Hatunca.NET Psikoloji ve Kadin Sitesi
 
 
 

Ana Menu

Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver

Psikoloji

Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları

İçerikler

Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv

Psikoloji Testleri

Eğlence Testleri
Kişilik Testleri

Yazarlar

Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
 
Anasayfa arrow Forum arrow Psikoloji-Terapi arrow Bulimia ve Anoreksiya arrow Ya Allah rızası için biri bana yardım etsin ya...
 
 
Ya Allah rızası için biri bana yardım etsin ya...
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ağustos 30, 2008, 06:08:13 pm
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

+  Hatunca.NET Forum
|-+  Psikoloji-Terapi
| |-+  Bulimia ve Anoreksiya (Moderatör: crea)
| | |-+  Ya Allah rızası için biri bana yardım etsin ya...
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ya Allah rızası için biri bana yardım etsin ya...  (Okunma Sayısı 3096 defa)
bluesea
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : Ekim 08, 2006, 12:29:15 am »

Psikoloji bir sonuçtur arkadaşlar, neden değil. Bir birikimin, şartlanmanın sonucudur. Arkadaşımız sağlıklı beslenme konusunda yeterli bilgiye sahip olsaydı davranışı da bu yönde olurdu. İdealin çok çok altında düşük kiloya sahip olmanın doğuracağı sonuçlara yoğunlaşırdı. Ortada şu ya da bu nedenle yanlış yönlendirme söz konusu. Sağlıklı beslenme yerine estetik kaygılar ön plana çıkmış. Malum manken gibi olma yanılgısı... Daha düne kadar ideal tip olarak mankenleri gösterme yanılgısı. Manken modelinin özellikle gençler üzerinde yarattığı izlenimin sonuçları ciddi olarak görüldü ki mankenler için yeni ölçü kriterleri getirildi. Dolayısıyla soruna psikolojik olarak bakmak işimizi kolaylaştırmayacaktır. Arkadaşımız aşırı düşük kilo ve fazla kilonun doğurduğu sağlık riskleriyle yüzleşmelidir. Yani onu bu noktaya getiren nesnel gerçeklikleri anlamalıdır. Neden ısrarla 45 kilo olma isteğinin ardındaki gerçeği dikkate almalıyız.
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 09:34:14 pm Gönderen: crea » Logged
help!
Ziyaretçi
« Yanıtla #16 : Ekim 08, 2006, 05:40:57 am »

Öncelikle tekrardan teşekkür ederim ilginize. Ben oruç tutunca aşırı sinirli oluyorum, aşırı hem de. Sigara içmediğim için etrafa aşırı rahatsızlık veriyorum ya. Aklım bildiğiniz gelip gidiyor. Oruç tutmadığım zamanlarda da tamam bugün dengeliyim falan diyorum, sonra yiyorum, ya da hiç yemiyorum... 4 yıl önce 72 kiloydum, 1yıl boyunca yiyip kustum, sonra tüm yiyeceklerden tiksindim, yemek kokusundan bile midem bulanıyordu. Sonra 6-7 ay böyle devam etti, doktora gittim ama sonra aşırı iştahım açıldı kullandığım ilaçlardan mı bilmiyorum (kan ilaçları). Neyse, sonra yazın, daha doğrusu, Mayıs'tan sonra alkol ve uyuşturucudan eski hallerime döndüm ve 46 kiloya kadar düştüm. Ailemin yanına dönünce tekrar hastaneye kaldırıldım ve yemin ettim alkol ve uyuşturucuya dokunmayacağıma dair, bir de kusmayacağıma; ama tekrar Ankara'ya dönüp boşluğa girince gene olan oldu, neyse ki alkolden ve uyuşturucudan uzağım Allahıma bınlerce şükür ama işte diyorum ya arkadaşlar, aklım gelip gidiyor. Amacım mankenlere benzeyeyim, odur budur falan değil; aksıne aynaya bakmamaya çalışıyorum çoğu zaman. Yani yazın çok sağlıklı besleniyordum. Bu konuyla ilgili derslere gittim, kitaplar okudum, çok şey biliyorum ama elimde değil işte, yani ya çok yiyorum ya hiçbir şey yemiyorum. Ortam yok, yani hakim olamıyorum kendime; sonuçta da hiçbir şey yemiyorum zaten.
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 09:31:46 pm Gönderen: crea » Logged
there.s.no.light
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 75


