22:43:33

cigdemadd43
Anı Yaşamak
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 41
ZayıfEn iyi 

Sonuç olarak Anı Yaşamak var Anı Yaşamak var... İki kavramı bir birinden ayırmak gerek… "Anı Yaşamak" hem fizyolojik hem psikolojiktir. Her insanın temel ihtiyaçları vardır; açlık, susuzluk, nefes almak, uyku gibi. İnsanlar ancak bu ihtiyaçlar giderildiğinde kendilerini güvende hissetmeye başlayabilirler. Fiziksel ihtiyaçlarımız giderildikten sonra insanlar ile ilişki kurmaya olan ihtiyacımız ön plana çıkar. Ailemiz, arkadaşlarımız ve diğer insanlar tarafından kabul edilmeye, onlardan biri olduğumuzu, grubumuz içinde değerli olduğumuzu hissetmeye ihtiyacımız vardır. Sadece bir grubun parçası olmak yeterli olmaz, aynı zamanda kendimiz olmaya, yeteneklerimizi keşfetmeye, başarılı olmaya, takdir edilmeye, potansiyelimizi tam olarak kullanabilmeye ihtiyaç duyarız. Yani özetle bir insanın mutlu olabilmesi için hem fiziksel, hem psikolojik ihtiyaçlarının giderilmesi gerekir. İnsanlar ihtiyaçlarını gideremeyince mutsuz olurlar ve acı çekerler.

İnsanların ihtiyaçlarını giderememesinin en büyük nedeni bunu nasıl yapacaklarını ailelerinden öğrenememiş olmaları ve sürekli başka insanlara bağımlı kalmalarıdır. O zaman yaşadıkları olumsuz tecrübelerin etkisinden kurtulmakta zorlanırlar. İnsanların kendileri adına ihtiyaçlarını keşfetmelerini ve çözmelerini isterler. Beklentileri gerçekleşmeyince nefret, kıskançlık, aşağılık duygusu, güven eksikliği gibi duygular yaşarlar.

"Anı Yaşamak" kavramı bu noktada ikiye ayrılıyor bence.
1. Geçmişte takılıp kalanlar ve anı bu geçmiş tecrübeler ile yaşayanlar
2. Geçmişten ders alarak ve geleceği planlayarak anı gerçekten yaşayanlar

Kişi geçmişte takılıp kalmış ise ve suçluluk duygusu, pişmanlık, kendine güven eksikliği, utanç, korku, nefret, intikam gibi duygularından kurtulamıyor ise hem bu günü hem geleceği bu duyguların etkisi altında yaşıyor demektir. Örneğin, geçmişte çok sevmiş ama terkedilmiş bir insanın, karşısına çıkacak herkesin onu terkedeceğine inanması ve dolayısıyla asla bir daha insanlara yaklaşmaması gibi. Bu durum kişinin ihtiyaçlarının farkına varmasına ve çözüm üretmesine engel olur. Örneğin insanlar ile ilişki kurma, sevme, sevilme, takdir edilme, başarma gibi ihtiyaçlarını farkedememesi gibi. Kişi ihtiyaçlarını göz ardı edince mutsuzluklar ve acılar yaşar. Fakat bu mutsuzluğun nereden geldiğini bilemediği için kalıcı ve sağlıklı bir çözüm üretemez ve çektiği acıdan bir şekilde kurtulmaya çalışır. Bunun için kısa vadede zevk ve keyif veren her tür yöntem kullanılabilir: Aşırı yemek, aşırı uyumak, madde bağımlılığı, aşırı çalışmak, aşırı seks, şiddet, kumar gibi.

Eğer kişi geçmişi geride bırakabilmiş, gereken dersleri alabilmiş ve anı gerçekten yaşayıp ihtiyaçlarının farkına varabiliyorsa, bu ihtiyaçları giderebilmenin yollarına bakabilir. Örneğin acıkınca beğenilmeme korkusu ve kendine güven eksikliği içinde kendisini bayılma noktasında aç bırakmak yerine, tadını çıkararak yemek yemek gibi. Yada başarısız olmak ve sevilmemek korkusu içinde 18 saat çalışmak yerine yorulduğunda dinlenmesi gerektiğini farketmek gibi. Bazı ihtiyaçlar uzun vadeli olabilir ve kişinin anlık zevklerinden vazgeçmesini gerektirebilir, mesela bir ev almak, bir meslek sahibi olmak, bir yuva kurmak gibi. Bazı ihtiyaçlar ise daha kısa vadeli olabilir, örneğin yalnızlık hisseden bir kişinin arkadaşları ile zaman geçirmeye karar vermesi gibi... Bilinçli ve anı yaşayabilen kişiler ihtiyaçlarına bakarak uzun ve kısa vadeli hedefler belirleyebilirler.

Günümüzde gerek medya, gerek politikacılar bu insanların duydukları derin boşluk hissinden, acılarından, mutsuzluklarından kaçma çabasından çıkar sağlamak, kar elde etmek, para kazanmak ve kullanmak için her yolu denerler ve denemeye devam edeceklerdir. Çünkü mutsuz bir insanın acısını dindirmek için kısa vadeli çözümlere ihtiyacı vardır, o halde bağımlılık yaratabilecek her tür ürün her zaman alıcı bulacaktır.

Sonuç olarak Anı Yaşamak var Anı Yaşamak var... İki kavramı bir birinden ayırmak gerek…

 

Çiğdem Alper, MA
Psikoterapist

İlişki Psikoterapileri Enstitüsü
Valikonağı cad. Saroğlu apt. no:83 D:8 Kat:2 Nişantaşı - İstanbul
0212 233 70 73
0531 576 6756
Geridönüş(0)
Yorumlar (1)add comment
Ani Yaşamak mı Anlık Yaşamak mı
yazar deniz , February 14, 2009

Günümüz insanları sanırım Anı yaşamak ile Anlık yaşama kavramlarını karıştırıyor. Anı yaşayan insanlar pozitif olmayı bilen ve hayatı dolu dolu yaşayan ona sarılan insanlardır. O, hayata öyle sıkı bağlanmışlardır ki, saniyelerin bile hayatlarında bir anlamı vardır.

Anlık yaşayanlara gelincede günümüz dünyasının tüketicileri ve mutlak mutsuzluk simgeleri. Yaşadıkları anı sadece o dakikalar ile bilen ve tükettikten sonra hiç bir gelişim sağlamayan ve katkı da bulunmayanlar.

Sanırım ikisi arasındaki farklar bunlar olsa gerek

hatalı kullanımı bildirin
Skoru düşürün
Skoru yükseltin

Oy sayısı: +11


Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy
 

Yazılara Yapılan Son Yorumlar

Obsesif-Kompulsif Bo...
öncelikle merhabalar Benım cok takın...
Obsesif-Kompulsif Bo...
4yıl once basladı bu hastalık once ba...
Obsesif-Kompulsif Bo...
cok kotu gunler gecırıyorum kolumu kı...
Obsesif-Kompulsif Bo...
Bende OKB hastasıyım. Yaklasık bir y®..
Anoreksiya Nervosa
yardımcı olabileceğimi düşünüyoru...

En Çok Yorum Yapılan Yazılar

En Çok Yorum Yazanlar

  admin
(113 comments)
  sibel_1987
(26 comments)
  tolga22
(19 comments)
  iilhan
(15 comments)
  ayşe
(14 comments)