Ana Menu
Anasayfa
Bize ulaşın
Forum
Yardım
Reklam Ver
Psikoloji
Kişilik Bozuklukları
Genel Psikoloji
Yeme Bozuklukları
Tüm Psikoloji Yazıları
İçerikler
Çocuk ve Aile
Kişisel Gelişim
Tüm Yazılar
Arşiv
Psikoloji Testleri
Eğlence Testleri
Kişilik Testleri
Yazarlar
Perihan Yazıcı
Çiğdem Alper
Rüya Yüksel
İnci İlhan
Süreyya Türkoğlu
Dr. Meltem Kavcar Sırmalı
Erim Cebeci
Leyla Draman
Füsun Budak
Derya Akkaya
Şadan Hergüner
Ümran Akça
Özden Bayraktar
Tüm Yazarlar
Anasayfa
Forum
Psikoloji-Terapi
Kişilik Bozuklukları
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Temmuz 05, 2008, 05:58:54 am
Hatunca.NET Forum
Psikoloji-Terapi
Kişilik Bozuklukları
Şizoid Kişilik Bozukluğu
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
Gönderen
Konu: Şizoid Kişilik Bozukluğu (Okunma Sayısı 2406 defa)
pınar_krgz
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 1
Şizoid Kişilik Bozukluğu
«
:
Kasım 14, 2007, 05:06:07 am »
merhabalr 3 yıldır kimseyle doğru düzgün konuşmuyor kimseyi önemsemiyor kendi kendimle yaşıyorum duygularımı içime atıyorum psikolojimin tamamen alt üst olduğunu düşünüyor ama şusaate kadar adını koyamıyordum ama bu yyazı sayesinde hastalığımı öğrendim.. teşekkürler:)
Logged
illüzyon
Profesör
Offline
Mesaj Sayısı: 337
Ynt: Şizoid Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #1 :
Kasım 14, 2007, 05:44:35 pm »
Merhaba pınar_krgz,
öncelikle aramıza hoş geldin. Ve daha da öncelikle bence kendinle gurur duymanı gerektirecek bir açılımda bulunmuşsun. Aslında yaşadıkların benim için çok yabancı değil. Sevgili eşimin nesi olduğunu araştırırken ben de şizoid+pranoid rahatsızlıklarını tespit etmiştim. Fakat sen oldukça şanslısın iç gözlem yapabilmeyi başarmış ve bir problem olduğunu fark etmişsin. Gerçi bu bir problem midir o da tartışılır tabiki. Kişilik bozuklukları yazık ki oldukça erken yaşlarda oluşmaya başlıyor ve çoğunlukla bu durumu yaşamak zorunda olan kişiler bu sinsice ilerleyen hastalıklarının farkında bile olmadan, mutsuz bir şekilde yaşayıp gidiyorlar. Öneriye ihtiyacın var mı bilmiyorum ama ben yaşadıklarımı kısaca anlatmak isterim. İlk tanıştığımız sıralarda eşim son derece sosyal, lafı sözü dinleşilir, ilişkilerinde oldukça düzelyli görünen bir adamdı. Hayatımda böyle bir adamın olmasına karar verdikten ve ilişki daha yakın bir hal almaya başladıkan sonra, eşimin yakın ilişkileride ne kadar pasif kaldığını anlamaya başladım. Fakat ben bu durumu yeni başlayan bir ilişkideki tipik nabız yoklamaları ve sınırların tespit çalışması olarak değerlendirdim. Yani hani olurya dur bi de şöyle deneyeyim nasıl tepki verecek gibi
) Halbuki durum benim sandığım kadar kolay değilmiş. Nikahımıza iki saat kala nasıl zor bir durumun içine girmek üzere olduğumu anladım. Eşimi seviyordum ama ne yi nasıl anladığından haberim yoktu ve kendisini anlatmıyordu. Daha doğrusu nasıl anlatması gerektiğini bilmiyordu. Bana bir şeyler söylüyordu, ben ne anladığımı anlatıyordum bu seferde beni aptallıkla ve kendisini kasıtlı olarak yanlış anladığımla itham ediyordu. Bir iki arkadaşım var bu zor durumları paylaştığım ve tabi ki annem. Onlarla olayları paylaştığım zaman, onlarında benimle aynı şeyleri anladıklarını öğreniyor ve bu şekilde doğru iz üzerinde olduğumu anlıyordum. Yaklaşık dört senedir devam eden bu geri bildirimler sayesinde ve bunun son derece doğal bir durum olduğu konusundaki telkinlerimle eşim şimdi eskisinde çok daha herkes gibi algılara sahip. Bir şeyleri yanlış anlamış olabileceğine ilişkin sorunalrı da karşılıklı diyalog ve geri bildirimlerle çözmeye çalışıyoruz. Bu uzun açıklamadan sonra önerimi şu şekilde belirtmwk istiyorum. Çevrende kendine yakın hissettiğin birileri varsa, geri bildirimde bulunmaktan çekinme. Bir şeyi yanlış anladığını düşündüğünde karşındakine gerçekte ne anlatmak istediğini sorarsan ve bunu kendi algınla karşılaştırma imkanını kendine tanırsan algının nerelerde bozulmuş olduğunu tespit edebilirsin. Madem ki gören gözlerin var. O halde aksaklıkları görmek için sadece geri bildirimlere ihtiyacın olacaktır diye düşünüyorum. İnsan yeter ki istesin. Başaramayacağı hiç bir şey yok. Ben bile eşimi terapiler konusunda ikna edebildikten sonra, sen kendi kendinin ilacı bile olabilirsin...
