|
|
Elif Şafak’ın “Siyah Süt” romanını okuyanlar bilirler. “İsmini Sevmeyen Kadınlar” bölümünde isimlerden, erkeklerin ve kadınların ismi sahiplenme şekillerinden bahseder ve der ki “ İsimler büyücüdür. Hem de büyülü. İsim var, vezir eder. İsim var, kahreder…”
|
|
|
Ömrümüz boyunca hep bir şeyleri bekliyoruz, farkında mısınız? Sayıları o kadar çok ki… taa doğum sürecimizle başlıyor ve ölene değin devam ediyor.
|
|
Soğuk, nedense hep soğuktur adliye koridorları… En sıcak yaz günlerinde bile o koridorlarda bulunuyorsanız eğer, içiniz bir başka ürperir. O bomboş duvarlar, o upuzun koridorlar boyunca dizilmiş sıra sıra odalar ve her birinin kapısından dışarıya sızarak havada uçuşan sorular, cevaplar... Birbirine derin düşüncelerle, merakla, hatta bazen de önyargıyla değen bakışlar, kamburu çıkmış bedenleri zar zor taşıyan ayaklar, maske iliştirilmiş gibi duran tümü asık suratlar…
|
|
|
Herkes son bir şansı hak eder… Oldukça iddialı bir cümle farkındayım, üstelik yaşadıklarınızı şöyle bir düşününce terazinin size taraf yanının ağır bastığına inandığınız için çoğunuz buna pek katılmıyorsunuz biliyorum.
|
Sevdiklerimiz, arkadaşlarımız olması gerekmiyor acılara, üzüntülere ortak olmak için. Tamamen yabancı, tamamen bir başkası olsa da eğer üzüntüsü varsa; eğer zor bir durumdaysa onunla birlikte üzülmek değilse bile içinde bulunduğu hali anlayıp; sorgulayıcı ve meraklı gözlerle bakmak yerine gönülden iyi dileklerde bulunmak en iyisi değil mi sizce de? Tamamen kalpten gelen minicik bir dua belki de en hayırlısı.
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 21 |