« Yanıtla #17 : Ekim 08, 2006, 05:13:56 pm »

Ben hiç mankenlere benzeme özentisinde olmadım. Zaten doğuştan ince bir vücudum var. Dengeli beslenme hakkında bilgim de, 8 senedir o konuda çok bilgi birikimim de oldu; ama önemli olan bunu bilmek değil, uygulamak isteği. Bu hastalık psikolojiktir ve dengeli beslenmeyi bilmek çözüm için yetmez. Genellikle ailevi sorunlar bu hastalıga neden olur, öyle manken özentisi falan degil. "Manken özentisi", Tv kanallarının bulduğu bir nedendir ve bu hastalığı yaşamayanlar nedeni o zannederler. Ailevi sorunlarınız ya da diğer sorununlarınız ne ise onlar çözülmedikçe bu hastalığı da çözemezsiniz. Ya da tepkiniz başka yönlere kayar yalnızca.
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 09:19:13 pm Gönderen: crea » Logged
bluesea
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : Ekim 08, 2006, 05:37:20 pm »

Sanırım bu noktada hemfikir olabiliriz. Eğer beslenme konusunu biliyor ama pratik olarak uygulamıyorsak arkasında başka nedenler var. Arkadaşımızın son yazısında da bu durum daha iyi anlaşılıyor. Sadece beslenme değil, başka problemleri de var görünüyor. Arkadaşımızın yaşadıklarını, problemlerini tam olarak bilmeden burada doğru sonuçlara varmak çok zor. Sorunun ortaya konması yetmiyor, paylaşmak gerekiyor. Onu bu noktaya getiren nedenleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Bunda kendisinin yaklaşımı çok önemli. Sorunu çözmek istediğini hissediyorum. Bu olumlu. Bizler de, özellikle benzer problemleri yaşayan arkadaşlarımız, hep beraber yardımcı olabiliriz. Hayatın içerisindeki boşlukları doğru şekilde faydalı şeylerle tamamlayamadığımızda olumsuzluklar yerleşiveriyor. Sigaranın üzerinde "öldürür" yazıyor, başka ibareler yazıyor ama bile bile içiyoruz. Bu bizim bir çelişkimiz. Ama bizi buraya iten nedenler var. İşte burada da benzer bir durum söz konusu.
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 09:15:47 pm Gönderen: crea » Logged
hatice19
Ziyaretçi
« Yanıtla #19 : Ekim 08, 2006, 07:10:50 pm »

Bu hastalığı hepimiz yaşıyoruz ve benim doktorum bana yeme bozukluğu olan hastaların yarısından fazlasının mükemmeliyetçi kişiliğe sahip olduğunu söyledi. Evet öyle, çünkü her şeyin en iyisini, en fazlasını istemiyor muyuz? Ailevi sorunlara gelince; benim bu hastalığa yakalanmamın ikinci sebebidir ailem. İçimde yaşadıklarımı dışarıya böyle vurdum, hırsımı kendimden çıkarttım ve terapiyle falan da düzelmiyor. Bana öyle oldu, ben terapiye gidiyordum, sadece 1 saat düşüncelerimde değişme oluyordu, sonra gene aynı... İnsanın inanması lazım, kendine yaptığının farkında olması lazım. Biliyor musunuz, bizim bu durumumuza psikolojide "öğrenilmiş çaresizlik" deniliyor. Sorunumuzu biliyoruz, düzelmek de istiyoruz; ama "yapamam, başaramam" diye düşündüğümüz için olmuyor, ya da düzelmek istemiyoruz. Arkadaşlar, gerçekten sizi seviyorum, ben bunları aileme anlatamıyorum, iyi ki varsınız,
kib
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 09:13:18 pm Gönderen: crea » Logged
benfeslegen
Profesör
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 380


« Yanıtla #20 : Ekim 09, 2006, 12:00:39 am »

