Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Psikoloji-Terapi
Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
SANAL S..??
SANAL S..??
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ağustos 22, 2008, 06:27:44 am
Hatunca.NET Forum
Psikoloji-Terapi
Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
SANAL S..??
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
2
3
Gönderen
Konu: SANAL S..?? (Okunma Sayısı 4804 defa)
~ACIHAYAT~
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 229
Yalnizlik Paylasilmaz, Paylasilsa Yalnizlik Olmaz
SANAL S..??
«
:
Aralık 06, 2006, 02:10:04 pm »
Teknolojinin gelişmesi ve birçok açıdan hayatımız için bulunmaz bir nimet olduğu bu dönemde, ne kadar acı ki, saçma sapan olaylar da yaşamamıza girmeye başladı&!
&çağın hastalığı demeyi çok isterdim ama kusura bakmayın söylemeyeceğim. Çünkü bence çağın sapıklığı&
&evet cidden bir sapık eğilim&
&tamamen fantezilerden oluşan& tamamen gerçekle bağlantısı olmayan& tamamen içi boş& tamamen tetikleyici& tamamen kandırıcı& tamamen kendini sıfırlayıcı& tamamen kendini, karşısındaki kişiyi tatmin edecek bir obje haline getirici son derece çirkin bir durum.
Gerekçeleri herkese göre farklı:
& utangaçlıktan& sıkıntıdan& son dönemde yaşanan ruhsal sorunlardan& eşiyle işlerin yolunda gitmemesinden& aradığı gerçek mutluluğu bulamadığı için ne yaptığını bilememekten& başkalarına sorarsa ayıp olur diye düşünüp, merak ettiği soruların cevabını bulmak için yapılmış masum hata olmasından& önce merak edip başlayıp, sonra kendine hakim olamayarak devam ettiklerinden& kendi tipini beğenmeyip aşağılık kompleksi yaşadığı için, sanal ortamda birliktelik yaşarsa, kendisini daha iyi hissedeceğinden&vs&vs&vs&
HİÇ KUSURA BAKMAYIN&!
RUHUNUZDA GELİŞMİŞ SAPIK EĞİLİMİ, BU VE BENZERİ BAHANELERLE MASKELEYEMEZSİNİZ&!
&
Sevgili okurlar& psikolojik süreçler açısından bakıldığında normal sınırlar dışına taşmış cinsel eğilimler, sapıklık olarak adlandırılır. Burada normalin ve normal olmayanın ne olduğu tartışacak değilim.
&ama psikoloji açısından kolaylaştırıcı formül şu:
Yaptığınız/seçtiğiniz yöntem (konu ne olursa olsun) işinize yarıyorsa ve uzun vadede size ve içinde bulunduğunuz topluma zarar vermiyorsa, sizin için ortalama doğruyu temsil eder. Fakat yaptıklarınız/seçtikleriniz, başta size, sonra çevrenize ve çevrenizle kurduğunuz ilişkiye zarar veriyorsa, iyi seçilmiş bir tavır değildir.
Sanal seks, ilk etapta kişiyi (güya)doruklara çıkardığı ve karşılıklı kimseden kimseye zarar vermediği(!) için tercih ediliyor. Kadınlar ve erkekler, birbirlerini hiç tanımadan sanal ortamda rastgele buluyorlar ve bir süre sohbetten sonra başlıyorlar&
Eğitimli& eğitimsiz& evli& bekar& yaşlı& genç& fark etmiyor. Bir çoğu farklı bir kimliğe bürünüp kendi gerçek kişiliğini sakladığı için, ekran başında rahat rahat bir şeyler yaşıyorlar.
&saçmalık dediğim şey tam da burada başlıyor aslında& çünkü başlangıçta çok fazlasıyla işlerine gelen bu durum, zaman içinde psikolojilerinin bozulmasına neden oluyor. Yapılan davranış, kendi içinde düzenli ve dengeli bir formda olmadığı için, ilerleyen zamanla birlikte en hafifinden suçluluk psikolojisine neden oluyor.
Neden dersiniz&? Neden suçluluk psikolojisi&?
