz. Bu nedenle, kullanacağınız tuz hep az olmalı.

7- Besleyici değerleri bakımından vücudum için en yararlı 5 sebze hangisi?: İster koyu yeşil olsun isterse kırmızı, isterse portakal rengi veya sarı, bütün sebzeler harika birer besleyici ve vücudumuzu hastalıklara karşı dirençli hale getiriyorlar. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, herbirinin ayrı yararları olmakla birlikte, düzenli olarak alındıklarında vücudumuz için en yararlı sebzeler şunlar:

Ispanak, iyi bir folik asit kaynağı, kansere karşı koruyucu etkisi var, A vitamini ve kalsiyum içeriyor; havuç, mükemmel bir A vitamini kaynağı; tatlı patates, A ve C vitaminleri içeriyor; brokoli, A ve C vitaminleri ile folik asit içeriyor; sarımsak, kansere karşı etkili pitokimyasallar içeriyor.

8- Hangi yiyecekler kolestrolü düşürür?: Lif bakımından zengin sebzeler, sözgelimi yulaf, fasulye ve soyalı besinler, kolesterolü düşürüyor. Bunlar, kandaki kolesterol miktarını dengeleyici özelliğe sahip bulunuyor. Kolesterolünüz yüksekse, özellikle az yağ içeren bir diyet yapmalısınız. Aldığınız yağ miktarını azaltmak için meyve ve sebze ağırlıklı öğünler yemelisiniz ve kırmızı eti azaltmalısınız. Ayrıca süt ve süt ürünlerinden de yağsız olanları tercih etmelisiniz.

9- Günde 8 bardak su içmek neden önemli?: Vücudumuzda oluşan en temel kimyasal reaksiyonların tümü suya gereksinim duyar. Su; sindirimde, metabolizmanın düzenlenmesinde, vücut ısısının ayarlanmasında, kan basıncında ve fitness performansında direkt etkilidir.

10- Karnım açlıktan kazındığında bunu nasıl giderebilirim?: Bunu tamamen geçiremezsiniz; fakat kendinize en zararsız biçimde üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için, diyetisyenlerin belirledikleri stratejilerden birini deneyebilirsiniz. Dilediğiniz yiyecekten ufak miktarlarda yiyerek açlığınızı gidermeye çalışın. Canınızın çektiği yiyeceklerin benzer diyet versiyonlarından deneyin. Hala açlığınızın önüne geçemediyseniz, arkadaşlarınızla birlikte olmayı ve açlığınızı aktivitelerle unutmayı deneyin.

11- Şeker şişmanlatır mı?: Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, teknik olarak yağ içermediğinden, hayır. Şeker, saf karbonhidrattan oluşur ve biz bu ihtiyacımızı aynı şekilde ekmekten, meyvelerden de karşılayabiliriz. Ama tabii ki şeker kalori içerir. Bazı şekerli yiyecekler, sözgelimi kurabiyeler ve krakerler, aynı zamanda yağ da içerir. O halde, çok fazla şekerli gıda tüketimi kısa sürede yağ birikimleri olarak vücudumuzda yerini alacaktır.

12- En sağlıklı yağ hangisi?: Zeytinyağı kesinlikle en sağlıklı olanı. Zira, doymuş yağ oranı düşe aynı etkiyi gösterir. Kas geük, doymamış yağ oranı yüksek rafine bir yağ. Göğüs kanseri riskini azalıyor ve kolesterol üzerinde kötü etkileri bulunmuyor. Margarin ve tereyağı gibi doymuş yağlar damar tıkanıklığına sebep olur ve böylece yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır. Hidrojene bitkisel yağ gibi kimyasal reaksiyonlardan geçirilmiş yağlar da kolesterol üzerinde kötü etkilerde bulunur. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumuşak doymamış margarinler diyet yaparken en uygun seçim. Eğer tereyağı konusunda ısrarcıysanız, light çeşitlerini zeytinyağı ile birlikte kullanmanızda fayda var.

13- Metabolizmayı özellikle güçlendiren yiyecekler var mı?: Diyetisyenlerin bu soruya yanıtı, hayır. Söylenildiğinin aksine, balarısı polenleri ve greyfurt da böyle bir etkide bulunmuyor. Bazı baharatlı yiyeceklerin metabolizmayı hızlandırdığı doğru olsa da, bunun vücut üzerindeki etkileri oldukça zayıf. Eğer metabolizmanızı güçlendirmek istiyorsanız, ağırlık kaldırma egzersizleri sizin için çok yararlı olacaktır. Kaslarınızı zorlayarak kaldırdığınız her yarım kilo için günde 35 kalori yakabilirsiniz.

14- Çok az yağ yemek mümkün mü?: Tıpkı bir araba gibi, vücudumuz da hareket etmek için yağa gereksinim duyar. Özel olarak yağ asitleri, hücre onarımında ve yenilemelerinde de iş görür. Et, balık, fındık gibi besinlerden aldığımız yağlar, aynı zamanda hormonları düzenleyici ve sinir sistemini güçlendirici etkilere sahip. Her ne kadar çoğu uzman günlük kalori miktarının yüzde 15'inin yağdan karşılanması gerektiği görüşünde birleşse de, yapılan son araştırmalar, yüzde 10'un da yeterli olduğunu gösteriyor.

15- Acıktığım zaman neden çekilmez bir insan oluyorum?: Kötü gününüzde olsanız dahi, dayanılmaz olmanızın sebebi, fizyolojik olarak açlığınızdan ileri geliyor olabilir. Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, vücuttaki kan şekeri düştüğünde, otomatik olarak kanınızdaki adrenalin ve daha birkaç hormonun işlevi de azalır ve bunun sonucu sinirlilik, kan basıncınızın artışıyla doğru orantılı olarak gerginlik görülebilir. Eğer sık aralıklarla azar azar yemek yemeye vakit ayıramıyorsanız, yanınızda bir meyve veya atıştıracak krakerler taşımanızda yarar var.

16- Hiçbir şey yemeyerek zayıflamak tehlikeli mi?: Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır.
17- Baharatlı yiyecekler ülser yapar mı?: Yapılan araştırmalar, peptik ülserin gerçek sebebinin mideye yerleşen bir bakteri olduğunu gösteriyor. Günümüzde ülser tedavisinde diyet yanında bu bakteriyi etkisiz hale getiren ilaçlar da kullanılıyor.

18- Izgaranın kansere yol açtığı doğru mu?: Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, direkt olarak hayır; ama kanser riskini arttırdığı doğru. Biftek, tavuk gibi et yağları kömür üzerine düştüğünde çıkan dumanın kanserojen etkileri olduğu biliniyor. Yapılan çalışmalar, mangaldan önce etleri marine etmenin bu tehlikeyi azalttığını gösteriyor. Diğer bir sağlıklı yöntem de etleri önce mikro dalgada pişirip en son mangalda çevirerek servise sunmak.

19- Gece yatmadan önce bir şeyler atıştırmak zararlı mı?: Gece yarısı yediklerinizi sindirmeniz iyice zorlaşır. Hele bir de yedikleriniz abur cubursa. Diyetisyenler, yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız meyve veya bir kase yoğurt yemenizi ya da bir bardak süt içmenizi öneriyor.

Logged
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #47 : Şubat 19, 2007, 09:55:12 pm »

Sık Sık ve Ağır Diyet Yapmak Metabolizmayı Etkiler mi?


Bu şekilde uygulanan diyetler sadece metabolizmamızı değil, sindirim sistemimizi de etkiler.

Ağır diyetlerde; önce aşırı bir kısıtlama yapmak, ardından da dayanamayarak çok fazla yemek yemek sonucunda ani kilo alıp, vermeler olur. Bu durum da vücuttaki dengeleri olumsuz etkiler.
Yapılması gereken davranış, yaşınıza, boyunuza, kilonuza, aktivite durumunuza ve yaşam şeklinize uygun olarak hazırlanmış ve yavaş kilo verdiren (haftada 0.5-1 kg) diyetler uygulamaktır. Böylece hem vücut sarsılmayacak hem de uzun dönemde yanlış beslenme alışkanlıkları yerini doğru beslenme alışkanlıklarına bırakarak, diyet sonrası verilen kiloların korunması kolaylaşacaktır.


Metabolizmayı hızlandırmak için neler yapılabilir?

Düzenli beslenerek metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Öğün atlamadan, açlık diyetine girmeden, öğün aralarında sağlıklı beslenerek bunu başarabilirsiniz. Önemli olan az miktarda ve sık aralıklarla besin alarak enerji seviyesini sabit tutmaktır.
Programlı yapılan egzersizin de metabolizmayı hızlandırıcı etkisi vardır. Hatta egzersiz sonrası vücuda giren oksijen miktarındaki artışın da metabolizma üzerindeki etkisi büyüktür.   
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
ide
Ziyaretçi
« Yanıtla #48 : Mart 12, 2007, 03:00:35 pm »

İştaha karşı nane kokusu
Kokular, elektriksel bir iletişimle iştah merkezi üzerinde önemli etkiler yapar. Yani tat duyusunu doyurmak için, koku duyusunu da doyurmak gerekir. İştah açan vanilya, kakao, tarçın ve limonun aksine bazı kokular da iştahı kapatır. İştah kesici etkisi olan bu kokuların hepsi itici değildir. Aralarında bazı özel etkileri olan kokular da bulunuyor. Örneğin nane, zerdeçal ve yeşil elma koklamak iştah merkezine baskı yapıyor. Almanya'da bir araştırmada, bu kokuları sık sık koklayan kişilerin, diğer kontrol grubuna oranla daha hızlı kilo verdikleri saptanmış.
Logged
simge86
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 122


Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.


« Yanıtla #49 : Mart 18, 2007, 12:57:53 pm »

yazılar çok bilgilendirici.kafama takılan bişey var.çünkü bu konuda diyetisyenler internet siteleri vs farklı şeyler diyebiliyor.diyetisyenim bazal metabolziammı ölçmedi ve günlü kalri konusunda net bilgilendirmedi.20li yaşlarında bir bayanın günlü kalori ihtiyacı nedir.belki herkesin metabolizması farklıdır ama kiloyu korumak ve sağlıklı olmak için almamız gereken kalori ortalama nedir???
Logged

Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #50 : Mart 25, 2007, 10:22:24 am »

Simgeciğim, 800cal. civarı ciddi anlamda tehlikeli, gazetelerde okuduğumuz, yeme bozukluğu yüzünden ani ölümler yaşayan insanlar büyük ihtimalle 800 civarı alıyor. 1200'den aşağısı da içorganlarının fonksiyonunu sağlıklı şekilde sürdürübilmesi açısından yine tehlikeli, uzun sürerse kalbe ve böbreklere zarar vermeye başlıyor. 1200 kal. altında beslenenlerin mutlaka doktor gözetiminde olması gerekiyor. Günde, parmağını bile oynatmadan, harcadığın kalori aşağı yukarı 1400-1500. E insanız hareket illaki ediyoruz, yani 1900-2200 normal şekilde hayatını devam ettirmeni sağlıyor. Spor falan da varsa, rahatlıkla daha fazlasını alabiliyorsun. Sana şuan çok gibi görünüyor olabilir, bana da öyle gelirdi eskiden 2000 fln diyince, ama sana geçmişte kilo aldıran şey ekstradan yediğin aburcuburlar, ya da çok kalorili fastfoodlar falandır. Denklem çok basit aslında; ne yakıyorsanız o kadar yiceksiniz; tabi yerseniz  Göz kırpan
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
simge86
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 122


Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.