Sevgiyle Kal
Logged
Kuyunun içindeki kurbağalar, sanırar dünya kuyunun ağzı kadar....
isimsizmekansız
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 1
Ynt: Şizoid Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #2 :
Ocak 31, 2008, 05:08:50 pm »
Merhaba,
Lise 1 e giden bir öğrenciyim.İnsanlardan çoğu zaman nefret ediyorum.Çevremde olan seviyesiz davranışlar,kişilerin kendinden başkalarına da zarar vermeleri beni resmen boğuyo!Okulda neredeyse kimseyle konuşmuyorum,çünkü benim kafa dengim birisi yok.Hiç bişeyden zevk alamıyorum insanları gördükçe.
Yalnızlığı,insanlarla konuşmamayı,kendimce bişeyler yapmayı(şiir yazmak,düşünmek vs.) çoğu kez tercih ediyorum.Yaşadıklarımı kimseyle paylaşmak istemiyorum.
Ve en ilginci de Konuşmak Beni Yoruyor!
Bilmiyordum hastalık olduğunu,fakat akrabamın kitaplarını karıştırırken buldum ve hemen internetten baktım.Site için teşekkürler...
Logged
işik
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Ynt: Şizoid Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #3 :
Haziran 05, 2008, 02:31:08 am »
Merhaba arkadaslar,
Bu hastalık tedavisi olmazsa adı hastalık olmazdı..kesinlikle moralinizi bozmayın bişeyi ne kadar cok tekrar ederseniz beyniniz ona alışıyor ve onu yaşıyorsunuz....
sizler aslında zeki oldugunuz için bu hastalıgı farkediyor,kabul ediyor veya yakıştırıyorsunuz..
Bu hastalığın rahatsız eden tarafı ise yalnız kalmak dürtüsüdür..
Nekadar antisosyal olsanız da insan içine cıkmaktan utanmayın..ve kendiniz ile cevrenızı suclamayın..kendinize guvenın..
BEYNINIZ NEYI SOYLERSE AYNEN OYLE YASARSINIZ..
kötü oldugunuz durumlarda sizin diger insanlardan daha zeki oldugunuzu unutmayın..
İNTİHARa ise asla ve asla kalkışmayın..en azından hepiniz muslumansınız cehennem ateşi içinde sonsuza dek hayatınıza neyle son verdiysenız devamlı ates içinde o sekilde devamlı durmadan can verirsiniz..
HAYATIN KAHRINI CEKECEGINIZE HAYAT SİZİN KAHRINIZI CEKSİN
POZİTİF DUSUNUN
Logged
kurabiyee
Öğrenci
Offline
Mesaj Sayısı: 1
Ynt: Şizoid Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #4 :
Haziran 24, 2008, 02:54:25 pm »
merhaba, üzüntülü bi şekilde 10 gün önce ayrıldığım erkek arkadaşımın acaba neyi var die internette dolaşırken bu siteyi buldum. bir buçuk yıllık bir ilişkiiyi(?) gerçi buna ilişki denilebilirmi bilmiyorum bitirdim.beni sevidiğini söylüyordu ama benle beraber vakit geçirmiyordu çok fazla görüşmesek daha güzel diyordu bi türlü anlamadım, ikimizde üniversitede iyi bölümlerde okuyoruz. ama ben sadece üzüldüm çünkü bir sahiplik söz konusu değildi, hep yalnız kalmayı tercih ediyordu, herkes sevgilisiyleyken ben sadece insanları izledim, ne zaman arasam bi bahanesi oluyodu, ayrılalım istemiyosan dediğimde hayır, seviyorum ama çok fazla görüşmek iyi değil diyordu zaten görüştüğümüzde de çok fazla konuşmuyordu, sınıfta da konuşkan bir öğrenci değildi yalnızdı,onla konuşulursa cevap verirdi,. bütün bunlara dayanamayarak ayrıldım ondan, ayrılığı da hiç tepki vermeden kabullendi yani ne olumlu ne olumsuz bi tepki vermedi .peki dedi, tek sözü bu. gerçekten mutsuzum böyle bi hastalığın varlığından haberim yoktu ama zaten bu bi hastalıktan başka ne olabilirdi, normal değildi. ben şimdi yaşadığım yalnız bir aşkı unutmaya çalışmakla meşkulum..hoşçakalın..
Logged
Sayfa:
[
1
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Hatunca Yönetim
-----------------------------
=> Hatunca Yönetim
-----------------------------
Hatunca.net
-----------------------------
=> Günlük
=> Hatunca.net Yazılar
=> Kişisel Gelişim
=> Aile, Evlilik ve Çocuklar
=> İnsan İlişkileri
=> Kadınlar ve Erkekler
=> Dertler ve İtiraflar
=> Düşünüyorum
=> Kültür-Sanat
=> Kitap
=> Bilim ve Araştırma
-----------------------------
Psikoloji-Terapi
-----------------------------
=> Dr. Meltem Kavcar Sırmalı'ya Sorun
=> Kişilik Bozuklukları
=> Çocuk Psikolojisi
=> Bulimia ve Anoreksiya
=> Tecavüz, Şiddet ve Cinsellik
=> Madde bağımlılığı
=> Fobiler, Anksiyete, Panik Attak
=> Stres, Depresyon, Kayıp
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.1
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 2.134 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...