Çünkü ne kadar sanal olursa olsun, herkes bal gibi biliyor ki yaptığı şey yasak ilişki, zina veya adına ne derseniz deyin, illegal bir ilişkiden ötesi değil. Günlük yaşamında namus timsali edalarıyla dolaşan bu kişiler, kendi sanal alemlerinde ağızlarına bile almak istemedikleri kelimeleri kendilerine yakıştırdıklarının farkında. Bu nedenle bilinçaltı vicdan devreye giriyor ve Sen ne yaptığının farkında mısın? diyor. Üstelik muhatabının kim olduğunu bile bilmeden& Belki farkında olmadan en yakın arkadaşınızın eşiyle yapıyorsunuz bunu& belki kendi kızkardeşinizle&
Baba-kız sanal alemde seks yapıp, bir otelde buluşmak için randevulaştıklarında, birbirlerini görünce ne yapacaklarını şaşırıp depresyona girenlerin sayısında artışlar var sevgili okurlar&!
&
Oysa sağlıklı cinsel yaşamda, kişilerin muhataplarını görmesi ve onunla karşılıklı olması gerekir. Sanal ilişkiler, adı üzerine sanal olduğu için, doyum noktalarını da abartı yaşamanızı sağlıyor. Ve gerçek ilişkide, sanal alemde yaşanan tatmin yaşanmıyor. Böylece kişi, kendi elleriyle, kendi cinsel yaşamını tehlikeye atıyor. Uzun vadede kadında ve erkekte bir çok cinsel içerikli fonksiyonel sorunların yaşanmasına vesile oluyor.
Günlük yaşamı tehdit ediyor. Sanal alemde sanal ilişki yaşayan bekar gençler, evliliklerinde aradıkları potansiyeli yakalayamıyor. Evli olanlar, kendi eşlerini aldatmış olmanın verdiği huzursuzluğu, evlilik süreçlerine yansıtmaya başlıyorlar. Veya ekran karşısında tatmin olduktan sonra, eşiyle birlikte olmak istemiyor veya eşinin kendisi için yeterince çekici olmadığını düşünmeye başlıyor. Böylece evlilik yıkılma yönünde ilerliyor.
&
Tüm bunları atalım bir kenara& yukarıda anlattım& sanal ilişkinin ilerdeki cinsel yaşamınız için olumsuz etkileri var&
Diyelim ki YOK& diyelim ki sanal ilişkilerin hiçbir olumsuz etkisi yok&!
&yapalım mı&?
Kavram kargaşası yaşanan ülkemizde, tüm kavramların içi boşaltıldı maalesef sevgili okurlar&
Edep& haya& ar& namus& gibi kavramlar sadece bacak arasına hapsedildiği için böyle sapık eğilimli durumlar yaşıyoruz bence. Diyelim ki kızımız birebir bir erkekle cinsel içerikli şeyler yapmıyor& ama sanal alemde yapmadığı şey kalmıyor& biz şimdi içi boşalmış bir namus duygusuyla hareket edersek Amannn& olsun& hiç olmazsa bekareti zarar görmüyor& ne varmış bunda& genç yapıversin& diyerek yerimizde oturmaya devam etmeliyiz.
&ama namus denilen şeyin aslında insanın beyninde ve prensiplerinde olduğunu düşünürsek, kızımızın yaptığı işlerin son derece olumsuz olduğunu biliriz& ve yine biliriz ki ruhu bozulmuş& prensipleri oluşmamış& ar duygusu gelişmemiş& evet bekaret zarı yırtılmamış ama ar damarı kopmuş&!
&
Şimdi&!... son günlerde bol bol mail gönderen ve bu işi yaptığı için pişman olduğunu söyleyen; ama bir türlü de vazgeçemediğini hatırlatan genç arkadaşlar&!
Psikolojik bir bilgi olması açısından söylemeliyim ki; yaptığınız davranış cidden bir ruhsal bozukluk. En kısa zamanda tedavi olmalısınız. Gerçeğinden kaçarken ve gerçeğini bastırırken, içerde oluşmuş bir virüsle baş etmeyi öğrenmeniz gerekli. Kendi başınıza yapamıyorsanız bunu bir uzman aracılığıyla yapın. -mış gibi yaşamak, gerçekten koparak, sanalda varolmaya gayret etmek, psikolojik bir sorunun varlığına işaret eder. Ve yitirilen değerlerin&
İnsani bir bilgi olması açısından da söylemeliyim ki:
Allah (cc) yarattığı insanı gerçekten çok iyi tanıyor& bu ve benzeri durumlar için haram kavramını bizimle tanıştırıyor.