« Yanıtla #51 : Mart 25, 2007, 02:29:50 pm »

sevgili crea ben günde 1300-1400 caloriyi geçmemeye 1200 civarı beslenmeye çalışıyordum.demek gönül rahatlığıyla 1.800-2000 hatta biraz üstü bile yenebilir çok hoş ya çok içim rahatladı.ben çok hareket etsem ancak 1500 civarı yakarım sanıyodum ama hiçbir hareket etmesemde demek 1500ü iç organlarım zaten yakıyor.senin yolladığın yazılardanda hareketle haftada 3 kez birer saat yürümeye çalışıyorum ve havalar ısındı malum olabildiğince yürümeye çalışıyorum.yeşil çay tüketiyorum ve her gün mutlaka süt içmeye başladım.zayıflamak için değilde metabolizmam için yapmaya çalışıyorum bunları.çok tşkler sevgili crea
Logged

Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
simge86
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 122


Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür.


« Yanıtla #52 : Mart 26, 2007, 12:29:48 pm »

sevgili crea bir sorum daha var.ben tatlı çok seviyorum ama son bir sene hiç gönül rahatlığıyla yiyemedim.ya kustum yada yemedim ama son zamanlarda daha iyi.diyetisyenim her gün bir tabak sütlü tatlıya izin verdi.ama benim merak ettiğim şu.mesela 400 kalorilik bir öğle yemeği yerine 400 kalorilik bir dilim pasta veya cips yemek aynı şey midir.yani elbette besleyiciliği aynı olmaz ama günlük kaloriyi geçmedikçe bu tür keyfi gıdalar yenilebilir mi?diyetisyenler bu konuda çok katılar hiç bunlara izin vermiyorlar gibi.senin beslenme konusunda bilgin çok.sana danışmak istedim.yani arkadaslarıma bakıyorum arada bunlardan da yiyolar ama hep aynılar.dediğim gibi kaloriyi geçmedikçe bunlardan yenebilir mi?
Logged

Adem" tamamiyle bir insandı. BU her şeyi anlatır. O, elmayı elma olduğu için istememişti. O, onu yasak olduğu için istemişti.
crea
Moderator
Bilge
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 835



« Yanıtla #53 : Mart 29, 2007, 06:06:19 pm »

canım, kalorisi aynı olduktan sonra farketmezki; evet besleyicilik ve fayda açısından tabi ki normal bir yemek gibi olmaz ama kalori hesabı açısından, aynı kaloriyi aldıktan sonra ne yediğin önemli değil. Simgeciğim, mutlaka Ozan Tunçer'in kitaplarını oku, orda tüm sorularına yanıt bulacaksın, %100 güvenilebilecek kitaplar sadece Ozan beyinkiler, bence... Tecrübeyle de sabit
Logged

Beden, zihnin hizmetçisidir


Düşünceleri yaratan benim. Olumlu ya da olumsuz, gerekli ya da gereksiz düşünceler üreten benim. Bedeni hareket ettiren, ona can veren benim. Öyleyse ben; düşüncelerden ve bedenden ayrı bir varlık, bir enerjiyim.
ide
Ziyaretçi
« Yanıtla #54 : Nisan 09, 2007, 04:00:45 pm »

Mucize besin yoğurt
 
--------------------------------------------------------------------------------

Yapılan araştırmalar, yoğurdun vücut için müthiş etkilere sahip, çok önemli bir besin kaynağı olduğunu ortaya koydu.


--------------------------------------------------------------------------------
 http://www.livehaber.com/habergoster.asp?id=1278

TARİH 03.04.2007
  50% 75% 100% 125% 150% 175% 200%
 
Yoğurdun yapısı ve içerdiği besin değerleri nedeniyle insan sağlığı açısından kaynağı sütte bile olmayan faydalara sahip bulunduğu, vücudun yoğurdun içindeki kalsiyum ve proteini süte göre daha çabuk emdiği, bu nedenle de kemiklerin gelişimi açısından süte göre daha etkili olduğu belirtildi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Hurşit, yoğurdun zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiğini dile getirerek, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından, mide, kolon ve ince bağırsak kanserlerine kadar birçok hastalıktan koruduğunu söyledi.

Yoğurdun kolesterol emilimini azalttığını, probiyotik aktiviteye sahip olduğunu, çocukların bulaşıcı karaciğer iltihabı (hepatit) hastalıklarının tedavilerinde kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Hurşit, "Yoğurt, bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların yaşamasını engeller. Sindirimi kolaylaştırır. Çünkü, vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur. Bazı bünyeler yapısı gereği sütteki laktozu sindiremez. Bu durum fiziksel rahatsızlıklara neden olur. Sütte bulunan laktoz, yoğurtta laktik asite dönüştüğünden, bu kişiler gerekli besinleri yoğurttan sağlayabilir" dedi.

Güzellik için de çok önemli bir besin kaynağı olan yoğurdun cilde müthiş bir parlaklık kazandırdığını vurgulayan Prof. Dr. Hurşit, yüzde 61 oranında yağ yakıcı özelliği nedeniyle formda kalmayı sağladığını ifade etti. Prof. Dr. Hurşit, "Yoğurdun faydaları saymakla bitmiyor. Yoğurt, doğal bir nefes kokusu ve diş taşı önleyicisidir. Ayrıca yağ yakma özelliğiyle çabuk kilo vermek ve özellikle karın bölgesindeki fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için de ideal bir besindir" diye konuştu.

Bu arada, Japonya ve ABD'de yoğurtla ilgili yapılan araştırmalar da dikkat çekti. Japonya'da yapılan ve sonuçları İngiltere'de yayımlanan araştırma, şekersiz yoğurdun nefes kokusunu giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu.

Araştırma kapsamında 6 hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80'inde nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyinin düştüğü, yoğurdun içeriğindeki maddelerin bu rahatsızlıkları önlediği ortaya çıktı.

ABD'de yapılan bir araştırma ise, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde 3 öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet programı uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdiklerini tespit etti.

Zayıflama diyetlerinde yoğurt yiyenlerin yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları görüldü. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları da belirlendi. Düşük yağ oranlı süt ürünlerinden oluşan kalsiyum ve protein ağırlıklı diyetin, yağ yakma ve kilo vermek için ideal olduğu vurgulandı
 
 
 
Logged
sueno88
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 13


« Yanıtla #55 : Ocak 25, 2008, 09:42:25 pm »

merhaba ben birşey merak ediyorum.17 yaşnda bir kişinin sabah öğle ve akşam yemekleri kaçar kalorilik olmalı ve bir de yemek yerine abur cuburla kek bisküvi çikolata vs beslenirsek kilo alır mıyızz?örnek kahvaltı bisküvi öğle yemeği çikolata akşamm topkek gibi...bir de yatmadan önce yemek yemek kilo aldırı ya yatmadan bi yarım saat önce yenilen meyve de kilo aldırır mı : /
« Son Düzenleme: Ocak 25, 2008, 09:46:01 pm Gönderen: sueno88 » Logged
çatlakgelin
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 54



« Yanıtla #56 : Ocak 26, 2008, 12:36:16 am »

canım kilo almak istemiyorsun anlıyorum inan ama sabah bisküvi öğln çikolata akşam topkek yenmez yenirse bir süre sonra kilo alabilirsin çünkü vücudunun karbonhidrat ve yağdan (ki bu saydıklarınında trans yağlar dediğimiz vücutta özümlenemeyen zararlı yağlar var) başka proteinlere de ihtiyaç var. kas kitlen erirse ne kalori yakabilirsin ne de düzgün bir vücudun olabilir pelte kıvamına gelirsin. canının bu tür şeyleri istemesinin nedeni karbonhidrat açlığı çekiyor olman. yeterince beslenemiyorsun. ozan tunçerin kitaplarını okumanı tavsiye ederim
Logged
sueno88
Öğrenci
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 13


« Yanıtla #57 : Ocak 26, 2008, 06:13:52 pm »

peki saol canım inanılmaz  tatli çekiyor saatlerce tatli yiyebilirm inanılmaz bir şey bu bir de benm aram yok bu tarz şeylerle anlam veremiyorum =/
Logged
Sayfa: 1 2 3 [4] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 4.491 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu