| Dul Kadınların Ruhsal Yapısı ve Mutluluk Kavramı Üzerine |
|
|
|
| özlem tarafından yazıldı | |||
| Çarşamba, 04 Ocak 2012 18:25 | |||
|
Kocasını kaybetmiş dulkadınların yas tutumlarını incelediğimizde farklı karakterlerde farklı tutum oluşumları gözlemleriz. Bu gruptan kırsalda yaşayankadın bir başına kalınca bunalıma girip,aylarca ağlayıp ,söylenip ağıtlar yakarken,şehirlidulkadın maddi imkanlarının etkisiyle az bir süre yas tutup,fazla depresyona girmeden modern hayatın tüketim ve sosyal çarklarının içinde faal olarak tek başına daha etken ve mutlu bir bireye dönüşüveriyor. Şehirli dulkadın kocasından kalan maaşla harcadıkça,özgürce gezip eğlendikçe kesinlikle daha mutlu! Yasın üzerinden bir müddet geçtikten sonra,dulkadın artık evin yönetimini ele alıyor ve bu yapabilirlik duygusu da ona güç,cesaret ve mutluluk getiriyor.Zamanla kocasının baskısından da kurtulduğu için arkadaşlarıyla daha rahat görüşüyor,geziyor hatta uzak seyahatlere çıkabiliyor,dolayısıyla özgürlüğün tadını keşfediyor.Sonuçta bu özgürlük ve bağımsızlık bir bakıma onun mutluluk tanımını değiştiriyor ve tuhaf bir şekilde farkediyor ki kocasını ne kadar sevse de,çatışmalardan ve tartışmaların verdiği stresten azade,kafasını dinlerken,seçimlerimde ve edimlerinde hürken aslında dul olarak TEK BAŞINA daha mutlu ve huzurlu. Kırsaldaki dulkadın ise malesef eşinden maaş kalmadığı için maddi manevi sıkıntıların etkisiyle,gezip eğlenemiyor,oğullarının yanında dadılık yaparak,onlara bağımlı bir şekilde,gelinlerinin verdiği stresle hayatını idame ettiriyor ve hayatın tadını çıkaramadığı,edimlerinde özgür olamadığı için de bunalımlı,dırdırcı ve mutsuz bir dula dönüşüyor.Aslında zor yaşam şartları ve sosyal töreler onu depresif yapıyor! Özlem Özmen
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 744 Geridönüş(0)
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
|||
| LAST_UPDATED2 |