Ve diyor ki: Haram çukurunun etrafında dolaşmayın&
&dikkat edin& Haram işlemeyin DEMİYOR&!
&harama yaklaşmayın&! DİYOR&
Nasıl başlamıştı&! Meraktan değil mi&?
O zaman meraklarınızı bile doğru düzgün meselelerden seçin&! Sanal alemde seks nasıl oluyormuş? diye bir merak aklınıza nerden geliyor, bir düşünün&! kendinizi bu gibi duygularınıza karşı koruyun& kendinizi kendinizden bile koruyun& kendinizi nefsinizin sizi harama götürecek meraklarından koruyun& kendi nefsine zulmeden zalimlerden olmamaya özen gösterin& kendi sınırlarınızı belirlemeye çalışın& sınırlarınızı zorlayacak veya sizi yanlışlık yaptığınız duygusuna götürecek faaliyetlerden uzak durmaya çalışın&
Çünkü insan bir kez bulaşınca, kendisini oradan kurtarması zorlaşıyor. En baştan sapmamaya gayret edin. Oturup kendinizi suçlamak yerine, dürtülerinizin aksine kürek çevirin yeter&
&dürtü bu& doyurulmak ister& ama siz onu neyle doyurursanız onunla doyar& cinsel dürtüleriniz geldiğinde, çalışarak, bilimle, sanatla, edebiyatla uğraşarak da onu doyurabilirsiniz. Oturup vücudunuzun sadece alt kısımlarına kafanızı takarsanız kurtulmanız elbette mümkün olmaz.
Üstelik yaptığınızın sizi huzursuz ettiğini, sizi kendinizden nefret eder bir hale getirdiğini biliyorsunuz& tam da bu zor duygunun içinde yaşıyorsunuz& yapmanız gereken tek şey kendinize güvenmek& ve karar vermek& yapmayacağım diye kendinize söz vermek&
Belki kısa bir süre, birkaç gün, birkaç hafta zorlanabilirsiniz& dürtüleriniz sizinle savaşabilir& ama prensip sahibi ve iç denetim mekanizması güçlü kişiler olmak için biraz da uğraşmanız gerekiyor&
&lütfen unutmayın& o alemlere dalarken de uğraşmıştınız& o zaman da yüzünüz kızarıyordu& hık mık yapıyordunuz ama vazgeçmediniz& devam ettiniz&
&neden düzeltmek ve kendinize kendinizi yeniden hediye etmek için de aynı şekilde uğraşmayasınız&??
Sevgiyle kalın&
Mehtap Kayaoğlu
Psikolog & Psikoterapist
02.04.2006 Haber 7'den alınmıştır
«
Son Düzenleme: Aralık 06, 2006, 02:16:52 pm Gönderen: ~ACIHAYAT~
»
Logged
serin
Ziyaretçi
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #1 :
Aralık 06, 2006, 02:13:15 pm »
İnsanları hayvanlardan ayıran şeylerden biri cinsel dürtülerini kontrol edebilmeleridir..
Bunu başaramayanlar ne oluyor bu durumda insan görünümlü............................
Logged
~ACIHAYAT~
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 229
Yalnizlik Paylasilmaz, Paylasilsa Yalnizlik Olmaz
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #2 :
Aralık 06, 2006, 02:13:58 pm »
Sizin görüsünüz nedir?Teknoloji ile ne kadar dejenere oluyoruz?
Degerlerimizden neler kaybediyoruz düsündünüzmü?
Logged
serin
Ziyaretçi
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #3 :
Aralık 06, 2006, 02:19:06 pm »
Sorun insanın kendisinde bence..
Teknoloji amacına uygun şekilde kullanıldığı takdir de bir nimet..
Farkındaysanız burada açılan herhangi bir konuda da bunu yaşıyoruz zaman zaman.. Konuyu insanların yorumları basitleştiriyor.. En adi en basit bir konu bile düzgün tartışılıp yorumlanırsa boyutu değişir diye düşünüyorum..
Logged
YENİ RUH
Ziyaretçi
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #4 :
Aralık 06, 2006, 03:40:19 pm »
Bu konu bana teknolojinin bize dayatıpta kabullendirdiği aslında saçma sapan bir sürü şey olduğunu düşündürdü ve güzel olan değerlerimize sahip çıkmakta ne kadar inatçı olmamız gerektiğini de...Kendi yapmadığım ama başka yerde okurken de yadsımadığım,gözümün ve kulaklarımın aşina olduğu birşey bu sanal sex..Evet aslında bizi bizden uzaklaştıran ve doğamıza ne kadar da aykırı birşey..Ama bunu tercih edende koskoca insanlar..Ne yapılabilir bence yanlış demekten başka? İşte sonuçta ilk yazdıklarımla çeliştim ...
Logged
YENİ RUH
Ziyaretçi
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #5 :
Aralık 06, 2006, 05:17:41 pm »
Doğal olan dokunmak ve hissetmektir..Doğamıza aykırı olan ise bu tür yollarla tatmin olmaktır.Ama tabiki herzaman dediğim gibi bu benim düşüncem..İnsan doğası yine bence zina olmamalı demez..Bu ahlakla bağlantılı birşey..Ahlak anlayışınında bir insana öğretildiğine inanmıyorum.İçte oluşan düşünerek şekillenen birşey bence..Aldatmanın her türlüsü..internette..telefonla..düşünerek..yazarak..yanlıştır..Hepsi aldatmaya girer..Tabi yine altını çüzüyorum..Bence...
Logged
benfeslegen
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 380
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #6 :
Aralık 06, 2006, 06:39:35 pm »
herkes istedigi gibi yasamakta ve dusunmekte ozgurdur tabi. Zinaya gelince bunun tanımı ve ahlaki durumu tamamen kisilerin kendisi ile ilgilidir. Yani evlilik dısı iliskiler ve hatta sadece bakmakla (goz zinası) bile islenebiliyor degilmi.
kim kiminle isterse istedigi sekilde gorusur, sevisir, dertlesir, sevgili olur, dost olur ne isterse onu olur. bunları yargılamak kimseye dusmez tabi. ama en nihayetinde yapılan eylemin adı, sebebi ne olursa olsun DURUSTLUK on planda olmalıdır.
Bana gore asıl ayıplanması gereken durust olmayan, birilerini kandırmak uzerine kurulan iliskilerdir.
Logged
~ACIHAYAT~
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 229
Yalnizlik Paylasilmaz, Paylasilsa Yalnizlik Olmaz
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #7 :
Aralık 06, 2006, 08:35:36 pm »
Alıntı sahibi: alchemy üzerinde Aralık 06, 2006, 03:55:30 pm
Ayrıca, zina nedir? evli birinin nikahlı eşi dışında biri ile cinsel ilişkiye girmesi mi? Yoksa külliyen evlilik bağı dışında oluşan her türlü ilişki mi?
Cevap burada bana göre.Hepside zinaya girer.Kadin icinde Erkek icinde gecerlidir bu.
Logged
YENİ RUH
Ziyaretçi
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #8 :
Aralık 07, 2006, 09:32:55 am »
Ben bazı konularda çok esnek olursak kendi fikrimizi yine kendimiz çürüterek söz konusu kavram karmaşasına daha çok düşeriz.Eğer düşüncemize (ben çok uç olmayan düşüncelerden bahsediyorum) sahip çıkarsak daha dingin bir zihne sahip oluruz.Bana göre bize dayatılan adına modernlik teknoloji her ne derseniz diyin bu kavramlar adı altına dayatılan her türlü uç sınırlardaki kavramlarda da tutarlı olmalı,sevmiyorsak sevmemeli,sevmediğimizi dile getirmeliyiz.Şimdiye kadar burda bana uymayan bir sürü şey okudum.Benimsemediğimi benimsemediğimi söyledim,bana uygun olanları destekledim.Tabi bunu saygı çerçevesinde yapmaya özen gösterdim.Kimseyede fikrimi kabul ettirmeye çalışmadan ayrıca..Ama yanından,kıyısından,üstünden nerden bakarsam bakayım sanal sex,ve her türlü aldatma benim doğama aykırı..İsterse kavramlar beynime otursun,isterse kafatasımda uçuşsun,isterse amuda kalkıp dursun..Kendimden bahsediyorum..ay kı rı...Bir düşünsenize eskiden aklımızdan bile geçmeyen şeyler bize artık ne kadar normal gelir oldu.Şu an beni sizlerle burda buluşturan teknolojiye şükürler olsun..Sanal sex,evli erkeklerin internette yeni partner bulduran,çocuk pornosu gibi iğrenç sapkınlıklara yatkın olan insanların bu gibi şeyleri daha rahat uygulamasını sağlayan,kötü niyetli insanların genç ve tecrübesiz beyinlere daha rahat ulaştırmasını sağlayan teknolojiye ise lanet olsun...Teknoloji aynı teknoloji ama bunu iyiye ve kötüye kullanan insanlar.Lütfen değerlerimize sahip çıkalım ve bazı konularda bu kadar esnek olmayalım..
Logged
Selahaddin Eyyübi
Ziyaretçi
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #9 :
Aralık 07, 2006, 10:08:23 am »
Bu olayla ilgili çok güzel bir makale sunalım.Anlayana çok şey var.Yani gören göz için.
Medya ve Göze Dayalı Kültür
Abdülhak TEKİNER
İnsana, hayatını devam ettirebilmesi için, fizikî âlemle irtibatını sağlayacak çeşitli vasıtalar bahşedilmiştir. Bu vasıtaların önde geleni, görüntü sinyallerinin beyne iletilmesinde rol alan gözdür. Göz, nesnelerin ne olduklarını ilk algılama sürecinde rol alan önemli organların başında gelir. Buradan yola çıkılacak olursa görme, bir bilgi-işleme ameliyesi ile beyinde ortaya çıkarılan neticedir. Görmenin teknik ve anatomik yönlerinin yanında, neyi, nasıl görmeli meselesiyle görmenin fert ve toplum üzerindeki tesiri de incelenmeye değer konulardandır.
Eşyayı anlamada, görmeyi en önemli yol olarak kabul eden göze dayalı kültürün, bugün diğer kültür çeşitlerine üstünlüğü ortadadır. Görme, modern kültürde neredeyse anlama ile eş mânâlıdır. Bu anlayışın ağır basmasıyla diğer idrak özellikleri zayıflayan insanlar, dünyayı bilinen, tanınan ve hissedilen bir dünya gibi değil, sadece görme vasıtalarının penceresinden anlamlandırılan göze dayalı bir unsur olarak algılamaya başlamışlardır.
Göze dayalı kültür, hiçbir metnin ifade edemeyeceği bir gösterme gücüne sahip olduğundan, diğer ifade usûllerine nazaran, izafî bir üstünlüğe sahiptir. Bunun neticesi olarak günümüz insanı daha çok göze dayalı kültürün tesiriyle şekillenmektedir.
Martin Jaye göre, modern çağın, seleflerinden ve muhtemelen postmodern haleflerinden ayrılmasının ve bir görme duyusu tarafından egemenlik altına alınmasının temeli, modernliğin, gözü merkezî bir konuma oturtup, imaj kültürünü yerleştirmesidir. McLuhan ve Onga göre, teleskop ve mikroskop gibi icatların matbaaya destek olması, gözle görünenlerin istisnaî bir hususiyet kazanmasını güçlendirmiştir. Bu durumda Batı kültüründe, görünenin çeşitli yönlerden egemen olduğunu inkâr etmek artık zorlaşmıştır. Bugün zihinleri söndürdüğü, hayalleri ve vicdanları susturduğu iddia edilen göze dayalı kültür, sûretin yazı dilinden sıyrılmasını ve sinematografik bir dille mânânın şuurlara arzını ifade etmektedir. Seyredilenler insanları pasif birer alıcı durumuna getirdiğinden, hayal gücünün metafizik istidadı dumura uğramakta ve onun yerini her biri bu dünyadaki bir endüstriye karşılık gelen heva ve hevesler (fanteziler) almaktadır. Büyük ölçüde görüntüyü esas alan medya ürünlerinin insan idraki üzerinde meydana getirdiği değişiklikler, varlık ve Yaratıcı karşısında çok farklı duruşlara yol açmaktadır.
Aldanma ve aldatılma vasfı öne çıkmış asrımız insanının hemen her türlü meselesine çözüm getiren Risale-i Nur ise, göze dayalı kültüre -telif edildiği dönemde böyle bir mesele neredeyse bilinmemesine rağmen- ciddi atıflarda bulunarak, âdeta bir tür koruyucu hekim vazifesi görmektedir. Nurun müellifi, mikro ve makro âlemlerin anlaşılması sürecinde görünenin insana verilen diğer duyu ve lâtifelere tahakküm edeceği bugünleri çok önceden tahmin etmiştir.
Gözün aslî vazifesi ve fonksiyonu
Göz, insanın hayret verecek şeyleri görmeye, göstermeye, teceddüde ve icada olan meylini tatmin eden önemli bir vasıtadır. Bir emanet olarak verilen gözün Yaratıcı hesabına kullanılması gerekir ki, dış âlemden gelen âfâkî mâlûmâtlar, insanın gönül ve zihin dünyasında aydınlık ve huzura vesile olabilsin. Risale-i Nurda, insanın iki cihan mutluğuna ulaşabilmesi adına, insana dâir hemen her şey, inceden inceye tahlillere tâbi tutulurken, gözün de bu muvakkat dünya hayatındaki vazife ve aslî fonksiyonuna dâir tespitlerde bulunulmuştur. Gündelik kültürde görme ve seyir lezzeti kendi başına bir hedef olarak ortaya konurken, Nurlarda göz için, Sûretlerdeki güzellikleri ve görünen âlemdeki güzel mucizât-ı kudretin envâını temâşâ eder. denmekte, gözün vazifesinin nazar-ı ibretle Sâniine şükran olduğuna vurgu yapılmakta ve ruhun bu âlemi seyrettiği bir pencere olduğuna işaretle gözün ruh ile fizik dünya arasında bir köprü görevi gördüğü belirtilmektedir. Eğer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve Onun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan, o zaman şu göz, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir mütalâacısı ve şu âlemdeki mucizat-ı sanat-ı Rabbaniyenin bir seyircisi ve şu küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arısı seviyesine ulaşacaktır. Aksi takdirde göz, Cenab-ı Hakkın emirleri yönünde değil de, nefis hesabına çalıştırılırsa, şehveti ve nefsin heveslerini tahrik eden âdi bir hizmetkâr konumuna düşürülmüş olacaktır.
Nurlarda kâinatta cereyan eden hâdisatın mânâlandırılmasında gözün tek başına çok yetersiz olduğunun ve mutlaka fıtrattaki diğer mevhibelere (hususan akla) muhtaç olduğunun vurgulanması da ayrıca önem arz etmektedir. Öyle ki, Evet hudûs hakikati kâinatı istilâ etmiş. Çoğunu göz görüyor, diğer kısmını akıl görüyor. Dolayısıyla, göze kâinatı ve kâinattaki hâdiseleri idrak etmede tek başına iktidar verme vehmine kapılanlar hataya düşmektedir. Çünkü Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise mâneviyatta kördür.
Bakma disiplini ve ruh huzuru irtibatı
Zihinlerin hayli karışık, unutkanlığın ve iç sıkıntıların hemen herkese musallat olduğu günümüzde, zikredilen bu durumlarla gözün aslî vazifesine uygun olarak kullanılmaması arasında bir bağ olduğu ortaya çıkmaktadır. Risale-i Nurda; âfâkî malûmât, yani hâriçten, uzaklardan alınan mâlûmât, evham ve vesveselerden hâlî olamıyor. denilirken, gözün şuur ve konsantrasyonu dağıtmadaki rolüne dikkatler çekilmektedir. Burada medyanın, kitleleri uyutmada en çok kullandığı popülerle ve magazinle oyalama taktiği de daha kolay anlaşılmaktadır. Görüneni yüceltme gâyesiyle hareket eden göze dayalı kültürün özünde, sahte ilâhlarını veya kutsallarını görünür kılma gayreti vardır. Gözle görünmeyeni değersiz sayma ve bunu yaygınlaştırma çabasının arka plânını da aynı tavır ve düşünceler belirlemektedir.
Bugün göze dayalı kültür, gözün ve görmenin saflık ve masumiyetten tamamen uzak bir şekilde materyalist ideolojiler tarafından sûiistimalinin diğer adı olmuştur. Göze dayalı kültür, sinema, tv, internet ortamları, cd, görüntüyü aktarabilen telefonlar vb. vasıtalarla insanların eşya ve hâdiseleri takip etme, anlama ve kendi varlıklarıyla münasebetlendirme sürecine sürekli müdahale etmektedir. Bu yalan ve sanal kültür, hayatta zevkten başka bütün gâyeleri sıfırlayan hedonizm ve epiküryanizm gibi ateist dünya görüşlerinin de temsilcisi durumundadır.
Verilen her nimet kendi cinsinden şükür gerektirdiği için, hiç seyretmemek, bakmamak ve görmemek küfrân-ı nimettir. Gözün şükrünü ise, kâinat kitabındaki güzellikleri ve hikmetli hâdiseleri Yaratıcıya saygı çerçevesinde belgeseller hâline getirme ve tarihimizin zengin kültür birikimini genç nesillere en güzel görüntülerle verme adına çalışmalar yaparak edâ edebiliriz. Kalb ve his dünyamızı öldürmeyen, göze hitap eden meşrû eğlencelerin de ciddi ekipler tarafından hazırlanması gerekmektedir.
Logged
yupuig
Bilge
Offline
Mesaj Sayısı: 2804
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #10 :
Ocak 03, 2007, 01:51:22 am »
bunu yasayan veya yasamaya meyilli olan herkes adına üzücü bir durum bence sosyal acıdan..
bunun "merak ettim" diye lüks bir açıklaması bile olamaz..olmamalı da.
tamamen kişilikle ve sosyal hayatı ile ilgili bir sorun,teknolojinin ne kabahati var insanlarımız bunlara müsaitse
Logged
Nullum magnum ingenium sine mixtura dementiae fuit. - İçine biraz delilik karışmamış olan bir büyük zeka yoktur. (Seneca)
chorjavon
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 244
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #11 :
Ocak 03, 2007, 10:09:40 pm »
merhabalar..
bu sanal deidğimiz ortam ole bi yaşam tarzı haline geldiki..artık her şeyi netten halledebilioruz..para transferleri faturalar onlar bunlar real hayatta yaşanılan duyguların yapılan işlerin çoğunu hatta daha fazlasını daha kısa sürede netten halledilebilior..sanal sexe gelince ...insanlar erotik film seyrdeior zevk alıor neden sanal ortamda gercekten zevk almasın die düşünenlerin işidir emin olun...benide sakın yanlış anlamayın..!! belki şurda yazan insanların %70 i sanal sexi bilir ...abartmayalım abartmayalım haa sapıklık duygusu apayrı tabi..
eyvallah..!!
Logged
bilmıorum...
~ACIHAYAT~
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 229
Yalnizlik Paylasilmaz, Paylasilsa Yalnizlik Olmaz
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #12 :
Ocak 09, 2007, 12:52:45 pm »
Kimin neler bildigini bilmem ama,birbucuk senedir nete takilirim bir defa merak etmedim girmedim bakmadimda.Biraz kisilikle alakali zannedersem.Kimileri ihtiyac duyar kimileri duymaz.Kisiye göre degisir.
Logged
chorjavon
Öğretmen
Offline
Mesaj Sayısı: 244
Ynt: SANAL S..??
«
Yanıtla #13 :
Ocak 09, 2007, 08:37:43 pm »
hani benim sevincim nerde..!!!
Logged
bilmıorum...
YENİ RUH
Ziyaretçi
SANAL S..??
«
Yanıtla #14 :
Ocak 12, 2007, 10:31:19 am »
Anlamını bilirsin tabi..gazetede okursun,arkadaşın anlatır,internette gerçekleştirdiğin bir sohbetinde densizin biri girişimde bulunur...yani öğrenirsin bir şekilde değil %70 i belki burdakilerin %100 ü bile biliyordur.Ama uygular mısın?Uygulayıp bundan zevk alır mısın?Hatta buna dadanıp eşini ,aileni ,çoluğunu çocugunu arkaya atar mısın?Bu sanal,yapay şeyden aldığın zevkin nedenini sorgular mısın?O işte bu forumun konusunun içine giriyor...
Logged
Sayfa:
[
1
]
2
3
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Kişisel Gelişim ve Seminer Duyuruları
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 4.369 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...