Merhaba arkadaslar.
Ben üniversiteye başladığım yıl bu sıkıntıyı yaşadım ve tam iki yıl boyunca devamlı kustum. Midem hiçbir şeyi almıyordu. Aslında kusmalarımın hiçbiri de irademle bağlantılı değildi. Yani tamamen kontrolüm dışında gelişiyordu. help'e yeme programı yap dememin sebebi de bu. Aileden ayrı yaşandığında yeme düzeni daha da bozuluyor. Bir de yaşanan duygusal sıkıntıları ekleyince al sana bir kısır döngü. İşin psikolojik tarafı bir yana, bir süre sonra mide bunu alışkanlık haline getiriyor. Ben bu problemi kendim çözdüm. Çünkü ne ailem, ne de çevremdeki insanlar bana bu konuda yardımcı olabilecek kadar bilinçli değillerdi. Büyük bir kısmını çözdüğümü düşünsem de hala benim üzüntü ve sıkıntı refleksim mide bulantısıdır. Ama en azından kendimi kontrol etmeyi; daha doğrusu irademin gücünü ve problem çözebilmeyi öğrendim. Yani kendi kendime çözüm üretebiliyorum.
help'ciğim, bana kalırsa öncelikle kesin kararını verip buna göre bir program yapmalısın. Bunu işinmiş gibi düşün; yani bir işyerinde çalışmaya başladığını ve sorumluluğunun bu olduğunu varsay. Ve öncelikle hedefini belirle ve lütfen yaşadığın hiçbir şey senin hedefine ulaşmanı engellemesin.
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 07:56:27 pm Gönderen: crea » Logged
sevvallsu
Ziyaretçi
« Yanıtla #21 : Kasım 25, 2006, 11:28:08 pm »

Bence, seni görmedim ama, sen 1.70 boyundasın ve 50 kg'sın. Kilon gayet iyi. Sana bir tavsiyem var. Akşam yemeğini saat 19.00'dan önce ye ve o saatten sonra acıkırsan sadece meyve ye!
« Son Düzenleme: Aralık 30, 2006, 07:48:25 pm Gönderen: crea » Logged
prenses84
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Ocak 09, 2007, 10:50:33 am »

ya ben 22 yaşındayım 1.60 boyunda 39 kiloyum ama hastaneye yatmadan öce 35 kiloydum bana ilaclar kilo aldırdı yaaa cıldırıcam nolur biri bana yardım etsin o kioları nasıl vercem ben Üzgün
Logged
teresa
Ziyaretçi
« Yanıtla #23 : Ocak 09, 2007, 11:01:47 am »

merhaba prenses84...
hoşgeldin öncelikle..
ben 24 yasındayım 6 yıldır hastayım 160cm boy kilo 45
önceleri bende anoreksiktim hastaneye yatmadan 32 kilo olmuştum ama gördüğün gibi çok kilo aldım ve daha iyi hissediyorum kendimi bu dünyanın sonu değil bak belli bir kilo almışsın sakın vermeye çalışma bunu sonun olacak bu yol...
iyi olman dileğiyle...
Logged
bluesea
Ziyaretçi
« Yanıtla #24 : Ocak 09, 2007, 11:13:28 am »

sevgili prenses,kilonuz fazla değilki...Sizin için 50-56 arası normal sayılıyor...Sağlığınız için kilo vermek değil,,almanız lazım...
Logged
mavihayat
Öğretmen
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 112



« Yanıtla #25 : Ocak 09, 2007, 03:50:11 pm »

prenses84;

Hoş geldin!!!
Kilolu değilsin...Sakın kilolarını vermeye çalışma....Kilolarından değil de aynaların "daha zayıf" diye çığlıklarından kurtulmaya çalış  Göz kırpan Bunu istediğin taktirde başabirilirsin...Yoksa teresa haklı...

sevgiler
Logged
giz
Asistan
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 60



« Yanıtla #26 : Ocak 10, 2007, 12:44:58 am »

merhaba prenses, bunu belki herkes söylüyor, belki sen de sinir oluyorsun, ama gerçekten çok zayıfsın. kilo vermeyi düşünmen çok sağlıksız, yok olmak mı istiyorsun? Seni sevenleri düşün lütfen, bırak vermeyi alman gerekiyor. Ben de bir dönem anoreksiaydım. O dönmeden kalma bikaç resmime bakıyorum da asla öyle olmak istemem. Kİlo vermeye çalışma fikrinden uzaklaşmak için birşeyler yapmalısın, daha da zayıflamak için değil. Lütfen ama lütfen kendine dikkat et..
Logged
Sayfa: 1 [2] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 1.153 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu