Hatunca.NET Forum

Hatunca.net => Hatunca.net Yazılar => Konuyu başlatan: yakışıklıyım üzerinde Şubat 05, 2007, 04:14:51 pm



Konu Başlığı: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: yakışıklıyım üzerinde Şubat 05, 2007, 04:14:51 pm
http://www.hatunca.net/content/view/1363/120/ (http://www.hatunca.net/content/view/1363/120/)
Alıntı

(http://www.hatunca.net//templates/hatunca/images/spacer.gif)
Sırıtan ve yalan söyleyen bir maske takarız...Yüzümüzü ve gözlerimizdeki gölgeleri saklar... İnsanoğlunun hilekarlığına karşı, ödediğimiz bedel... Parçalanmış ve kanayan kalplerimize karşın gülümsemektir. (Paul Lawrence Dunbar)

(http://www.hatunca.net//templates/hatunca/images/spacer.gif)Arkas. . .
her insan duygusal dır ama her insan dürüst değildir


Konu Başlığı: Ynt: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: zulal üzerinde Şubat 05, 2007, 04:35:27 pm
evet ???
İkisi farklı şey


Konu Başlığı: Ynt: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: ozlemerg üzerinde Nisan 23, 2007, 01:15:41 pm
çok sevgiliadminimizin yazılarına bakarken gerçekten haira bir konu olduğunu gördüm konunun (zaten tüm yazıları bence harika..)merak edenler varsa başlıktan arkadaşlar tüm yazılardan bulabilirsiniz yazıyı..okuyun bence..ayrıca sevgili admin duygusal dürüstlük denmiş ki yanlış anlamadıysam bazen olmamalı yada bazen ne hissettiysek dilimizde olmamalı gibi anladım.buda doğru çünkü öle bir toplumda yaşıyoruzki duygusal zekadan malesef yoksunlarla dolu..hatta böle yaşayanlarıda aptal olarak nitelerler:))umrumda değil bende sizin gibi gerçekten beni olduğum gibi seven kaç kişinin kalacağını testettimde:)durum içler acısı idi.ama arkadaşlarımla arada kalite katsayısı da yükseldi buda artıısıı:))az olsun öz olsun derlerya..sorum şu:gereksiz görüyorum hala ama belki merak edenlerde vardır nerelerde kendimizi durdurmalıyız?yada duygularımızın bizi ele almasında nasıl uyanık olabiliriz??saygılarımla


Konu Başlığı: Ynt: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: osman dincer üzerinde Haziran 01, 2007, 04:41:02 am
Turkiye gibi bir ulkede,icten duygularinizi soyleye bilmek cok buyuk cesaret ister, ve basiniz derde girebilir. 15 gun once Eskisehirdeydim adi universiteler sehri, bir simit kahvede arkadasimla konusurken, arkadasimdan tam 3 kez ikaz geldi, sakin bunlari ulu orta yerde konusma basin derde girer, tabii beni taniyan soylediklerimi herhalde normal karsiliyor zannedirim. Onun icin bu yazilarimi yazarken bile biraz kendimi kontrol etmem gerekiyor, bunun icin turk yazarlarinin kitablarinin fazla bir anlam tasimadigini yirmi sene once anlamistim artik demokraside herkes dusuncelerini yazabilmeli tam Turkiye duzeliyor derken, papazin, hirant'in ve baskalarin hayatlarinin tehlikede olmasi beni cok uzuyor, insan duygusal durustluge ulasmadikca o insandan tam yararlanamayiz,ne zaman korku filitrelerimizden kurtulursak o zaman tam bagimsiz ve steresiz hayatimiz olur, farkettiginizse son on senedir kadinlarimiz  duygusal durustluye erkeklerimizden bir iki adim onde gittigi icin ilk once steresinen onlar bulustu ama bes on senelik kargasadan sonra Turkiyeyi dunyanin en demokratik olan ulkeler arasinda gormemizi saglayacak bunun icin butun anneleri desteklemeliyiz 


Konu Başlığı: Ynt: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: illüzyon üzerinde Temmuz 20, 2007, 06:47:27 pm
Daha konuya başlanır başlanmaz duygusal dürüstlüğün mümkün olamyacağına ilişkin yazılar yazılmış bile. Sizler her ne kadar bu mesajı vermeye çalışmadığınızı söyleseniz de görünün o ki duygusal dürüstlük kavramını düşünmek bile insanları çeşitli polomiklere sokmuş. Duygusal dürüstlük dış dünya ile alakalı bişey değil ki. Duygusal dürüstlük tamami ile kişinin kendisini pozitif duyguları olduğu kadar negatif duyguları olduğunu da kabul etmesi ve hissettiği negatif duygulardan dolayı (ki bu şeklide öğretildi) kendini suçlu hissetmemesi durumu. Çocuk olmasını çok istediği bir durum karşısında hayır cevabını alır ve üzülür. Üzülmenin yanı sırada kızar. Önce kızgınlığı ön plana çıkarak bir güç denemesi yapar. Ebeveny ya da hayır diyen her kimse kızgınlığını ifade etmesinden dolayı çocuğa kızar. Bu durum çocuğa öfkesini sesli ifade etmemesi gerektiği bilgisini verir. Ama hala istediği olmamıştır. Bu kez farklı bir manevra ile ağlamaya başlar. Karşıdan buna da tepki gelir. Kocaman oldun hala ağlıyosun. Çocuk anlar ki ağlamak da kötüdür. Ama hala istiyordur. Bu sefer içinde kızgınlık ve üzüntü duygularını taşıyarak şirin çocuk takliti yapar. Bir süre bu oyunu oynadığı zaman istediği şey ona ödül olarak verilir. Ve çocuğun buradaki kazandığı bilgi her ne hissedersen hisset şirin çocuğu oyna olur. Ve yıllar sonra şirin çocuğu oynamaktan bir de bakar ki kişi ısmarlam bir hayatla ömrünü geçirmiş gitmiş. Ben kendi adıma şirin çocuğu oynamaktan istifa ettim. Şirin çocuğu oynamam istenen durumlarda istediğim şeyden vazgeçiyorum. Evet istediğim olmuyor belki. Ama karşımdaki kişiye hissettiklerimi açık olarak ifade edebilme yetim güçleniyor. Ve dünya üzerinde bundan daha kıymetli bir şey olduğunu sanmıyorum. Eskiden bazı insanları sevemediğim için kendime kızardım. Şimdi ise bazı insanları sevmeyi bile beceremediğim için kendimi seviyorum  ;)


Konu Başlığı: Ynt: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: illüzyon üzerinde Ağustos 03, 2007, 02:09:47 pm
Yalnı nedense bir çok insan karşındakini dürüst olduğu zaman sevmiyor ya da istemiyor. Neyse olsun. Dürüstlüğe devam....


Konu Başlığı: Ynt: Duygusal Dürüstlük
Gönderen: kırmızılı üzerinde Ağustos 30, 2007, 02:28:44 pm
insanların duygularında dürüst olması çok güzel ama toplum ya da karşınızdaki bunu ne kadar kaldırabilir? o tartışılır.Doğru söylediğinizde eğer karşınızdakinin hoşuna gitmediyse o zaman kesin ters bir tepki alıyorsunuz.Tam tesi olduğunda ise çok durum farklı.Kim olursa olsun eğer duygularınızdan eminseniz,size göre doğru olan bir başkasına göre zaten doğru olmayacaktır.O zaman her zaman doğru bildiğinizi yapmanız dileğiyle,sonuçlarını düşünerek adım atarak tabiiki.