| kozmik buluşma 2. bölüm |
|
|
|
| erim cebeci tarafından yazıldı | |||
| Çarşamba, 10 Haziran 2009 20:44 | |||
Meydandaki balıkçıların hepsi aynı kalitede olduğundan en az bahşişle en iyi hizmeti veren garsonun olduğu restoran ilk tercihleri olmuştu. Mezeleri biraz daha bol, çalgıcısı az, sohbet edecek kıvamda sessizliği olan pembe boyalı bir balıkçıydı son aylarda geldikleri.
Otuz ya da kırkbeşte bir kere toplanıp eski günlerden, iş, evlilik, siyaset ve spordan konuşup dertleşirlerdi arkadaşlarıyla. Kimisi yazlıktan, kimisi eski iş yeri arkadaşları bazısı da kursdan tanıdıklarıydı. Ortak özellikleri ise hepsinin sadece onu tanımasıydı. Ama yıllar içinde muhtelif toplantılarda yanyana gelmiş zamanla birbirleriyle kaynaşmış ve hepsi arkadaş olmuşlardı.Bu gece arkası kapıya dönük bir sandalye kalmıştı ona. Biraz canı sıkılmış ama belli etmemişti. Masa duvarın kenarında olunca arkası kapıya dönük olanların görebildiği en iyi şey arkadaşlarının yüzü dışında ağların arasına yerleştirilmiş kuru yengeç kabukları ile deniz yıldızlarından başka birşey olamıyordu. Rezervasyonu Mehmetali yapmıştı ve bu gibi ayrıntıları asla düşünmezdi. Oysa geçen ay yeri O ayırtmış ve ortada olmanın avantajıyla hem kendine hem de arkadaşlarına sağlı sollu masalardaki muhabbetlere ortak olma fırsatı yaratmıştı. Şimdi onunla dalga geçiyor olsalar da kızıl saçlı bombayla tanışabilmiş ama tesadüfi tanışmaların sağlıklı bir arkadaşlığa dönüşmesi için aynı tesadüfün tekrar etmesi gerektiğine inandığından kızın ne telefonunu ne de e-mail adresini istemişti. Aldığı tek şey kızın yediği irmik tatlısının tabağıydı. Giderken garson tabağı fark edince ortalık biraz gerilmiş ama bırakılan bahşiş durumu idare eder hale getirmişti. Erim Cebeci
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 2334 Geridönüş(0)
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
|||
| LAST_UPDATED2 |




Meydandaki balıkçıların hepsi aynı kalitede olduğundan en az bahşişle en iyi hizmeti veren garsonun olduğu restoran ilk tercihleri olmuştu. Mezeleri biraz daha bol, çalgıcısı az, sohbet edecek kıvamda sessizliği olan pembe boyalı bir balıkçıydı son aylarda geldikleri.
Otuz ya da kırkbeşte bir kere toplanıp eski günlerden, iş, evlilik, siyaset ve spordan konuşup dertleşirlerdi arkadaşlarıyla. Kimisi yazlıktan, kimisi eski iş yeri arkadaşları bazısı da kursdan tanıdıklarıydı. Ortak özellikleri ise hepsinin sadece onu tanımasıydı. Ama yıllar içinde muhtelif toplantılarda yanyana gelmiş zamanla birbirleriyle kaynaşmış ve hepsi arkadaş olmuşlardı.